Dostluk Aşkı – Günay Aktürk

Dostluk Aşkı şiirindeki bin perdeli sevdayı, sınıfsal mesafeyi, aşka secdeyi ve yoklukla kararan kâinatı betimleyen çok katmanlı alegorik görsel

Dostluk Aşkı

Dostluk Aşkı, Günay Aktürk’ün dostluk ile aşk arasındaki sınırın silindiği, yokluğun kutsala dönüştüğü derin bir bağlılığı anlattığı uzun soluklu bir şiirdir. Şiir, ayrılık, özlem ve sevdanın metafizik hâlini yoğun imgelerle işler.

Şair: Günay Aktürk
Kategori: Dörtlükler
Albüm: Hasret Hançeri
Video Adı: Kalbim Ateşinde Kaldı Yar

Dostluk Aşkı şiirindeki bin perdeli sevdayı, sınıfsal mesafeyi, aşka secdeyi ve yoklukla kararan kâinatı betimleyen çok katmanlı alegorik görsel

Kalbim Ateşinde Kaldı Yar

Yüreğine çarpan feryat sözlerine ekilir
Gözlerinden akan hüzün dertlerime dökülür
Ayrılığın geçit vermez puslu hasret sisleri
Hayalime çöreklenen özlemlere takılır

Ben dostuma serim verdim dostum benden ırakta
Kaç zamandır haber gelmez her bir hücrem merakta
Bir hayat ki düğüm düğüm boğazıma dolandı
Bir gözüme yaşam dolar diğer gözüm turâbda

Dostluk aşkı bin perdeli kör gözlerden sakınır
Bazı kral koltuğundan bazı çuldan bakınır
Cahil olan kor ateşin zerresiyle tanışsa
Ömür boyu feryat figan dertlerinden yakınır

Ben yanarken kor ateşte sızılıyor közlerim
Yokluğunun sancısını canözümde gizlerim
Camilerden ezan sesi yükselirken beş vakit
Secde eder kabe diye sana dolar gözlerim

Gözlerinin denizine ay düşürmüş yıldızlar
Ah ettikce yanağına sandal çeker damlalar
Gözlerinin sularında ben bir batık gemiyim
Benim kadar derinlere inen mi var bulalar

Sen bir kor ateş, beslenir alem aydınlığından
Pervaneler sende yanar haz alır varlığından
Böylesine karanlığa bürünmezdi kainat
Karanın da kör karası hep senin yokluğundan

Gözlerinin namlusuna mesafeler sürülmüş
Menzil menzil bir maziden boş bakışlar örülmüş
Yola çıksa dertli Mecnun bulacak değil seni
Sana doğru giden yollar Kafdağında görülmüş

 

Günay Aktürk

🎶 Kalbim Ateşinde Kaldı Yar

Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Sizce Aşk Nedir

sizce aşk nedir

Aşık Olan Geda Olur

sizce aşk nedir

Sizce aşk nedir? Bence sadık bir köpeğe benzer o. Aklına geldikçe kovarsın, kovdukça gelir dayanır kapına.

Yaşlılıktan desem değil. Gençliğin gücüne hoyratça saldıran bir bakteri bu aşk. Kutsal olduğu rivayet edilir. Kutsal olan böyle sakat mı bırakırmış hafızayı? Belki de tek marifeti budur, bilemiyorum.

Bazen rüyalarıma kadar sızabiliyor görüntüsü. Evet, onu davet eden benim. Bilincimin güvertesine dadanmış bir korsan ki anılarıma yuvalandığından da haberdarım. Kan ter içinde uyandığım nice geceler var ki sanırım bu yüzden bu evin en çok tavanına aşinayım!

Sizce aşk nedir bilmiyorum ama kendi hesabıma belli ki aklımdan zorum var benim. İnsan, eline diken battığında dudaklarını hemen olay mahalline götürüp emer de, etini kanatan bir çalı dikenini neden daha derinlerde saklama gayretindedir? Yoksa “anlık bir unutma hastalığı” mıdır bu yara? Belki de bu gezegenin en mazoşist yaratıkları bizleriz. Hoş, başka taliplisi yok ya… Acı ile zevkin ruhu ateşli bir sonsuzlukta kasıp kavurduğu bilinmedik bir şey değildir ne de olsa… Bu hoşumuza gidiyor.

Kurtulmaya çalıştıkça daha da diplere batacaksın. Ama bu “gerçek” korkutmasın gözünü. Baksana, insan ya uzaya merak salıyor ya da okyanus diplerine. Ya zirve ya da karanlık derinlikler… Bilmem anlatabildik mi! En kıymetli hazineleri en diplerde arıyoruz. Bu yüzden fazlaca abartmamak gerek.

İnsan en fazla nerede kayboluyorsa en çok da onun rengine bürünüyor. Doğanın bir kanunudur bu. Gelecek yaşamı doğuracak olan şey, ona uyum sağlayabilme yeteneğidir! Sizce aşk nedir bilmiyorum ama bence üreme içgüdüsünün tatlı bir suretidir.

İnsanın insanlığa en fazla yaklaştığı anlar aşkın dışavurum hallerinde mi gösterir kendini? Onu ancak böylesine kudretli bir duygu mu ehlileştirebilir? Bence tek başına biraz zayıf kalır. Ne de olsa bir yanı açlığa dayanıyor. Sağını solunu ille de ille sanatla süslemek lazım. Sanatsız aşk sadece istilacı dişlerini gösterir çünkü.

Konuyu kapatırken aşkın ne olup ne olmadığına odaklanan kitabımız “sanrılar“ı şiddetle tavsiye ederiz.

 

Günay Aktürk

Read more

Yaman Bir Softa – Günay Aktürk

Cehalet, sahte zikir, gizli niyet ve kör softalık üzerinden kıyamet sahnesine dönüşen toplumsal çürümeyi anlatan Bosch tarzı alegorik şiir görseli

Yaman Bir Softa

Yaman Bir Softa, Günay Aktürk’ün cehaleti kutsayan, aklı dışlayan ve inancı zulme dönüştüren zihniyeti sert bir dille eleştirdiği dörtlüklerden oluşur. Şiir, bireysel ahlaktan toplumsal çürümeye uzanan bir hat üzerinden “softalık” kavramını çağın karanlığıyla yüzleştirir.

Şair: Günay Aktürk
Kategori: Dörtlükler
Albüm: Hasret Hançeri (2025)
Not: Albümün ilk türküsü
℗ 2624598 Records DK
Released on: 12.11.2025

Cehalet, sahte zikir, gizli niyet ve kör softalık üzerinden kıyamet sahnesine dönüşen toplumsal çürümeyi anlatan Bosch tarzı alegorik şiir görseli

Karanlığı kara eden bir fikir
Hayvanın vahşeti insan fikrinde
Kadının giydiği huya bağlanmış
Soysuzluk dediğin gözün keminde

Cehaleti meşru kılan bir zikir
İnsanın ahlakı niyet geminde
Aklın yitikliği meye bağlanmış
Sarhoşluk dediğin gönül deminde

Aklı kör eyleyen taştan bir Kâbe
İnsan-ı Kamillik yürek ilminde
Marifet yolları hakka bağlanmış
Hakikat dediğin devrin bilminde

Cihanı yoz eden yaman bir softa
Günay’ım can bedbaht, sabır dizginde
Kıyamet halleri çağa bağlanmış
Şer denen şeytanlık iman zulmünde

Günay Aktürk

Bunları da Okuyabilirsiniz

Read more

Bir Çare Ya Erenler

Aşkın selinde yürüyen bir insan figürü, gonca güle konmuş karga, sisli yolda eren siluetleri ve uzakta Kâbe metaforu ile insanın kıble oluşunu anlatan alegorik sahne

Bir Çare Ya Erenler – Günay Aktürk

Bir Çare Ya Erenler, aşkın çaresizliği ile insanın hakikati arasındaki ince çizgide duran bir dörtlükler bütünüdür. Şiir, gönülden gönüle kurulan yolları, kutsallaştırılan biçimlerin ötesinde insanı merkeze alan bir bakışla ele alır. Erenlere seslenen bu metin, aşkı yara, insanı kıble olarak okur.

Aşkın selinde yürüyen bir insan figürü, gonca güle konmuş karga, sisli yolda eren siluetleri ve uzakta Kâbe metaforu ile insanın kıble oluşunu anlatan alegorik sahne

Kapılmış giderken aşkın seline
Bu aşka bir çare bulun erenler
Karganın konduğu gonca gülüne
Seher vakti selam salın erenler

Bir aşkın yarası tutar mı dikiş
Bakıp da aldanma bahane gülüş
Bir garibe sevgi dolu bir bakış
Gönülden gönüle yoldur erenler

İster vurun beni ister öldürün
Ben gülmedim ister eli güldürün
Bu dünya katından beni indirin
Cihana şevkim yok bilin erenler

Günay’ım bir zaman ah ettim güle
Gülün ahuzarı bana çok bile
Kıble diye çevirdiler Kâbeye
Asıl kıble insan imiş erenler

Günay Aktürk

Bunları da Okuyabilirsiniz

Read more

Kırklar Cemi

Gece vakti köyde cem yapılan eski bir Osmanlı evi önünde semada cem tutan kırk siluet, yukarıdan haber getiren peyik figürü ve zincirlenmiş nefsi temsil eden insanın yer aldığı alegorik sahne

Kırklar Cemi – Günay Aktürk

Kırklar Cemi, insanın nefsle yüzleşmesini, sırra çağrılışını ve içsel arınmayı düş diliyle anlatan dörtlüklerden oluşur. Şiir, cem metaforu üzerinden çokluğu birliğe, kelimeyi sükûta dönüştüren bir yolculuğu işler. Burada yol, dışarıda değil insanın özündedir.

Gece vakti köyde cem yapılan eski bir Osmanlı evi önünde semada cem tutan kırk siluet, yukarıdan haber getiren peyik figürü ve zincirlenmiş nefsi temsil eden insanın yer aldığı alegorik sahne

Dün gece düşümde Peyik göründü
Kırkların cemine gel dedi bana
O an yüreğimden nefret arındı
Dara giden yolun sel dedi bana

Ak gönlünde karalara sur gördüm
Bir beden içinde berrak ser gördüm
Şu kırkların meclisinde sır gördüm
Kırkların kırkı da bir dedi bana

Hayalimle sınırımı zorladım
Çözmeye zihnimde yol bulamadım
Utanarak şu nefsimi horladım
Gayretin çözmeye az dedi bana

Günay’ım dinledim birçok kelime
Sözleriyle kilit vurdu kinime
Bıraktı nefsimle beni kendime
Özünde yolunu bul dedi bana

Günay Aktürk

Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Taptım Sana İlah Gibi

Taptım Sana İlah Gibi

Taptım Sana İlah Gibi

Hasretinle candan bezdim,
Sensiz sokak sokak gezdim,
Hayaline secde kıldım;
Taptım sana ilah gibi.

Eyüp olup yaram sardım,
Mecnun gibi darda kaldım,
Nere baksam orda gördüm;
Taptım sana ilah gibi.

Göz açıp ta seni görüp,
Aşk denilen sırra erip,
Dilsiz iken dile gelip;
Taptım sana ilah gibi.

Günay Aktürk

Taptım Sana İlah Gibi
Read more

Dünya Dedikleri Kahpe Bir Alem

Çile içinde yürüyen bir insanın elinde kor ateşe dönüşmüş gül, etrafında taşlayan kalabalık, cehennemi andıran padişah figürü ve karşı tarafta zemzem pınarıyla ayrılan cennet ve cehennem bahçelerini betimleyen alegorik sahne

Dünya Dedikleri – Günay Aktürk

Dünya Dedikleri, insanı yoran çelişkilerle örülü bir düzeni, aşk, iktidar ve cehalet ekseninde sorgulayan dörtlüklerden oluşur. Şiir; zevk, inanç ve akıl arasındaki yarılmayı, savrulan bir insanın iç sesiyle anlatır. Dünya, bu metinde bir mekân değil, bir sınavdır.

Çile içinde yürüyen bir insanın elinde kor ateşe dönüşmüş gül, etrafında taşlayan kalabalık, cehennemi andıran padişah figürü ve karşı tarafta zemzem pınarıyla ayrılan cennet ve cehennem bahçelerini betimleyen alegorik sahne

Dünya dedikleri kahpe âlemin,
Çilesi yol oldu savurdu beni,
Yar diye sevdiğim gonca gülümün;
Kokusu kor oldu kavurdu beni.

Nice padişahlar seyrine daldı,
Suyu zemzem suyu lokması baldı.
Zevkine kanmayan ne murat aldı?
Bunca çelişkisi bezdirdi beni.

Yol oldu cahilin tuttuğu fikir,
İki bahçe varmış ortada nehir,
Bahçenin birinde çekilen zikir;
Cahilin gözünde kör etti beni.

Günay Aktürk

Bunları da OKuyabilirsiniz

Read more

Deli Derviş

Deli Derviş

Deli Derviş

Ayağımda çarık elimde asa,
Gezerim âlemi günler içinde.
Silinmiş gönlümden dert ile tasa;
Muhabbet eylerim canlar içinde.

Ne faniler gördüm ölüden farksız,
Ne ölüler gördüm diriden farksız,
Ne garipler gördüm ocaksız yurtsuz;
Birde padişahı hanlar içinde.

Yiyecek ekmeğe muhtaç bir kulun,
Kaybetmiş çaresiz sasırmış yolun,
Nicedir aç gezer ayağı yalın;
Dilinde duası kanlar içinde.

Günay’ım devranı seyre dalmışım,
Kendimi âlemden uzak bulmuşum,
Çok can’ı gurbette naçar görmüşüm;
Şaşırmış yolunu dinler içinde.

Günay Aktürk

Deli Derviş
Read more

Ömrüm Kervan Sevdan Yoldu

ömrüm-kervan-sevdan-yoldu

Ömrüm Kervan Sevdan Yoldu

ömrüm-kervan-sevdan-yoldu

Ömrüm kervan sevdan yoldu
Hasretinle del eyledim
Ne bir gece ne bir yıldı
Hayalinle dem eyledim

Gözlerimde yaşlar oldun
Damla damla ömre doldun
Bir görünüp beş kayboldun
Gözlerimi kör eyledim

Sen bir sultan bense köle
Ateşinle döndüm küle
Emret kıyam ben bu cana
Ahireti yol eyledim

Dünya malı sana yardı
Para dedin geldi ardı
Bu saltanat aklın aldı
Gözyaşımı sel eyledim

Günay Aktürk

Read more

Vefasız yar

vefasız-yar

Vefasız Yar

Ömrüm kervan sevdan yoldu
Hasretinle del eyledim
Ne bir gece ne bir yıldı
Hayalinle dem eyledim

Gözlerimde yaşlar oldun
Damla damla ömre doldun
Bir görünüp beş kayboldun
Gözlerimi kör eyledim

Sen bir sultan bense köle
Ateşinle döndüm küle
Emret kıyam ben bu cana
Ahireti yol eyledim

Dünya malı sana yardı
Para dedin geldi ardı
Bu saltanat aklın aldı
Gözyaşımı sel eyledim

Günay Aktürk

vefasız-yar
Read more