Çocuk Gelinler – Cemîl Sıdkî ez-Zehâvî

Zengin bir adamla evlendirilen küçük bir kızın mutsuzluğunu ve zorla evliliğin yarattığı şiddeti anlatan illüstratif sahne

İstismar Değil Tecavüz

Çocuk gelinler Cemîl Sıdkî ez-Zehâvî’nin kadın bedenine yönelik şiddeti ve zorla evliliği sert biçimde ele aldığı çarpıcı şiiridir. Şiirin asıl adı ‘Zengin Adamla Evlendirilen Kızın Dramı‘dır. Günay Aktürk yorumu ile.

Cemîl Sıdkî ez-Zehâvî Ilımlı bir sosyalist şiirdir. Araştırma ve makalelerinde sosyal hayatın sorunlarını, İslâm toplumunun geri kalmışlığını, kadın haklarını, çok evlilik ve boşanma problemlerini, sosyal adaleti, toplumdaki sınıf farklılıklarını, sınıflar arasındaki hak ve ödev dengesizliğini ele almış, bu yazılarını el-Mücmel mimmâ erâ adlı eserinde toplamıştır. Şiirlerinde din felsefesi, tabiat felsefesi, riyâzî ve amelî felsefe bağlamında çeşitli konulara dair fikirlerini açıkladığı için filozof şair olarak da anılmıştır.

Zengin Adamla Evlendirilen Kızın Dramı

Evlenirken nice altmışlık adam gencecik kızla,
Parlamakta başındaki beyazlar ateş gibi.
Gerçekleştirir amacını onunla bir süre.
Kısa olur bazen de bu süre.
Sonrasında ise bakmaz adam sevgi bağına
Bağlı mıdır yoksa kopuk mudur diye.
Evlenir kızcağız bilmeksizin mutsuzluktan,
Kocasının bir yamyam mı
yoksa bir adam mı olduğunu.

Kötüler onu günahsız.
Sonra da tekmeler onu ayakla hakaret ederek.
O ise katlanmakta buna.
Dört kadın bile doyuramaz iştahını altmışlığın.
Kurdun bile açlığını bir kuzu giderirken
Evlendirdiler kızcağızı istemediği halde
Gözü doymaz yaşlı büyük zengin adamla.

Zengin bir adamla evlendirilen küçük bir kızın mutsuzluğunu ve zorla evliliğin yarattığı şiddeti anlatan illüstratif sahne

Oysa bundan başka karıları da evde onun.
Üç tane. İhtiyarsa arzulamakta dört olmasını.
Yatmakta kızcağız kucağında.
Oysa adamı babası sanırsın.

Söyle bakalım ne yapsın kızcağız?
Böylece ya mutsuzluğa katlanacak
ya da ölecek kederden.
Kaldı ki üzüntü halinde,
ölmesi daha yararlıdır kişinin.
Çıkacak ümitsizlik,
sefalet ve üzüntü bu evde karşısına.
ve gelecek başına bütün musibetler.

Cemîl Sıdkî ez-Zehâvî

Gitmeden Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Özdemir Asaf Şiirleri – Kısa Şiirler ve Sözler

Özdemir Asaf sözlerinden esinlenilmiş, aşk, ayrılık, mutluluk, ölüm ve zaman temalı sekiz katmanlı alegorik kompozisyon

Özdemir Asaf’ın Şiir Dünyası

Özdemir Asaf şiirleri; aşkı, yalnızlığı ve suskunluğu büyük cümlelerle değil, keskin bir sadelikle anlatır. Okurla arasına mesafe koymayan bu dizeler, her okunuşta yeni bir anlam katmanı açar. Bu seçkide yer alan şiirler ve sözler, dinlemekten çok hissetmek isteyenler için hazırlandı.

Özdemir Asaf Sözleri

  • Neyine bağlandın bu kadar? Bana bakmayan gözlerine mi, yoksa benim olmayan kalbine mi?
  • İnsanlar, insanların içerisinde insana hasret yaşarlar.
  • Bekle beni dedi gitti. Ben beklemedim o da gelmedi. Ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi.
  • Yalnızlık yaşamda bir an, hep yeniden başlayan.
  • Kendine gel, seni orada bekliyorum.
  • Bir gün benden şikayet ettiğin ne varsa özleyeceksin.
  • Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.
Özdemir Asaf şiirlerinden alıntılarla oluşturulmuş, aşk, ayrılık, yokluk ve suskunluk temalı alegorik Bosch tarzı kompozisyon
  • Çok ayrılık içtim ben, kalbim güzel hani. Seni sensiz de sevebiliyorum.
  • İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince de Şair olurmuş.
  • Yaşamak değil beni bu telaş öldürecek.
  • Gerçek değer gelmesi boşluk dolduran değil, gitmesi boşluk yaratandır.
  • İki seçeneğin var. Ya ya kal, ya gitme!
  • Söylenmiyor çok şey susmadan…
  • Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim.

Yalnızlık Paylaşılmaz...

  • Madem yalandı her şey bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın Ben de sevdim olsaydı.
  • Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.
  • Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.
  • Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.
  • Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda birbirine sarılarak uyuyordur.
  • Gelmen bir iyiliktir diyecektim, kapıyı hep başkaları açtı.
  • Sana gitme demeyeceğim ama gitme lavinia.
  • Bir kelimeye bir anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.
Özdemir Asaf sözlerinden esinlenilmiş, aşk, ayrılık, mutluluk, ölüm ve zaman temalı sekiz katmanlı alegorik kompozisyon
  • Sen bana bakma Ben senin baktığın yerde olurum.
  • Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?
  • Oysa ne çok ağladım ben bir damla yaş dökmeden. Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak, daha mutsuz olmamak için.
  • Sen gibi bir şimşek çakıyor, tam kalbime düşüyor yıldırımı: Ben gidiyorum.
  • Ben ölseydim O belki ağlardı ama o ağlasaydı ben ölürdüm.
  • Aşk iki kişinin sokak kavgasına benzer çünkü ayıran hep bir yabancıdır.
  • Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza, taş kalpleri taç yaptık diye başımıza?
  • “Benimle ömür geçer mi?” dedim, “Seninle geçir ömür yeter mi?” dedi. İşte buna bir ömür yetti.

Herkes fazlasıyla sevmiş...

  • Ne cenneti merak ediyorum ne cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de.
  • Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu birinciliği beyaza verdiler.
  • Dost gerçekleri, düşman işine geleni, deli ağzına geleni, aşık içinden geçeni söylermiş.
  • Herkes fazlasıyla sevmiş. Ben eksiklikleriyle de sevdim oysa.
  • Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben. Bir yere gidiyorum delicesine, aklımda sen.
  • Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.
  • Bunca yıl yaşadım elime ne geçtiyse yitirdim. Biraz daha yaşayacağım. Yalnız bir şey biriktirdim; bir bakış, bir görüş, bir duyu, bir düşünce… Belki aç kalacağım, suçlanacağım ölünce. Biraz yazdım hep yazacağım.
  • Tek kişilik miydi bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.
Özdemir Asaf Kimdir sorusunu aşk, insan, toplum ve yalnızlık temalarıyla anlatan sekiz katmanlı alegorik görsel
  • Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.
  • Ağlamak, unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan, Sevin ağlıyorsan, gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum, ağlıyorum diye. Sana birşey yapamam, ağlayamıyorsan…
  • Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep, hep yeniden başlamak isterim.
  • Ağzında yalan varken konuşma.

Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Akılla Bir Konuşmam Oldu – Ömer Hayyam

Akılla Bir Konuşmam Oldu - Ömer Hayyam

Bir Ömer Hayyam Şiiri

Şiir : Akılla Bir Konuşmam Oldu
Şair : Ömer Hayyam
Yorum : Günay Aktürk

Dünya Edebiyatı serisinin 71. videosu. Bu kez İran Edebiyatı ve matematikçi, astronom, tarihçi, filozof ve şair olan Ömer Hayyam | Akılla Bir Konuşmam Oldu Dün Gece adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Akılla Bir Konuşmam Oldu Dün Gece

Akılla bir konuşmam oldu dün gece.
“Sana soracaklarım var.” dedim.
Sen ki her bilginin temelisin.
Bana yol göstermelisin.
Yaşamaktan bezdim ne yapsam.
“Birkaç yıl daha katlan.” dedi.
Nedir, dedim bu yaşamak?
“Bir düş.” dedi “Birkaç görüntü.”
“Evi barkı olmak nedir?” dedim:
“Biraz keyfetmek için yıllar yılı dert çekmek.” dedi.
“Bu zorbalar ne biçim adamlar?” dedim:
“Kurt, köpek, çakal, makal!” dedi.
“Ne dersin bu adamlara?” dedim:
“Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar!” dedi.
“Benim bu deli gönlüm! dedim, ne zaman akıllanacak?”
“Biraz daha kulağı burkulunca.” dedi.
Hayyam‘ın bu sözlerine ne dersin?” dedim:
“Dizmiş alt alta sözleri hoşbeş etmiş derim.” dedi.

Ömer Hayyam

Read more

Bayramlar Bayram Ola – Abdurrahim Karakoç

Bayramlar Bayram Ola - Abdurrahim Karakoç (Günay Aktürk)

Bayram Şiiri - Abdurrahim Karakoç

Şiir : Bayramlar Bayram Ola
Şair : Abdurrahim Karakoç
Yorum : Günay Aktürk

Bir bayram sabahından herkese merhabalar. Bugüne özel şiirimiz Abdurrahim Karakoç ve “Bayramlar Bayram Ola” adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Bayramlar Bayram Ola - Sözleri

Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine

Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı
Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı

Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi, dili tutuldu
Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu

Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı
Adam “he ya” dedi, gözü kapalı

Düşündü kış yakın, evde odun yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok

Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını
Adam “evet” dedi, sıktı dişini

Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara

Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı
Adam “öyle” dedi, bağrında sızı

Döndürse yönünü herhangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Aylar, yıllar, günler erirken yasta

Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı
Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı

 

Abdurrahim Karakoç

Günay Aktürk Kitapları

Günay Aktürk - Sanrılar Romanı
umudun çocuğu - günay aktürk
Günay Aktürk - insan insanın geleceğidir
Read more

Paulo Coelho Simyacı KİTAPTAN ALINTILAR

kitaptan alıntılar - Paulo Coelho - Simyacı

Kitaptan Alıntılar

Sesli Kitap : Simyacı
Yazar: Paulo Coelho
Yorum : Günay Aktürk

Dünya Edebiyatı serisinin 65. videosu. Bu defa Brezilyalı roman ve söz yazarı. Paulo Coelho ve Simyacı kitabından alıntılar. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Simyacı - Seçme Alıntılar

  • “Kötülük” dedi Simyacı, “insanın ağzından giren şeyde değildir. Kötülük oradan çıkandadır.”
  • İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.
  • – Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?
    – Çünkü onu susturmayı başaramazsın.
  • Hissedilen her şeye cümle kurulamıyor. Yüreğin neredeyse hazinen de oradadır.
  • Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum. Çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.
  • Değeri bilinmeyen her lütuf felakete dönüşüyor. Artık hayattan hiçbir şey beklemiyorum.
  • Her şeyi basitleştirmek gibi bir saplantımız var. Basit şeyler en olağanüstü şeylerdir ve yalnızca bilginler anlayabilirler bunları.
  • İster hayatımız, ister ekin tarlalarımız olsun, sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız.
  • Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası olarak sayarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.
  • Arkanda bıraktığın şeyleri düşünme! Çünkü ben ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir.
  • Ben de herkes gibiyim. Dünya gerçeklerine oldukları gibi değil de olmalarını istediğim gibi bakıyorum.
  • Yakında adımı unutacak…

 

SİMYACI – Paulo Coelho

Read more

Abdurrahim Karakoç – Anadolu Sevgisi (Şiir Dinle)

abdurrahim karakoç

Anadolu Şiiri

Şair : Abdurrahim Karakoç
Şiir : Anadolu Sevgisi
Yorum : Günay Aktürk

En güzel şiirler serisine bir yenisi daha. Bu kez Abdurrahim Karakoç ve Anadolu Sevgisi adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Anadolu Sevgisi - Sözleri

Sen bizim dağları bilmezsin gülüm,
Hele boz dumanlar çekilsin de gör.
Her haftası bayram, her günü düğün,
Hele yaylalara çıkılsın da gör.

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;
Kağnılar yollarda, yoncalar dizde…
Saydıklarım damla değil denizde,
Hele bir ekinler ekilsin de gör.

Görmedin sen bizim mavi suları,
Karlar eriyince kırar yuları…
Köpük olur beyaz, sel olur sarı;
Hele taştan taşa dökülsün de gör.

Sen bizim köyleri görmedin ki hiç,
Yolları toz, çamur, evleri kerpiç.
O kirli kabukta, o en temiz iç;
Hele bir yakından bakılsın da gör.

Anlamaz, bilmezsin sen bizim halkı,
Sevgiyi bulasın, yakına gel ki…
Kalıplar gerçeği göstermez belki
Gönül perdeleri sökülsün de gör.

Abdurrahim Karakoç

Günay Aktürk Kitapları

umudun çocuğu - günay aktürk
Günay Aktürk - Sanrılar Romanı
Günay Aktürk - insan insanın geleceğidir
Read more

İncitme Şiiri – Abdurrahim Karakoç

İncitme Şiiri’ni simgeleyen, kırmamaya ve incitmemeye dair hüzünlü ve sade bir sahne

İncitme Abdurrahim Karakoç | Günay Aktürk Yorumuyla

İncitme Şiiri Abdurrahim Karakoç’un en bilinen şiirlerinden biridir. Bu sayfada Abdurrahim Karakoç’un “İncitme” adlı şiirinin tam metni yer almakta; şiir, Günay Aktürk tarafından yorumlanarak seslendirilmiştir.

İncitme Şiiri – Abdurrahim Karakoç (Metin)

Gölgesinde otur ama
Yaprak senden incinmesin.
Temizlen de gir mezara
Toprak senden incinmesin.

Yollar uzun, yollar ince.
Yol kısalır aşk gelince.
Yat kurban ol İsmailce
Bıçak senden incinmesin.

Burdayım de ararlarsa.
Doğru söyle sorarlarsa.
Tabutuna sararlarsa,
Bayrak senden incinmesin.

İncitme Şiiri’ni simgeleyen, kırmamaya ve incitmemeye dair hüzünlü ve sade bir sahne

İl göçsün göçtüğün vakit.
Yol yansın geçtiğin vakit.
Suyundan içtiğin vakit,
Kaynak senden incinmesin.

Toz konmasın sakın sana.
Hakkı geçer halkın sana.
Gücenmesin yakın sana,
Uzak senden incinmesin.

(Yasaklı Rüyalar)

Abdurrahim Karakoç

Read more

Babam Derdi Ki – Füruğ Ferruhzad

Babam Derdi Ki şiirini alegorik biçimde resmeden Bosch tarzı sahnede, kadın ve erkek figürleri toplumsal beklentiler ve sansürlenmiş aşk metaforlarıyla gösteriliyor.

Babam Derdi Ki Şiiri Üzerine Kısa Bir Okuma

Babam Derdi Ki kadına, erkeğe ve aşka dair kuşaktan kuşağa aktarılan kalıpların nasıl birer içsel sansüre dönüştüğünü gösteren çarpıcı bir şiirdir. Bu şiirde kadın bedeni ve erkek imgesi, bireysel arzudan çok, öğretilmiş beklentilerin nesnesi hâline gelir. “Babam derdi ki” ifadesi, yalnızca bir ebeveyni değil; geleneği, toplumun buyurgan sesini ve sorgulanmadan aktarılan yargıları temsil eder.

Babam Derdi Ki şiirini alegorik biçimde resmeden Bosch tarzı sahnede, kadın ve erkek figürleri toplumsal beklentiler ve sansürlenmiş aşk metaforlarıyla gösteriliyor.

Babam Derdi Ki - Sözleri

Babam: “Kadın uzun saçlı, iri gözlü olmalı!” derdi.
Ama annemin ne uzun saçları vardı
ne de iri gözleri.

Annem erkeğin güzel olmaması
gerektiğine inanırdı.
Ona göre güzellik erkeklere yakışmazmış.
Erkeğin ellerinin kaba,
yanaklarının ise kavruk olması gerekirmiş.

Ama babam hem güzeldi hem de çekici.
Ne elleri kabaydı
ne de kavruk yanakları vardı.
Onlar yan yana mutlu değillerdi.

Zira kafalarındaki
karşı cinse ait düşünceleri
yaşamlarındaki karşı cinsle
tam bir çelişki içindeydi.

Onlar asla kadın aşık olmalı
ve erkek bu aşka değer olmalı demediler…
onlar aşkı -bu gereği-
yaşamlarında sansür ettiler.

Ve ben yıllarca hurafeler içinde savaşarak
anladım ki aşksız ne uzun saçlarım güzeldir
ne de iri gözlerim…

Ne de kaba elleri
ve kavruk yanakları ile bir erkek
benim mutluluğumu garanti edecek!

Füruğ Ferruhzad

Bunlara da Bakabilirsiniz

Günay Aktürk Kitapları

Günay Aktürk - Sanrılar Romanı
Günay Aktürk - insan insanın geleceğidir
umudun çocuğu - günay aktürk
Read more

Anneme Mektup – Sergey Yesenin

anneme mektup - sergey yesenin

Anneler Gününe Özel Şiir

Şiir : Anneme Mektup (Anneler Günü Özel Şiir)
Şair : Sergey Yesenin
Yorum : Günay Aktürk

Dünya Edebiyatı serisinin 56. videosu. Bu defa Rus Edebiyatından şair Sergey Yesenin ve “Anneme Mektup” adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Anneme Mektup - Sözleri

Sağ mısın henüz ihtiyarcığım?
Ben de sağım. Selam, selam!
Döksün çatısından yuvacığının
O betimsiz aydınlığını akşam.

Duyuyorum özenip tasanı gizlemeye,
Kederleniyormuşsun benim güç yazgıma,
Sık sık çıkıyormuşsun yolumu gözlemeye
Bürünüp eski moda harap urbana.

Ve akşamın mavi karanlığında sana
Sık sık görünüyormuş bir acıklı düş:
Meyhane kavgasında birisi güya
Fin işi bıçağını yüreğime gömmüş.

Değil anacığım! Dinsin gözünde yaş.
Başka şey değil bu, acı bir karabasan.
Olmadım daha öyle sefil bir ayyaş,
Hiç ölür müyüm sana kavuşmadan.

Eskisi gibiyim yine, öyle sevecen ve sıcak
Ve yalnızca bir düşte yanıyor yüreğim,
İçimde başkaldıran özlemle çabucak
Alçacık evimize döneceğim.

Döneceğim, baharın ak bahçemizde
Salınınca dallar dört bir yandan.
Ancak sen uyandırma beni sekiz yıl önce
Uykumu böldüğün gibi gün ağarmadan.

Uyandırma o düşler içinde gideni,
Dalgalandırma o gerçekleşmeyeni,
Çok erken bir bitkinliği ve yitimi
Çekmek beklermiş yaşamda beni.

Dua etmeyi de öğretme bana. Eksik olsun!
Eskiye dönüş hiç yok artık.
Sensin tek dayanağım ve avuntum,
Tek sensin bana betimsiz aydınlık.

Unut, son ver artık tasanı gizlemeye,
Kederlenme benim güç yazgıma.
Öyle sık çıkma yolumu gözlemeye,
Bürünüp eski moda harap urbana.

 

Sergey Yesenin

Read more

Göğe Bakalım – Turgut Uyar Şiirleri

göğe bakalım - turgut uyar

Göğe Bakma Durağı

Şiir : Göğe Bakma Durağı
Şair : Turgut Uyar
Yorum : Günay Aktürk

En güzel şiirler serisinde yeni bir video daha. Bu defa Turgut Uyar ve Göğe Bakma Durağı adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Göğe Bakalım - Sözleri

İkimiz birden sevinebiliriz, göğe bakalım.
Şu kaçamak ışıklardan, şu şeker kamışlarından,
Bebe dişlerinden, güneşlerden, yaban otlarından…
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar.
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut.
Bu evleri atla, bu evleri de, bunları da…
Göğe bakalım.

Falanca durağa şimdi geliriz, göğe bakalım.
İnecek var deriz otobüs durur, ineriz.
Bu karanlık böyle iyi, afferin Tanrıya!
Herkes uyusun iyi oluyor, hoşlanıyorum.
Hırsızlar, polisler, açlar toklar uyusun.
Herkes uyusun. Bir seni uyutmam, bir de ben uyumam.
Herkes yokken biz oluruz, biz uyumayalım.
Nasıl olsa sarhoşuz, nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda.
Beni bırak, göğe bakalım…

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum, göğe bakalım.
Tuttukça güçleniyorum, kalabalık oluyorum.
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi, ağaçlar gibi.
Sularım ısınsın diye bakıyorum, ısınıyor.
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim.
Sayısız penceren vardı, bir bir kapattım.
Bana dönesin diye bir bir kapattım.
Şimdi otobüs gelir biner gideriz.
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen. Başka türlüsü güç.
Bir ellerin, bir ellerim yeter. Belliyelim yetsin.
Seni aldım bana ayırdım. Durma, kendini hatırlat.
Durma, göğe bakalım.

Turgut Uyar

Read more