Bir Gece Yatıp Kalktık – Bekir Coşkun

bir gece yatıp kalktık - Bekir Coşkun

Bekir Coşkun Yazıları

Bir Gece Yatıp Kalktık Cumhuriyet Yok
Yazar & Gazeteci : Bekir Coşkun
Yorum : Günay Aktürk

Sesli Makale serisinde yeni bir video daha. Bu defa Bekir Coşkun ve Bir Gece Yatıp Kalktık adlı makalesi. Dinle ve dinlettir.

Bekir Coşkun Kimdir

1945 yılında Şanlıurfa’da, memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Şanlıurfa’da tamamladı.

Yükseköğrenimini ise Ankara’da Başkent Gazetecilik Özel Yüksekokulu’nda tamamladı. Daha sonra 1974’te foto muhabiri olarak işe başladı. Polis muhabirliği ve parlamento muhabirliği yaptı. 1978’de Günaydın gazetesine geçti. Köşesinin adı Dokuzuncu Köy’dü. 1987’de Sabah gazetesinde Onuncu Köy başlıklı köşesini yazmaya başladı. 1993’te Hürriyet gazetesinde geçti. Şu ana kadar yayımlanmış 4 adet kitabı bulunmaktadır: “Dövlet”, “Avukatımı İstiyorum”, “Pako’ya Mektuplar” ve “Ben Pako”. Köpeği Pako’nun adıyla kaleme aldığı yazılar yayımlanmıştır. TRT’de yayınlanan “Pako’ya Mektuplar” adlı dizi başta BBC olmak üzere altı AB ülkesi televizyonu tarafından satın alınmıştır. Hayvansever kişiliğiyle de bilinen yazar; keman çalabilmektedir, bir doğa ve deniz tutkunudur. Yaz ayları Ayvalık’ın Cunda Adası’nda ikâmet etmekteydi. Bekir Coşkun, 9 Eylül 2009 tarihinde Hürriyet gazetesinden ayrılmıştır. Bekir Coşkun, 25 Eylül 2009 tarihinde Habertürk gazetesinde köşe yazarlığına başlamıştır.[2] Ancak referandumda AK Parti hükûmetine karşı yazdığı yazılardan dolayı baskı gördüğünü iddia eden Coşkun’un işine 20 Eylül 2010’da son verilmiştir.[3] Bekir Coşkun, 3 Kasım 2010 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde Onuncu Köy köşesinde yazmaktaydı. Bu gazetede yazmaya devam etmekteyken ayrılmış olup 14 Mart 2013 tarihinde Sözcü gazetesi kadrosuna katılmıştır.

Bekir Coşkun Neden Öldü

bekir Coşkun Neden Öldü

2017 yılının Ekim ayında akciğer kanseri tedavisi nedeniyle yazılarına ara veren Bekir Coşkun, o tarihten bu yana sağlığı el verdiği sürece Sözcü gazetesindeki köşesinden okurlarıyla buluşmayı sürdürdü.

Son yıllarında akciğer kanseri tedavisi gören Bekir Coşkun 18 Ekim 2020’de Ankara Şehir Hastanesi’nde akciğer kanserine bağlı solunum durması nedeniyle yaşamını yitirdi. Memleketi olan Şanlıurfa’nın Tülmen köyünde defnedildi.

Bir Gece Yatıp Kalktık - Bekir Coşkun

Bir gece yatıp kalktık Türk Ordusu yok
Darbe yapacaklardı ama
silahları tarlada gömdükleri yeri de unuttular demek…
Darbe olacak mıydı, olmayacak mıydı derken, ordu artık yoktu.

*
Bir gece yatıp kalktık yargı yok
Yargıyı bölüşmüşler; yarısı hocaya, yarısı imama…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Cumhuriyetçi aydınlar yok…
Hücrelerdeler…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Medya yok…
Yarısını almışlar parayı bastırıp,
kalan yarısının da gırtlağına bastırıp…
*
Bir gece yatıp kalktık ben yokum…
Muhterem karıma “Ben yok muydum şu köşede yahu?” dedim…
“Yoksun, kovuldun” dedi…
Ağladı…

bir gece yatıp kalktık - Bekir Coşkun

Bir gece yatıp kalktık…
Laiklik yok…
Devlet tekbirle açılıyor…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Türk” yok
*
Bir gece yatıp kalktık…
Bayrak yok…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Yarısı gitmiş…
“Türkiye” de yok…

Bir gece yatıp kalktık, marşlar yok,
andımız yok, bayramlar yok…
Bir gece yatıp kalktık, bu 4+4+4’tür dediler…
Çocuklar yok…
*
Bir gece yatıp kalktık…
Cumhuriyet yok…
*
Ve bir gece yatıp kalktık ki..
Biz yokuz…
*
Yatma o zaman…
Kaldır başını artık…
Bir böcek gibi ezilip, bir dal gibi kırılıp, bir sürü gibi güdülüp,
bir toz gibi üfürülüp, bir ot gibi sökülüp, bir kuş gibi vurulacağına…
Yatma…

Bekir Coşkun – Sözcü

 

Kaynak: Sözcü Gazetesi

Read more

Deprem Şiiri – Tevfik Fikret | En Güzel Şiirler

Deprem Şiiri (Verin Zavallılara) – Tevfik Fikret’in Balıkesir depremi üzerine yazdığı şiiri

Tevfik Fikret’in Deprem Şiiri Üzerine

Deprem Şiiri (Verin Zavallılara), Tevfik Fikret tarafından 1898 yılının Şubat ayında Balıkesir’de meydana gelen ve o güne kadar görülmemiş büyüklükteki yıkıcı deprem üzerine kaleme alınmıştır. Bu felaket, Balıkesir’i hem maddi hem de manevi açıdan derinden sarsmış; ancak dönemin basınında ve kültür hayatında, büyüklüğüyle orantılı bir karşılık bulamamıştır.

İstanbul basını konuya tamamen sessiz kalmasa da, yaşanan acının yeterince görünür olmadığı bir ortamda Tevfik Fikret bu şiiri yazarak yayımlar. Deprem Şiiri, kamuoyunun dikkatini Balıkesir’e çeviren güçlü bir vicdan çağrısı hâline gelir. Fikret’in bu duyarlılığı sayesinde Balıkesirli depremzedelerin yaraları kısa sürede sarılır; şiir, edebiyatın toplumsal sorumluluk üstlendiği nadir örneklerden biri olarak tarihe geçer.

Tevfik Fikret - Deprem Şiiri Sözleri

verin zavallılara - Tevfik Fikret

Depremde yıkılmış bir köy!
Şu yanda bir çatının çürük direkleri fırlamış yerinden.
ötede çamur yığıntısına benzeyen bir zemin katının
Yıkık temelleri gözüküyor.
Uzakta bir ev yere doğru eğilmiş, hemen yıkılıp gidecek.
Önünde bir kadın…
Of artık istemem görmek!
Bu levha yüreğimin çarpması içinse yeter.

 

Tevfik Fikret

Read more

Bizi Taş Yapıp Susturdular (Aziz Nesin)

aziz nesin - anıt şiiri

Aziz Nesin Anıt Şiiri

Şiir : Anıt Şiiri
Şair : Aziz Nesin
Yorum : Günay Aktürk

“Karşı gelme büyüklerine taş kesilirsin.
Bak nasıl yığdılar üstümüze taşı betonu…”

Karşı Gelme Büyüklerine

Karşı gelme büyüklerine taş kesilirsin.
Bak nasıl yığdılar üstümüze taşı betonu.
Seni bana öldürttüler beni de sana.
Bizi bize kırdırtıp, hepimizin adına…
Adımız ki bilinmeyen asker.
O çok iyi bilinenler
Üstümüze bu anıtı diktiler.
Sakın sormayın yarattığımız tarihi bize.
Altından kalkıp da veremeyelim diye yanıt
Üstümüze dikilmiş bu görkemli anıt!
Bizi taş yapıp susturdular.
Ölümsüz olduk sonunda…

Aziz Nesin

Read more

İnsandır Kurban – Günay Aktürk (Şiir Dinle)

Günay Aktürk - İnsandır Kurban

Ulak Sesleri Kitap Taslağının Gözdelerinden : )

İnsandır Kurban
Şair : Günay Aktürk

En güzel şiirler serisine bir yenisi daha. Bu kez bendeniz Günay Aktürk ve İnsandır Kurban adlı şiirim. Dinle ve dinlettir.

İnsandır Kurban - Sözleri

İnsandır kurban.
Neler gelmez ki başına.
Saklar kötülüğünü kapalı kapılar.
Ve yankısı kısıktır dört duvar arasında
Binlerce duygunun.
Belki her günü tacizdir,
Belki her günü tecavüz.
Her başın bahtı aynı değildir.
Kiminde dokunaklı bir dolunay
Kiminde kara ve çamurlu yağmurlar…
Kiminde dizi dizi lağım çukuru,
Kiminde gümüşten kaldırım taşı.

Can taşıyan öder bedelini yaşamın.
Beşik de büyütür onu musalla da.
Ninni de uyutur onu karabasan da.
Erdemin sureti pusludur çünkü.
Bilginin yurdu kemiksiz bir dildir.
Hangi kaba girse o şekli alır.

İnsandır kurban.
Hastalıklı bir ten konağında
Yudum yudum tadar gücün zehrini.
Ve öper sancağını şanın şöhretin.
Tahsili yüksek bir iblis talebesi!
Cehaletten muzdarip, yobazlıkta ileri…
Söküp atamadığı tek melamet
Israrlı bir ahlak yetmezliği…

Kötüleri kusan bu bereketli rahim
İyileri de taşımakta karnında.

En çok da onlar için bu çaba:
Aklın doğurduğu bunca barikat;
Din diyanet, bilim ve sanat…
Hatta eli kanlı büyük adamlar!
Yani çişini tutan dünyanın bütün heykelleri,
Kendilerince iyi bir dünya düşlediler.

 

Ah, cehalet bulaşınca bir cana,
Zahir ile batın birbirine dolaşır.
Şeytanlar cübbe giyer, hak batıla karışır.
Zehir zıkkım olunca hakikatin çorbası,
Akıl çıplak kalır, giyer ölüm urbası.

Ama insandır kurban!
Unutulur kara kitap, bağışlanır kör kadı.
Gebe kalır bir kadın.
Bir ölünün kırkında diş çıkartır çocuklar.
Torun yüzü görür
Daha dün atasını kaybeden çocuk.
Ve sürür ayaklarını yeni nesil
Eski çağın bozuk yolunda.
Budur şimdilik insanlığın yazgısı.
Damla gelir sel gider bu dünyadan.
İhtiras da yaşlanır kendi damında.
İnsandır…
Velev ki insan olan kurbandır;
Ama gün olur devran döner
Ve gamzeye tebessüm düşer…

Günay Aktürk

Read more

Özdemir Asaf Şiirleri – Kısa Şiirler ve Sözler

Özdemir Asaf sözlerinden esinlenilmiş, aşk, ayrılık, mutluluk, ölüm ve zaman temalı sekiz katmanlı alegorik kompozisyon

Özdemir Asaf’ın Şiir Dünyası

Özdemir Asaf şiirleri; aşkı, yalnızlığı ve suskunluğu büyük cümlelerle değil, keskin bir sadelikle anlatır. Okurla arasına mesafe koymayan bu dizeler, her okunuşta yeni bir anlam katmanı açar. Bu seçkide yer alan şiirler ve sözler, dinlemekten çok hissetmek isteyenler için hazırlandı.

Özdemir Asaf Sözleri

  • Neyine bağlandın bu kadar? Bana bakmayan gözlerine mi, yoksa benim olmayan kalbine mi?
  • İnsanlar, insanların içerisinde insana hasret yaşarlar.
  • Bekle beni dedi gitti. Ben beklemedim o da gelmedi. Ölüm gibi bir şeydi ama kimse ölmedi.
  • Yalnızlık yaşamda bir an, hep yeniden başlayan.
  • Kendine gel, seni orada bekliyorum.
  • Bir gün benden şikayet ettiğin ne varsa özleyeceksin.
  • Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne ilginç olurdu diye düşünürdüm. Meğer yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.
Özdemir Asaf şiirlerinden alıntılarla oluşturulmuş, aşk, ayrılık, yokluk ve suskunluk temalı alegorik Bosch tarzı kompozisyon
  • Çok ayrılık içtim ben, kalbim güzel hani. Seni sensiz de sevebiliyorum.
  • İnsan parasını kaybedince fakir, özgürlüğünü kaybedince esir, aşkını kaybedince de Şair olurmuş.
  • Yaşamak değil beni bu telaş öldürecek.
  • Gerçek değer gelmesi boşluk dolduran değil, gitmesi boşluk yaratandır.
  • İki seçeneğin var. Ya ya kal, ya gitme!
  • Söylenmiyor çok şey susmadan…
  • Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim.

Yalnızlık Paylaşılmaz...

  • Madem yalandı her şey bıraksaydın öyle kalsaydı. Bana son yalanın Ben de sevdim olsaydı.
  • Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılsa yalnızlık olmaz.
  • Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.
  • Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.
  • Kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda birbirine sarılarak uyuyordur.
  • Gelmen bir iyiliktir diyecektim, kapıyı hep başkaları açtı.
  • Sana gitme demeyeceğim ama gitme lavinia.
  • Bir kelimeye bir anlam yüklediğim zaman sana sesleneceğim.
Özdemir Asaf sözlerinden esinlenilmiş, aşk, ayrılık, mutluluk, ölüm ve zaman temalı sekiz katmanlı alegorik kompozisyon
  • Sen bana bakma Ben senin baktığın yerde olurum.
  • Bakarken kıyamamak mı, yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk?
  • Oysa ne çok ağladım ben bir damla yaş dökmeden. Artık benim mutluluk denen bir kavramım olmayacak, daha mutsuz olmamak için.
  • Sen gibi bir şimşek çakıyor, tam kalbime düşüyor yıldırımı: Ben gidiyorum.
  • Ben ölseydim O belki ağlardı ama o ağlasaydı ben ölürdüm.
  • Aşk iki kişinin sokak kavgasına benzer çünkü ayıran hep bir yabancıdır.
  • Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza, taş kalpleri taç yaptık diye başımıza?
  • “Benimle ömür geçer mi?” dedim, “Seninle geçir ömür yeter mi?” dedi. İşte buna bir ömür yetti.

Herkes fazlasıyla sevmiş...

  • Ne cenneti merak ediyorum ne cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de.
  • Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu birinciliği beyaza verdiler.
  • Dost gerçekleri, düşman işine geleni, deli ağzına geleni, aşık içinden geçeni söylermiş.
  • Herkes fazlasıyla sevmiş. Ben eksiklikleriyle de sevdim oysa.
  • Uykunun içinde bir rüya, rüyamda bir gece, gecede ben. Bir yere gidiyorum delicesine, aklımda sen.
  • Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Bu yılan doğadaki yılandır toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.
  • Bunca yıl yaşadım elime ne geçtiyse yitirdim. Biraz daha yaşayacağım. Yalnız bir şey biriktirdim; bir bakış, bir görüş, bir duyu, bir düşünce… Belki aç kalacağım, suçlanacağım ölünce. Biraz yazdım hep yazacağım.
  • Tek kişilik miydi bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.
Özdemir Asaf Kimdir sorusunu aşk, insan, toplum ve yalnızlık temalarıyla anlatan sekiz katmanlı alegorik görsel
  • Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git, ya konuş gel, ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.
  • Ağlamak, unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan, Sevin ağlıyorsan, gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum, ağlıyorum diye. Sana birşey yapamam, ağlayamıyorsan…
  • Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep, hep yeniden başlamak isterim.
  • Ağzında yalan varken konuşma.

Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Akılla Bir Konuşmam Oldu – Ömer Hayyam

Akılla Bir Konuşmam Oldu - Ömer Hayyam

Bir Ömer Hayyam Şiiri

Şiir : Akılla Bir Konuşmam Oldu
Şair : Ömer Hayyam
Yorum : Günay Aktürk

Dünya Edebiyatı serisinin 71. videosu. Bu kez İran Edebiyatı ve matematikçi, astronom, tarihçi, filozof ve şair olan Ömer Hayyam | Akılla Bir Konuşmam Oldu Dün Gece adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Akılla Bir Konuşmam Oldu Dün Gece

Akılla bir konuşmam oldu dün gece.
“Sana soracaklarım var.” dedim.
Sen ki her bilginin temelisin.
Bana yol göstermelisin.
Yaşamaktan bezdim ne yapsam.
“Birkaç yıl daha katlan.” dedi.
Nedir, dedim bu yaşamak?
“Bir düş.” dedi “Birkaç görüntü.”
“Evi barkı olmak nedir?” dedim:
“Biraz keyfetmek için yıllar yılı dert çekmek.” dedi.
“Bu zorbalar ne biçim adamlar?” dedim:
“Kurt, köpek, çakal, makal!” dedi.
“Ne dersin bu adamlara?” dedim:
“Yüreksizler, kafasızlar, soysuzlar!” dedi.
“Benim bu deli gönlüm! dedim, ne zaman akıllanacak?”
“Biraz daha kulağı burkulunca.” dedi.
Hayyam‘ın bu sözlerine ne dersin?” dedim:
“Dizmiş alt alta sözleri hoşbeş etmiş derim.” dedi.

Ömer Hayyam

Read more

Bayramlar Bayram Ola – Abdurrahim Karakoç

Bayramlar Bayram Ola - Abdurrahim Karakoç (Günay Aktürk)

Bayram Şiiri - Abdurrahim Karakoç

Şiir : Bayramlar Bayram Ola
Şair : Abdurrahim Karakoç
Yorum : Günay Aktürk

Bir bayram sabahından herkese merhabalar. Bugüne özel şiirimiz Abdurrahim Karakoç ve “Bayramlar Bayram Ola” adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Bayramlar Bayram Ola - Sözleri

Güneş yükselmeden kuşluk yerine
Bir adam camiden döndü evine
Oturdu sessizce yer minderine

Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı
Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı

Eli öpüldükçe içi burkuldu
Konuşmak istedi, dili tutuldu
Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu

Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı
Adam “he ya” dedi, gözü kapalı

Düşündü kış yakın, evde odun yok
Tenekede yağ yok, çuvalda un yok
Yok yoka karışmış; tuz yok, sabun yok

Avrat “Bayram” dedi, eğdi başını
Adam “evet” dedi, sıktı dişini

Çalışsa ne iş var, ne cepte para
Dağ oldu içinde büyüyen yara
Dikti gözlerini karşı duvara

Takvim “Bayram” dedi, silindi yazı
Adam “öyle” dedi, bağrında sızı

Döndürse yönünü herhangi dosta
Yaralı, gariban, dul, yetim, hasta
Aylar, yıllar, günler erirken yasta

Yer-gök “Bayram” dedi, ağzını açtı
Adam “Bayram” dedi, evinden kaçtı

 

Abdurrahim Karakoç

Günay Aktürk Kitapları

Günay Aktürk - Sanrılar Romanı
umudun çocuğu - günay aktürk
Günay Aktürk - insan insanın geleceğidir
Read more

Paulo Coelho Simyacı KİTAPTAN ALINTILAR

kitaptan alıntılar - Paulo Coelho - Simyacı

Kitaptan Alıntılar

Sesli Kitap : Simyacı
Yazar: Paulo Coelho
Yorum : Günay Aktürk

Dünya Edebiyatı serisinin 65. videosu. Bu defa Brezilyalı roman ve söz yazarı. Paulo Coelho ve Simyacı kitabından alıntılar. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Simyacı - Seçme Alıntılar

  • “Kötülük” dedi Simyacı, “insanın ağzından giren şeyde değildir. Kötülük oradan çıkandadır.”
  • İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.
  • – Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım?
    – Çünkü onu susturmayı başaramazsın.
  • Hissedilen her şeye cümle kurulamıyor. Yüreğin neredeyse hazinen de oradadır.
  • Düşümü gerçekleştirmekten korkuyorum. Çünkü o zaman yaşamak için bir sebebim olmayacak.
  • Değeri bilinmeyen her lütuf felakete dönüşüyor. Artık hayattan hiçbir şey beklemiyorum.
  • Her şeyi basitleştirmek gibi bir saplantımız var. Basit şeyler en olağanüstü şeylerdir ve yalnızca bilginler anlayabilirler bunları.
  • İster hayatımız, ister ekin tarlalarımız olsun, sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız.
  • Her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası olarak sayarız. Yaşamımızın bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.
  • Arkanda bıraktığın şeyleri düşünme! Çünkü ben ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var ve beni sadece o ilgilendirir.
  • Ben de herkes gibiyim. Dünya gerçeklerine oldukları gibi değil de olmalarını istediğim gibi bakıyorum.
  • Yakında adımı unutacak…

 

SİMYACI – Paulo Coelho

Read more

Abdurrahim Karakoç – Anadolu Sevgisi (Şiir Dinle)

abdurrahim karakoç

Anadolu Şiiri

Şair : Abdurrahim Karakoç
Şiir : Anadolu Sevgisi
Yorum : Günay Aktürk

En güzel şiirler serisine bir yenisi daha. Bu kez Abdurrahim Karakoç ve Anadolu Sevgisi adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Anadolu Sevgisi - Sözleri

Sen bizim dağları bilmezsin gülüm,
Hele boz dumanlar çekilsin de gör.
Her haftası bayram, her günü düğün,
Hele yaylalara çıkılsın da gör.

Bilmezsin ovalar nasıldır bizde;
Kağnılar yollarda, yoncalar dizde…
Saydıklarım damla değil denizde,
Hele bir ekinler ekilsin de gör.

Görmedin sen bizim mavi suları,
Karlar eriyince kırar yuları…
Köpük olur beyaz, sel olur sarı;
Hele taştan taşa dökülsün de gör.

Sen bizim köyleri görmedin ki hiç,
Yolları toz, çamur, evleri kerpiç.
O kirli kabukta, o en temiz iç;
Hele bir yakından bakılsın da gör.

Anlamaz, bilmezsin sen bizim halkı,
Sevgiyi bulasın, yakına gel ki…
Kalıplar gerçeği göstermez belki
Gönül perdeleri sökülsün de gör.

Abdurrahim Karakoç

Günay Aktürk Kitapları

umudun çocuğu - günay aktürk
Günay Aktürk - Sanrılar Romanı
Günay Aktürk - insan insanın geleceğidir
Read more

Anneme Mektup – Sergey Yesenin

anneme mektup - sergey yesenin

Anneler Gününe Özel Şiir

Şiir : Anneme Mektup (Anneler Günü Özel Şiir)
Şair : Sergey Yesenin
Yorum : Günay Aktürk

Dünya Edebiyatı serisinin 56. videosu. Bu defa Rus Edebiyatından şair Sergey Yesenin ve “Anneme Mektup” adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Anneme Mektup - Sözleri

Sağ mısın henüz ihtiyarcığım?
Ben de sağım. Selam, selam!
Döksün çatısından yuvacığının
O betimsiz aydınlığını akşam.

Duyuyorum özenip tasanı gizlemeye,
Kederleniyormuşsun benim güç yazgıma,
Sık sık çıkıyormuşsun yolumu gözlemeye
Bürünüp eski moda harap urbana.

Ve akşamın mavi karanlığında sana
Sık sık görünüyormuş bir acıklı düş:
Meyhane kavgasında birisi güya
Fin işi bıçağını yüreğime gömmüş.

Değil anacığım! Dinsin gözünde yaş.
Başka şey değil bu, acı bir karabasan.
Olmadım daha öyle sefil bir ayyaş,
Hiç ölür müyüm sana kavuşmadan.

Eskisi gibiyim yine, öyle sevecen ve sıcak
Ve yalnızca bir düşte yanıyor yüreğim,
İçimde başkaldıran özlemle çabucak
Alçacık evimize döneceğim.

Döneceğim, baharın ak bahçemizde
Salınınca dallar dört bir yandan.
Ancak sen uyandırma beni sekiz yıl önce
Uykumu böldüğün gibi gün ağarmadan.

Uyandırma o düşler içinde gideni,
Dalgalandırma o gerçekleşmeyeni,
Çok erken bir bitkinliği ve yitimi
Çekmek beklermiş yaşamda beni.

Dua etmeyi de öğretme bana. Eksik olsun!
Eskiye dönüş hiç yok artık.
Sensin tek dayanağım ve avuntum,
Tek sensin bana betimsiz aydınlık.

Unut, son ver artık tasanı gizlemeye,
Kederlenme benim güç yazgıma.
Öyle sık çıkma yolumu gözlemeye,
Bürünüp eski moda harap urbana.

 

Sergey Yesenin

Read more