33 Kurşun – Ahmed Arif Şiirleri

33 Kurşun - Ahmed Arif

Ahmed Arif Şiirleri

En güzel şiirler serisine yeni bir video daha. Bu defa Ahmed Arif Şiirleri arasından en etkili olanı ve şairi asıl şair yapan 33 Kurşun adlı şiiri | Seslendiren: Günay Aktürk | Şiir Dinle ve dinlettir.

33 Kurşun - Sözleri

Bu dağ Mengene dağıdır
Tanyeri atanda Van’da
Bu dağ Nemrut yavrusudur
Tanyeri atanda Nemruda karşı
Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur
Bir yanın seccade Acem mülküdür
Doruklarda buzulların salkımı
Firari guvercinler su başlarında
Ve karaca sürüsü,
Keklik takımı…

Yiğitlik inkar gelinmez
Teketek döğüşte yenilmediler
Bin yıllardan bu yan, bura uşağı
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü değil bu
Gökte yıldız burcu değil
Otuz üç kurşunlu yürek
Otuz üç kan pınarı
Akmaz,
Göl olmuş bu dağda…

Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı
Sırtı alaçakır
Karnı sütbeyaz
Garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı
Yüreği ağzında öyle zavallı
Tövbeye getirir insanı
Tenhaydı, tenhaydı vakitler
Kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı

33 kurşun - ahmed arif

Baktı otuz üçten biri
Karnında açlığın ağır boşluğu
Saç, sakal bir karış
Yakasında bit,
Baktı kolları vurulu,
Cehennem yürekli bir yiğit,
Bir garip tavşana,
Bir gerilere.

Düştü nazlı filintası aklına,
Yastığı altında küsmüş,
Düştü, Harran ovasından getirdiği tay
Perçemi mavi boncuklu,
Alnında akıtma
Üç topuğu ak,
Eşkini hovarda, kıvrak,
Doru, seglavi kısrağı.
Nasıl uçmuşlardı Hozat önünde!

Şimdi, böyle çaresiz ve bağlı,
Böyle arkasında bir soğuk namlu
Bulunmayaydı,
Sığınabilirdi yüceltilere…
Bu dağlar, kardeş dağlar, kadrini bilir,
Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı,
Yanan cıgaranın külünü,
Güneşlerde çatal kıvılcımlanan
Engereğin dilini,
İlk atımda uçuran
Usta elleri…

Bu gözler, bir kere bile faka basmadı
Çığ bekleyen boğazların kıyametini
Karlı, yumuşacık hıyanetini
Uçurumların,
Önceden bilen gözleri…
Çaresiz
Vurulacaktı,
Buyruk kesindi,
Gayrı gözlerini kör sürüngenler
Yüreğini leş kuşları yesindi…

Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun…

Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

ahmed arif - 33 kurşun şiiri

Ölüm buyruğunu uyguladılar,
Mavi dağ dumanını
ve uyur-uyanık seher yelini
Kanlara buladılar.
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul-usul yoklayıp
Aradılar.
Didik-didik ettiler
Kirmanşah dokuması al kuşağımı
Tespihimi, tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armağandı Acemelinden…

Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız
Karşıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışır tavuklarımız
Bilmezlikten değil,
Fıkaralıktan
Pasaporta ısınmamış içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayrı eşkıyaya çıkar adımız
Kaçakçıya
Soyguncuya
Hayına…

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

Vurun ulan,
Vurun,
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmiş közüm,
Karnımda sözüm var
Haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaşını
Üç nazlı selvi,
Ömrüne doymamış üç dağ parçası.
Burçlardan, tepelerden, minarelerden
Kirve, hısım, dağların çocukları
Fransız Kuşatmasına karşı koyanda

ahmed arif - günay aktürk

Bıyıkları yeni terlemiş daha
Benim küçük dayım Nazif
Yakışıklı,
Hafif,
İyi süvari
Vurun kardaş demiş
Namus günüdür
Ve şaha kaldırmış atını.

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

AHMED ARİF

Dinlemeye Devam Edin:

 

Dinleyin: Ahmed Arif – Hani Kurşun Sıksan Geçmez Geceden

Dinleyin: Can Yücel – Anladım Şiiri

Daha Fazla Dinleti İçin Youtube Kanalımızı Ziyaret Edin 

Read more

Alengirli Şiir – Ali Lidar | Günay Aktürk Seslendirme

alengirli şiir - ali lidar

Ali Lidar - Aşk Şiirleri

Günay Aktürk kanalından herkese merhabalar. En güzel Şiirler serisine yeni bir video daha. Bu defa Ali Lidar ve Alengirli Şiir adlı şiiri | Sözleri aşağıdaki gibidir. Şiir Dinle ve dinlettir.

Alengirli Şiir - Sözleri

Ben seni severim sevmesine de
toplum buna hazır değil.
Nükleer denemeler, Kyoto sözleşmesi
küresel ısınma falan.
Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü.
Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki.
Parlıamanet’i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
Pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir, derdi.
İyi kitaplar okudum bir boka yaramadı…

Ben seni severim aslında da
düzenim bozulur diye korkuyorum.
Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar.
Sinemaya gitmeye, ele ele tutuşmaya falan kalkarız.
İşin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
Küsmesi, barışması,ayılması, bayılması…
Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması.
Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
Güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır, derdi.
Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
Hepsi ağzıma sıçtı.

Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
Her şeyin güzelini sever o.
İdeal birliktelikler ister.
Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik.
İçime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
Ben seni severim sevmesine de
İş çıkarmasana şimdi!
Ne gerek var güzelim.

 

Ali Lidar
Alengirli Şiir

Buradan Devam Edebilirsiniz:

 

Edebiyat Portal: Küfürlü İltifat – Victor Hugo

Şiir Dinletisi: Ah Ölüm – Yunus Emre

Makale Okuyun: Sen Leyla Olamazsın Sen de Mecnun

Okumaya Devam Edin: Güzel Sözler, Anlamlı Fısıltılar

Daha Fazla Dinleti İçin Kanalımızı Ziyaret Edin: Günay Aktürk

Read more

Sen Leyla Olamazsın Sen de Mecnun

leyla ile mecnun

Leyla İle Mecnun

leyla ile mecnun

Sen Leyla olamazsın. Sen de Mecnun. Simgeleri taklit edip durmayın. Sizin kendi sevme biçimleriniz var. Çevrenize kişiliğinizden izler bırakıyorsunuz. Ve pek çoğunuz hayal kırıklığısınız, hak verin. Çünkü hepiniz haklısınız! Hepiniz kirlisiniz. Yani diğerinin gözünde.

Bu bülbül diyaframdan konuşmazdan evvel bir karga sureti taşırdı! Sesini hiç dinlemediğiniz şu karga ise bülbül soyludur. Gül, başı bağlı bir manastır fahişesidir özünde! Kalbi kırılana menekşeler gönderilmeli ki acısıyla bütünleşebilsin!

Bu mağaraların bir harabeyi ya da sarayları andıran görüntülerine aldanmayın. İçine girip bakmanız gerekir. Pek çoğunun girişi keyifli, çıkışı kayalıktır.

Kişiliğinden izler bırakır çevresine… Yine de bu bir ölçüt değildir. İzler her zaman nihai sonucu vermez. Bazen de zamanla oturur kişinin kişiliği. Düz çizgi bozulur, eğri çivi düzelir darbe yedikçe. Bilemezsiniz. Kumardır insan insana. Leyla ile Mecnun efsane olarak kaldığı sürece güzeldir.

Edebiyat ilhamını gerçek yaşamdan alsa da çoğu zaman yaşanmak isteneni anlatır. Yine de mümkündür gerçek yaşamın edebiyata göre uyarlanması. Yeter ki yeterince mürekkep tüketmiş olsun insan deneyimi!

 

Günay Aktürk

[vc_columnabiliz_text][vc

 

[/vc_column_text][/vc_column]

Read more

Küfürlü İltifat – Victor Hugo

Victor Hugo’nun malikanesinin önünde, bir faytoncunun bağırdığı sırada umursamazca duran yaşlı Victor Hugo’yu tasvir eden mizahi illüstrasyon

Küfürlü Ama Asil Bir Övgü

Küfürlü iltifat bazen en zarif övgülerden daha kalıcı olabilir. Victor Hugo’nun anlattığı bu kısa anekdot, edebiyat tarihinde küfürle yapılan en unutulmaz iltifatlardan biridir.

Gazetecinin biri Victor Hugo’ya soruyor: “Eserleriniz ve siz bugüne kadar çok olumlu eleştiriler aldınız, çok övüldünüz. Bunlar arasında sizi en çok hangisi hoşnut etti?

Victor Hugo anlatıyor: “Karlı bir kış gecesiydi. Eş dostla yiyip içmiştik. Mesafe kısa diye evime yaya olarak dönüyordum. Fena halde sıkışmıştım. Hızlı adımlarla malikanemin bahçe kapısına vardım. Kapı kilitliydi. Var gücümle uşağıma seslendim.

Victor Hugo’nun malikanesinin önünde, bir faytoncunun bağırdığı sırada umursamazca duran yaşlı Victor Hugo’yu tasvir eden mizahi illüstrasyon

Defalarca haykırmama karşın İgor’un beni duyduğu yoktu. Sidik torbam Atlas Okyanusu büyüklüğüne ulaşmıştı. Altıma kaçırmak üzereydim. Yaşlılık işte… Çaresiz, bahçe duvarına yanaştım, etrafa bakındım, görünürde kimse yoktu. Fermuarımı indirdim ve su dökmeye başladım.

Tam o sırada arkamda bir at arabası durdu. Hiç kıpırdamadan sessizce işiyordum. Arabacı nefret dolu bir sesle şöyle bağırdı: “Seni gidi kendini bilmez buruşuk o… çocuğu seni! Bilmez misin ki o işediğin duvar, Sefiller’in yazarı Victor Hugo’nun duvarıdır!

İşte, hayatımda duyduğum en iltifat dolu söz buydu.”

Şiir Dinletisi:

Yunus Emre ve Ah Ölüm Şiirini Dinleyin

Didem Madak’tan: Siz Aşktan Ne Anlarsınız Bayım Şiirini Dinleyin

Daha Fazla Dinleti İçin Youtube Kanalını Ziyaret Edebilirsiniz.

Gitmeden Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Günay Aktürk Aforizmalar (Güzel ve Anlamlı Sözler)


Gülün kokusu bülbülü mest etti, aşk o anda başladı – Günay Aktürk aforizması

Günay Aktürk’ten Aforizmalar

Güzel ve anlamlı sözler bazen uzun anlatılardan değil, kısa ama yerini bulan cümlelerden doğar. Bu sayfada yer alan metinler, Günay Aktürk Aforizmalar başlığı altında toplanmış kısa düşünce yoğunluklarıdır. Her biri, insanın kendisiyle baş başa kaldığı anlardan süzülmüş aforizmalardır… Kimi bir sevgiliye savrulmuş, kimi yaşamın ağır aksak gidişine ilişmiştir.

Bir şiirimde değinmiştim buna. Demiştim ki: “Uzun yaşamak değil istediğim. O kadar uzun boylu değil. Yaşamaksa bu, kısa ya da uzun fark etmez, işlevi önemli. İşlev: Ne yaradığı. Yaramak bir beceri. Bir beceri güldürebilmek. Tutup kaldırabilmek, sensiz ayağa kalkamayanı…

Ama kim söyleyebilir anlamlı olmadığını? Ve kim nasıl ispat edebilir doğruluğunu? İnsana göre ve insanca bir bakış açısı doğrunun kendisi midir? Hayvanca da bu böyle midir dersiniz? Toprak başını kaşımaz, evren kuşku duymaz mı fikirlerimizden? Henüz sır olan bilgi, bilgeliğin ta kendisi değil midir yoksa? Belki de emekleme çağındaki bebekler sürüsüyüzdür…

Her neyse… Ne kadar dem tutmuşsam, kusabildiklerim de o kadardır diyelim. Sağlıcakla ve düşünerek kalın…

Günay Aktürk Aforizmalarından Seçmeler

Günay Aktürk aforizmalar – acı üzerine düşünce

“İnsana acı çektiren şey, beynin içindeki bir düşünceden ibarettir. Kişi bu düşüncenin yerine başka bir şey koyamadığı sürece acı bir kısır döngüde kendini sürekli yeniler.”

Günay Aktürk

Alternatif Metin (Alt Text):
Gece gece düşünmemeliyim seni, yaptıkların çok ağır, hazmedemem – Günay Aktürk aforizması

“Biliyorum, gece gece düşünmemeliyim seni. Yaptıkların çok ağır, hazmedemem.”

Günay Aktürk

Bıçağı körelten, onun kesmeye olan engellenemez aşkıydı – Günay Aktürk aforizması

“Bıçağı körelten, onun kesmeye olan engellenemez aşkıydı…”

Günay Aktürk

Güzel ve Anlamlı sözler - günay aktürk - aşk nedir

“Aşk sadık bir köpek gibidir. Aklına geldikçe kovarsın, kovdukça gelir dayanır kapına.”

Günay Aktürk

Cehaletin bilimi ve sanatı dışlayan yapısını anlatan Günay Aktürk aforizması

“Cehalet, kendi suretinde hortlaklar yaratmakta ustadır. Hangi çağda olursa olsun bilim ve sanattan bir defa uzaklaşınca medeni çağ kapanır ve ortaçağ yeniden başlar.”

Günay Aktürk

Kafamın birkaç tahtasını kırdım, delilikten Tanrı sızıyor içeri – Günay Aktürk aforizması

“Kırdım üç beş tahtasını kafamın. Hafif bir rüzgarla içeri girince delilik, “Hah” diyorum işte, tanrı sızıyor içeri.”

Günay Aktürk

Bir devlet adamının binlerce korumayla gezdiği bir ülkede halkı korumak gerekir – Günay Aktürk aforizması

“Sakin sulardan deneyimli kaptan çıkmaz. Kaptanı yetiştiren kasırgalı denizlerdir.”

Günay Aktürk

Bir devlet adamının binlerce korumayla gezdiği bir ülkede halkı korumak gerekir – Günay Aktürk aforizması

“Bir devlet adamının binlerce korumayla dolaştığı bir ülkede o halkı acilen koruma altına almak gerekiyor.”

Günay Aktürk

İki çatlak duvar gibiyiz, aramızdan su sızıyor – Günay Aktürk aforizması

“Seninle ben iki çatlak duvar gibiyiz dostum. Su sızıyor aramızdan!”

Günay Aktürk

Kısa, Yoğun ve Anlamlı Aforizmalar

Görünmez güçler vardır, bunlar fizik yasalarıdır – Günay Aktürk aforizması

“Evet, gerçekte görünmez bir güç vardır. Hatta görünmez güçler vardır. Bunlar apaçık fizik yasalarıdır.”

Günay Aktürk


Gülün kokusu bülbülü mest etti, aşk o anda başladı – Günay Aktürk aforizması

“Gülün kokusu bülbülü mest etti ve aşk o anda başladı.”

Günay Aktürk

Güven sevginin mimarıdır – Günay Aktürk aforizması

“Güven sevginin mimarıdır.”

Günay Aktürk

Günay Aktürk aforizması: Kendi gözlerinin manzarası olmak

“Sizler kendi gözlerinizin muhteşem manzarası olmak istiyorsunuz, hepsi bu.”

Günay Aktürk

İnsanı kör bir maymuna çeviren tüm inançlar tehlikelidir – Günay Aktürk aforizması

“Eğer insanı kör bir maymuna çevirecekse bütün ideolojiler tehlikelidir.”

Günay Aktürk

Tanrıya dua etmek, boş bir eve gönderilen mektuplar gibidir – Günay Aktürk aforizması

“Bir çocuğun, babasının o evde yaşadığına iyice inandıktan sonra, o boş eve sürekli mektup göndermesine benzer, tanrıya dua etmek.”

Günay Aktürk

Günay Aktürk’ten Özlü Sözler ve Aforizmalar

Sorusu cevapsız kalan her olay kutsallaştırılır – Günay Aktürk aforizması

“Sorusu cevapsız kalan her olay kutsallaştırılmıştır.”

Günay Aktürk

Güzel ve Anlamlı sözler - günay aktürk - mutluluk

“Herkes mutluluğunu bir başkası üzerine kurmuş. Kendi yaşamları, içinde kendileri olmadan tükenip gidiyor.”

Günay Aktürk

Gizli dertten hastalanmaz mı cümleler, okuyucusu sağır ve körse – Günay Aktürk aforizması

“Gizli dertten hastalanmaz mı cümleler, kulakları sağır, gözleri kör ise okuyucusu…”

Günay Aktürk

Sadakat dediğin sade bir dirençten ibarettir – Günay Aktürk aforizması

“Sadakat dediğin sade bir dirençten ibarettir.”

Günay Aktürk

Gök bilimi ve sanatla insan, kaybettiği benliğine yeniden kavuşacak – Günay Aktürk aforizması

“Gök bilimi ve sanat! İnsan ırkı kaybettiği benliğine tekrar bunlarla ulaşacak. “

Günay Aktürk

Sen sen değilsin, ben de ben değilim; biz birin iki farklı yorumuyuz – Günay Aktürk aforizması

“Sen, sen değilsin. Ben de ben değilim. Biz ikimiz “bir”in iki farklı yorumundan başka neyiz?”

Günay Aktürk

Kısa Ve Öz Sözler

Yaşamın saçmalığına dair ironik bir aforizma – Günay Aktürk

“Yaşamak, başarılı bir saçmalama operasyonudur.”

Günay Aktürk

İnsanın içsel kavgasını anlatan Günay Aktürk aforizması

“Herkesin yüreği yumruğu kadardır derler. Hayır! Herkesin yüreği kavgası kadardır!”

Günay Aktürk

Günay Aktürk aforizması: Hiçbir çocuk şeytan olarak gelmez dünyaya

“Hiçbir çocuk şeytan olarak gelmez dünyaya.”

Günay Aktürk

Çocuk kavramı üzerine yazılmış aforizma – Günay Aktürk

“Kaç yaşında olursa olsun, hala çocuk olduğunu iddia eden insanlar tanıdım. Yalancı memeye de kanmıyor, ille de uçkurum diyorlardı.”

Günay Aktürk

Tanrısal yalnızlık üzerine yazılmış aforizma – Günay Aktürk

“Kimseye muhtaç olmadan yaşamak insanı tanrısallaştırır. Ama aynı zamanda yalnızlaştırır da.”

Günay Aktürk

Kaplumbağa kabuğu metaforu üzerine yazılmış aforizma – Günay Aktürk

“Bir kaplumbağa kabuğuna sürükleyin beni.”

Günay Aktürk

Güzel ve Anlamlı sözler - günay aktürk - sevgi nedir

“Eğer bir insanın en acılı anında onu teselli edemeyeceğinizden korkuyorsanız, bu sevgi hakiki bir sevgidir.”

Günay Aktürk


Sevginin mayasında emek ve zaman vardır, bu yüzden güzellik görecelidir – Günay Aktürk aforizması

“Sevginin mayasında emek ve bir de zaman vardır. İşte bu yüzdendir ki görecelidir güzellik.”

Günay Aktürk

Şiirlerimi okumamışsın, demek sustuklarımı da dinlemeyeceksin – Günay Aktürk aforizması

“Şiirlerimi okumamışsın. Demek sustuklarımı da dinlemeyeceksin.”

Günay Aktürk

Gitmeden Bunlara da Bakabilirsinizz

Read more

Olduğun Gibi Görün Demişler

olduğun gibi görün

Ya Olduğun Ya Da Göründüğün Gibi

olduğun gibi görün

Aslında tam da oldukları gibi görünüyor insanlar. Olmaya çalıştıklarına değil, sergilediklerine bakmalı. Dolandırıcı bir ressam misali, sergilerindeki on resimden ikisi çalıntı, sekizi ucube. Takılan maske ise çalıntı olanlar. İyi de rağbet görüyor. Zihinler bir deri bir kemik, hiç olmadığı kadar açlar. Yemekte sos arayan kim… Sabahtan akşama yapıp ettiklerinin toplamıdır insan. İnsan, gözlerinin seyrüseferidir!

Olduğun gibi görün” demiş, hiç de bürünemediği bir kimlikte saklanan kişi. Mevlana’dan özlü bir sözdür, bilirsiniz. Herkesin ağzında gezinir türlü şekil ve ebatlarda! Ağızdan ağıza dolanır da geviş getirmekten öteye gitmez. Bu yüzden bugünden yarına bir Mevlana gibi olanlar kalır. Geri kalan toprak altında böceklerin mezesi. On kilo üzümden yarım bardak şarap çıkması gibi bir şey…

Herkes herkesten bıkmış. Biri diğerinin kopyası çünkü. Kimse kimseyi şaşırtmıyor. Yine de kendini özel hissetmeyen yok. Kaç sayfa tutar insanın kendinde keşfettikleri? Önsöz kadar mı dersiniz? Gerisi gevezelik midir? Aynaların yalnız tuvalet ve de yatak odalarında sergilenmesine şaşmamalı!

Olduğun gibi görün, demiş geçen gün kenef hazretleri! Bence insanın asıl sureti gözleridir. Göğüsleri ya da kasları değil. Kişi gözlerinden okunur ve insanın ederi gözlerindeki yük kadardır. Yüzüne nur inmiş, derler ama ilahi bir ışık değildir kastedilen. Bilgeliktir o, bilginin doluluğudur. Eleştirel bakar. Yani düşünür aslında. Derindir manası. Bütün tabuların üzerinde gezinir o gözler. Dinin de üzerinde bir dindir o dinginlik. İnsan ince tüllerin içinde de basit bir candır kara çulların içinde de…

Sözleri ve nutukları boş verin. İnsanlar bizlere pek çok suret gösterirler ama içlerinden yalnız bir tanesi gerçektir. Alışkanlıkları kadardır insan. Nelere tükürüyorsa işte o kadardır…

Hesap kitap peşinde gözler, sapacak bir patika arıyor kendine. Göz dediğin yarı yollarda bile menzile ulaşmış görünmeli. Aç ama doygun bir oruçlu! Göz dediğin, gözlerini delip geçmeli. Gel gör ki kör olan göz değil özdür öz…

 

Günay Aktürk

Read more

Ah Ölüm – Yunus Emre

Yunus Emre Şiirleri - ah ölüm

Yunus Emre Şiirleri

Günay Aktürk kanalından herkese merhabalar. En güzel Şiirler serisine yeni bir video daha. Bu defa şairlerin şahı diyebileceğimiz aşkın şairi Yunus Emre ve Ah Ölüm adlı şiiri | Sözleri aşağıdaki gibidir. Şiir Dinle ve dinlettir.

Ah Ölüm - Sözleri

Yalancı dünyaya konup göçenler
Ne söylerler ne bir haber verirler
Üzerinde türlü otlar bitenler
Ne söylerler ne bir haber verirler

Kiminin başında biter ağaçlar
Kiminin başında sararır otlar
Kimi masum kimi güzel yiğitler
Ne söylerler ne bir haber verirler

Toprağa gark olmuş nazik tenleri
Söylemeden kalmış tatlı dilleri
Gelin duadan unutman bunları
Ne söylerler ne bir haber verirler

Yunus der ki gör taktirin işleri
Dökülmüştür kirpikleri kaşları
Başları ucunda hece taşları
Ne söylerler ne bir haber verirler

Yunus Emre

Read more

Güçlü ve Güzel Kadınlar – Ya Sonrası

güzel kadınlar güçlü kadınlar

Güzel Kadınlar Ve Ötesi

güzel kadınlar güçlü kadınlar

Bugün sabahın o yoğun kalabalığında otobüse bir kadın bindi. Hemcinsleriyle arasındaki en çarpıcı fark ise, diğer kadınların hepsinin de ona bakmalarıydı. Güçlü ve Güzel kadınlar yürüdükleri zaman yerdeki tozu az biraz kaldırırlar! Bizimki de üzerine açık renkli takım elbise gitmişti. Şaşırmış olmalıyız.

Hanımefendi, siz bu halk otobüsünü kullanmamalısınız. Sizler özel taksilere layıksınız! Makam aracınız yolda mı kaldı?

Belki böyle düşündüler. Ben başka şeyler de gördüm. Adımlarındaki dirayeti gördüm. Genel kurul toplantısındaki baş yönetici izlenimi. Kendinden emin. Ve dahi elbisenin hakkını fazlasıyla veren bir fizik.

Rica ederim böyle gelin, şu demirden rahatça tutunabilirsiniz.

Diğer kadınlara haksızlık olmasın diye yer vermedim. Yer vermem gerektiği fikri de nereden çıktı şimdi? İnsan aklının kuyuları pek derindir azizim, kadın güzel olur da kuyular dolmaz mı?

Yolculardaki genel durum! Sel yatağını değiştiren bu güçlü akıntı neler söylemiyor ki. Giyim tarzı bir kişilik belirtisi olsa da çoğu zaman hak etmediği algılarla donatıyor sahibini. Dünya, İnsan için güç ve güzellik etrafında dönen bir gezegenden ibaret.

Elbette çekimine kapılırız kimi insanların. Bu olunca başka açılardan bakarım gözüme güçlü ve güzel görünenlere. Zor günlerinde hayal ederim onları. Sorunlarla başa çıkış yöntemleriyle. Ya da sohbet konularıyla, düşünüş biçimleriyle, yalnızken mırıldandıklarıyla, suskunlıklarıyla…

Çok güçlü görünmüşlerse açken düşünürüm onları, çıplakken düşünürüm. Hastalığın bir geçit bulup yayıldığı vücutta yarattığı faniliği düşünürüm. Verdikleri vaatlerini, tutamadıkları sözleri ve ne yana kayacağı belli olmayan gözlerindeki ikircikli arzuları…

Bütün bunların toplamında… Tanımak istediklerimizin içinden tanımaya değer kaç kişi çıkar sizce?

 

Günay Aktürk

Gitmeden Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Kadın Cinayetleri – Pınar Gültekin Cinayeti

Pınar Gültekin ve kadın cinayetleri

Pınar Gültekin Yakılırken Hayattaymış!

Pınar Gültekin ve kadın cinayetleri

Kadın cinayetleri Türkiye’de her geçen gün yeni bir dava, yeni bir utanç dosyası olarak karşımıza çıkıyor. Muğla’da 1 yıl önce erkek arkadaşı tarafından öldürüldükten sonra varile konulup yakılan ve üzerine beton dökülen Pınar Gültekin’in davası ertelendi. Pınar Gültekin ailesinin avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, Adli Tıp İhtisas Kurumu raporuna göre Pınar Gültekin’in henüz hayattayken yakıldığını belirtti.

Avukat Koçoğlu, “Bugüne kadar raporlar iki şekildeydi. Boğma veya yakma diyordu. Fakat son gelen raporda veya ibaresi ve’ye dönmüş. Burada Pınar Gültekin’in katledilmesi sadece boğma değil, boğma ve aynı zamanda yakma. Yani aslında Pınar Gültekin öldürüldüğü zaman hayattaymış. Bununla ilgili de sanık müdafilerinin bir takım itirazları oldu. Bu rapor çok uygun değil, yeni rapor alınsın diye. Mahkeme de bunu reddetti” dedi.

pınar gültekin

Kadın Cinayetleri Politiktir

Yobazın kuluçka makinesi bu ülke. Bir insanı diri diri yakmak nedir, nasıl bir soğukkanlılıktır anlamıyorum. Duygunun, empatinin, algının yoksunluğu mudur? Bu mu öğretildi onlara? Dünyayı iyi niyetle algılamıyorlar. İhtiraslarının doyumu uğruna her şeyi yapmaya hazırlar. Bu olurken vicdan ortadan kayboluyor.

Eski sevgili ya da eski koca olması da gerekmiyor artık. İnsanları tanıyamazsan ölüyorsun. Hiç tanımasan da ölüyorsun. Ayaklarının üzerinde dursan da öyle. Kadın olmak kolay mı… Seçime bağlı olarak doğsaydık, kadın olmayı seçenlere, “Amma yürekli biriymiş!” derlerdi.

Erkek olmak da zor aslında. Erkek dediğin sade bir penisten ve sapkınlıktan ibaret bu ülkede. Görüyorum gün içinde o bakışları. Ruhunu okşamaktan aciz insanların ağızlarından akan salyayı her gün görüyorum. Onlar bırakın erkekliği, insan olmaktan uzaklar. Bu yüzden o kadar az erkek var ki ülkede…

Karşılaşınca bir kadınla, devriliyor bakışlarım yere. Boşaltın meydanı, diyorum, rahat rahat yürüsün kadın. Ama nerede bir çift cesur göz görsem, çıtayı yükseltmiyor da değilim. Bak, diyorum bu bakışlara, bu bakışlarda bir düşünce var! Aradığın şey işte bu!

Yobazın kuluçka makinesi bu. Tanıman gerekmiyor. Gittiğin bir barda, lokantada, kafede, dolmuşta, otobüste karşına çıkıyor. Takılıyor peşine bazen. Eskişehir’de bir gece yarısı sokak ortasında genç bir kadına tecavüz edildiğini hala unutmadık. Her tecavüz, her dayak, her korku devletin bir suçudur. Apaçık suçudur. O isterse ülkeyi terör yuvasına da çevirebilir aydınlar ülkesine de. İleri seviyede örgütlenmiş bir mekanizmadan bahsediyoruz. Bu yüzden politiktir kadın cinayetleri.

Ama eğer bir kez kadınlara diz çöktürmeyi kafasına koymuşsa, 500 yıl da geçse dirlik göremez. Tıpkı geçmiş 500 yılın kadınlar için karanlık bir ülke olması gibi. Diz çökecek değiliz. Susmayacak, unutturmayacak ve konuşacağız. O cüretkar davranışları gördüğümüzde ise sürüden biri olmayacağız. İlle de silahı çekip vurman gerekmiyor. Karanlığa karşı koymanın başka yolları da var. Yeter ki bir olmaya karar vermiş olalım!

 

Günay Aktürk

Read more

Yeryüzünün Islak Emaneti

yeryüzünün ıslak emaneti

Can Taşıyan Öder Bedelini Yaşamın

yeryüzünün ıslak emaneti

Sabaha karşı dört buçuk suları. Şiddetli bir gök gürültüsü… Ev ahalisini uyandıracak kadar güçlü bir ses. Baktım ki yağmuru izlemek için pencereye koşmuşlar. Uyanır uyanmaz! Gün ortasında olmuş gibi…

Gök yarılır ve öper şiddetli damlacıklar toprağın dudaklarını. Sele dönüşmekte geç kalmaz ama. Boşalırcasına akıp gider dolu zihni doğanın. Ve kusar gibi teslim eder yeryüzünün o ıslak emanetini.

Aklı başında sarhoşlar gibi seyrederiz bu doğallığı. Ve kimsenin aklına gelmez ıslanmakta olan ayakkabılar. Duygular dolup taştığında da böyle davranırız. Kapılıp gideriz deli bir akıntıda ve kaybı düşünmeyiz. Diner yağmurun şiddeti ve geriye çamurlu yollar kalır…

Bugün bu dizeyi ekledim yeni şiirime: “Can taşıyan öder bedelini yaşamın!” Korku ve telaş sevincin düşmanıdır. Kalbin göğüs kafesine baskı yaparken krizden endişelenmemelisin. Şölen yerinde yalnız şarabını yudumlamalı insan. Zafer naralarının ortasında bir de mızrağını sivriltmemeli. Her duygu kendi zamanına ait olmalı. Barış bitti ve şimdi savaş zamanı, demeli mesela. Ama bu sözcük henüz sevgililer sevişirken söylenmemeli. Her duygu kendi zamanına ait olmalı…

Bırak ıslansın çarıkların. Kim bilir ne zaman gelecek sonraki sağanak. Belki kıtlık ve kuraklık başlayacak. Hangi mevsimi yaşıyorsa ruhun ona ait ol. Sen sen ol, ait olmadığın baharın rüzgarı olma!

Günay Aktürk

Read more