Anneme Mektup – Sergey Yesenin

anneme mektup - sergey yesenin

Anneler Gününe Özel Şiir

Şiir : Anneme Mektup (Anneler Günü Özel Şiir)
Şair : Sergey Yesenin
Yorum : Günay Aktürk

Dünya Edebiyatı serisinin 56. videosu. Bu defa Rus Edebiyatından şair Sergey Yesenin ve “Anneme Mektup” adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Anneme Mektup - Sözleri

Sağ mısın henüz ihtiyarcığım?
Ben de sağım. Selam, selam!
Döksün çatısından yuvacığının
O betimsiz aydınlığını akşam.

Duyuyorum özenip tasanı gizlemeye,
Kederleniyormuşsun benim güç yazgıma,
Sık sık çıkıyormuşsun yolumu gözlemeye
Bürünüp eski moda harap urbana.

Ve akşamın mavi karanlığında sana
Sık sık görünüyormuş bir acıklı düş:
Meyhane kavgasında birisi güya
Fin işi bıçağını yüreğime gömmüş.

Değil anacığım! Dinsin gözünde yaş.
Başka şey değil bu, acı bir karabasan.
Olmadım daha öyle sefil bir ayyaş,
Hiç ölür müyüm sana kavuşmadan.

Eskisi gibiyim yine, öyle sevecen ve sıcak
Ve yalnızca bir düşte yanıyor yüreğim,
İçimde başkaldıran özlemle çabucak
Alçacık evimize döneceğim.

Döneceğim, baharın ak bahçemizde
Salınınca dallar dört bir yandan.
Ancak sen uyandırma beni sekiz yıl önce
Uykumu böldüğün gibi gün ağarmadan.

Uyandırma o düşler içinde gideni,
Dalgalandırma o gerçekleşmeyeni,
Çok erken bir bitkinliği ve yitimi
Çekmek beklermiş yaşamda beni.

Dua etmeyi de öğretme bana. Eksik olsun!
Eskiye dönüş hiç yok artık.
Sensin tek dayanağım ve avuntum,
Tek sensin bana betimsiz aydınlık.

Unut, son ver artık tasanı gizlemeye,
Kederlenme benim güç yazgıma.
Öyle sık çıkma yolumu gözlemeye,
Bürünüp eski moda harap urbana.

 

Sergey Yesenin

Read more

Göğe Bakalım – Turgut Uyar Şiirleri

göğe bakalım - turgut uyar

Göğe Bakma Durağı

Şiir : Göğe Bakma Durağı
Şair : Turgut Uyar
Yorum : Günay Aktürk

En güzel şiirler serisinde yeni bir video daha. Bu defa Turgut Uyar ve Göğe Bakma Durağı adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Göğe Bakalım - Sözleri

İkimiz birden sevinebiliriz, göğe bakalım.
Şu kaçamak ışıklardan, şu şeker kamışlarından,
Bebe dişlerinden, güneşlerden, yaban otlarından…
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar.
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut.
Bu evleri atla, bu evleri de, bunları da…
Göğe bakalım.

Falanca durağa şimdi geliriz, göğe bakalım.
İnecek var deriz otobüs durur, ineriz.
Bu karanlık böyle iyi, afferin Tanrıya!
Herkes uyusun iyi oluyor, hoşlanıyorum.
Hırsızlar, polisler, açlar toklar uyusun.
Herkes uyusun. Bir seni uyutmam, bir de ben uyumam.
Herkes yokken biz oluruz, biz uyumayalım.
Nasıl olsa sarhoşuz, nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda.
Beni bırak, göğe bakalım…

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum, göğe bakalım.
Tuttukça güçleniyorum, kalabalık oluyorum.
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi, ağaçlar gibi.
Sularım ısınsın diye bakıyorum, ısınıyor.
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim.
Sayısız penceren vardı, bir bir kapattım.
Bana dönesin diye bir bir kapattım.
Şimdi otobüs gelir biner gideriz.
Dönmeyeceğimiz bir yer beğen. Başka türlüsü güç.
Bir ellerin, bir ellerim yeter. Belliyelim yetsin.
Seni aldım bana ayırdım. Durma, kendini hatırlat.
Durma, göğe bakalım.

Turgut Uyar

Read more

Olduğun Gibi Gel – Rabindranath Tagore

Rabindranath Tagore’un Olduğun Gibi Gel şiirini alegorik olarak anlatan, koşan bir kadın figürü, kararan gökyüzü, kopan takılar ve sönen fenerle çok katmanlı bir sahne

Bir Rabindranath Tagore Şiiri

Bu şiir, Hint edebiyatının evrensel sesi Rabindranath Tagore’un insanın doğallığını, süssüzlüğünü ve olduğu hâliyle kabul edilişini merkeze alan çağrısını yansıtır. Olduğun Gibi Gel, biçimden çok hakikati, görünüşten çok özü savunan yalın ama derin bir metindir.

Olduğun Gibi Gel - Sözleri

Olduğun gibi gel!
Süslenmek için uğraşma.
Saçının örgüleri çözüldüyse
Ayrımı düzgün değilse
Korsenin kurdeleleri bağlanmamışsa, aldırma!
Olduğun gibi gel, süslenmek için uğraşma!

Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel!
Dudağının boyası çiğ taneleriyle silindiyse
Ayaklarında şıngırdayan bilekliklerin gevşek duruyorsa
Kolyenin incileri koparak yere düşüyorsa aldırma!
Çimenlerin üzerinden koşar adımlarla gel!

Gökyüzünü kara bulutlar kaplıyor görmüyor musun?
Irmağın karşı kıyısından turnalar havalanıyor.
Ve anında rüzgar gibi, arka arkaya
Geniş fundalıklar üzerinden geçip gidiyorlar.
Ürkmüş koyun sürüleri ağıllarına koşuyor.
Gökyüzünü kara bulutlar kaplıyor görmüyor musun?

Aynanın önündeki feneri yakma boşuna.
Alev yine titreyecek ve rüzgar onu yine söndürecek.
Gözlerin sürmesiz olsun ne fark eder ki?
Gözlerin gökyüzündeki bulutlardan daha siyah,
bilmiyor musun?
Aynanın önündeki feneri yakma boşuna.

Rabindranath Tagore’un Olduğun Gibi Gel şiirini alegorik olarak anlatan, koşan bir kadın figürü, kararan gökyüzü, kopan takılar ve sönen fenerle çok katmanlı bir sahne

Olduğun gibi gel, süslenmek için uğraşma!
Çiçeklerden tacını öremediysen ne önemi var?
Bileziğinin kopçası kapanmıyorsa bırak kalsın.
Gök bulutlarla kaplandı, vakit geç oldu…
Olduğun gibi gel, süslenmek için uğraşma!

Rabindranath Tagore

Günay Aktürk Kitapları

Günay Aktürk - Sanrılar Romanı
Günay Aktürk - insan insanın geleceğidir
umudun çocuğu - günay aktürk
Read more

Ağrıyan Yer Kalbim Değil – Günay Aktürk Şiir

ağrıyan yer kalbim değil

Göl Dibinde Uyumak Marifet Değil!

En güzel şiirler serisine bir yenisi daha. Bu bendeniz Günay Aktürk ve 2014 yılında çıkan “Umudun Çocuğu” adlı kitabımdan “Ağrıyan Yer Kalbim Değil” adlı şiirim.

Ağrıyan Yer Kalbim Değil - Sözleri

Ağrıyan yer kalbim değil;
düşüncelerim,
duygularım,
arzularım.
Yaşanılmamış bir anısızlık değil
içimdeki burukluk.
Yaşanmışlıkların
hiç yoktan yaşanılmış olmasından.

Gün bugün değil,
bugün bir başka acıyor zaman.
Sahile vuran ıssız dalgalar gibiyim.
Derinlerimde uğuldayan bir basınç,
derinlerimde yaşam yok…
Sen değil misin ki
kalbimi burkan sen değilmişsin gibi görünen?

Sel basan evim değil beni kaygılandıran.
Bir avuç suyun alıp götürebildikleri.
Aysız bir gecede bir damla sudur
ummanı bulandıran…

Yaşadım ve gördüm diyorum
yaşadım ve gördüm.
Sevinmeli miyim?
Göl dibinde uyumak marifet değil,
bir bardak suyu sevdiği uzatmalıymış insana.
Susuzluğum susuz kalmaktan değil…

Günay Aktürk
24.07.2012

Günay Aktürk Kitapları

umudun çocuğu - günay aktürk
Günay Aktürk - insan insanın geleceğidir
Günay Aktürk - Sanrılar Romanı
Read more

Can Yücel – İmana Geldim

imana geldim - Can Yücel

O Ne Memeler O

Az Erotik çok Müstehcen şiirler serisine bir yenisi daha. Bu defa Can Yücel ve İmana Geldim adlı şiiri. Sözleri aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

İmana Geldim - Sözleri

Bir kız buldu beni akşam üstünde.
Bakire değil ama kızmış Allah’ına kadar.
O ne memeler o!
O ne uyluklar o!
Ooo!
Hele o engebesiz aşağılara
inen o göbeği o.
O müselles* o
Müselles o…
Hiç ağda görmemiş ayda.
Allah’ıma güzel.

İşte o zaman imana geldim

Can Yücel

*Müselles – Üçgen

Günay Aktürk Kitapları

Günay Aktürk - Sanrılar Romanı
Günay Aktürk - insan insanın geleceğidir
umudun çocuğu - günay aktürk
Read more

Pia Şiiri – Attila İlhan (Şiir Dinle)

Pia - Attila İlhan

Ellerini Bir Tutsam Ölsem

Edebiyat Portal – Şiir : Pia
Şair : Attila İlhan
Yorum : Günay Aktürk
Şiir Fon Müziği : Ciritçi Abdullah

En güzel şiirler serisine yeni bir video daha. Bu defa Attila İlhan ve “Pia” adlı kavuşamamanın şiiri. Sözleri ve hikayesi aşağıdaki gibidir. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Pia Şiiri ve Hikayesi

Attila İlhan bir gün Kadıköy Rıhtım’da oturmaktadır. Ve o sırada yoldan geçen yabancı plakalı bir nakliye aracı görür. Nakliye aracının üstünde “Pakistan International Airlines” yazıyordur. İlhan, nakliye aracını hayalindeki kadına benzetir. Beklenen kadını belki görmüştür ama bu nakliye araç gibi hızla yanından geçip gitmiş, farkında bile olmamıştır. Belki yabancı bir ülkededir. Hiç tanımaz onu.

Pia – Sözleri

Ne olur kim olduğunu bilsem Pia’nın.
Ellerini bir tutsam ölsem.
Böyle uzak uzak seslenmese.
Ben bir şehre geldiğim vakit
O başka bir şehre gitmese.
Otelleri bomboş bulmasam.
İçlenip buzlu bir kadeh gibi
Buğulanıp buğulanıp durmasam.

Ne olur sabaha karşı rıhtımda
Çocuklar Pia’yı görseler.
Bana haber salsalar bilsem.
İçimi büsbütün yıldız basar.
Bir hançer gibi çıkıp giderdim.

Ben bir şehre geldiğim vakit
O başka bir şehre gitmese.
Singapur yolunda demeseler.
Bana bunu yapmasalar.

Yorgunum, üstelik parasızım,
pasaportsuzum…
Ne olur sabaha karşı
rıhtımda seslendiğini duysam Pia’nın.
Sırtında yoksul bir yağmurluk
Çocuk gözleri büyük büyük
Üşümüş ürpermiş
Soluk ellerini tutabilsem Pia’nın.
Ölsem eksiksiz ölürdüm.

Attila İlhan

Read more

Ayrılanlar İçin

ayrılanlar için - makale oku

Yollarımız Burada Ayrılıyor

Fotoğraf Yakma Töreni

Nereden aklımda kaldı pek hatırlamıyorum. Tanıdığım biriydi ama. Belki yirmi yıl olmuştur. Çöp tenekesinin yanında fotoğrafları yakıyordu. Ağlıyordu bunu yaparken.

O sıra yaşlı bir kadın gördü bu manzarayı. Baktı uzun uzun. Dedi ki, fotoğraf yakmak ciddi bir iştir kızım. Demek ki her şeyi bitirmişsin.

Bende de çok var ondan. Bugün hepsini yaktım. Bir tane de cüzdanımda var ki on yılı geçti oraya gireli. Fotoğraf yakmak gerçekten ciddi bir işmiş. Önceki kararlara da benzemezmiş. Boğazını keserek inermiş mideye!

Gece yarısı durağa yaklaşan son otobüs bu. Yıllarca süren gün bitti. Bambaşka bir çağa açılan gecenin sonu bu. Bu bir temenni değil. Kabulleniş. Dünyada bir şeylerin ölümsüz olabileceğini düşünmüştüm. Yanılmışım.

En delisi bile seni zamanla sevmez. Dün akşam sevgili dostumun analizine hayran kaldım. Demişti ki, “İlgilendiği sen değilsin. Sevgin de değil. Sadece sevme biçimin.”

Öyledir efendim. Bu zamanda böylesi nadir. Zorbalığın, şiddetin ve kadın cinayetlerinin ortasında tertemiz bir sevgi biçimi! Ama bir yandan basitliğini hissetmiyor da değilim. Sevgi tek başına korunaksız ve güçsüzdür. Aksi savunulsa da aşk, şiddet ve ölüm ile beraber daha güçlü görünüyor insanların gözüne. Akıl hastasının çağımın insanı…

 

Günay Aktürk

Ne Diyordu Oğuzcan...

Yollarımız burada ayrılıyor
Artık birbirimize iki yabancıyız
Her ne kadar acı olsa
ne kadar güç olsa
Her şeyi
Evet, her şeyi unutmalıyız

Her kaderin tesellisi bulunur üzülme
İnsan ne kadar sevse unutabilir
Mevsimler gelir geçer
Yıllar geçer sen de unutursun
Bir gün gelir hiç yaşamamışçasına
Hiç sevmemişçesine unutursun
O günlerimizi
Gecelerimizi
O günlerce, gecelerce sevişmelerimizi.
Her şeyi evet, her şeyi unutabilirsin
Hatta bütün yazdıklarımı satır satır
Kalırsa, içinde bir derin sızı kalır

Ümit Yaşar Oğuzcan

Read more

33 Kurşun – Ahmed Arif Şiirleri

33 Kurşun - Ahmed Arif

Ahmed Arif Şiirleri

En güzel şiirler serisine yeni bir video daha. Bu defa Ahmed Arif Şiirleri arasından en etkili olanı ve şairi asıl şair yapan 33 Kurşun adlı şiiri | Seslendiren: Günay Aktürk | Şiir Dinle ve dinlettir.

33 Kurşun - Sözleri

Bu dağ Mengene dağıdır
Tanyeri atanda Van’da
Bu dağ Nemrut yavrusudur
Tanyeri atanda Nemruda karşı
Bir yanın çığ tutar, Kafkas ufkudur
Bir yanın seccade Acem mülküdür
Doruklarda buzulların salkımı
Firari guvercinler su başlarında
Ve karaca sürüsü,
Keklik takımı…

Yiğitlik inkar gelinmez
Teketek döğüşte yenilmediler
Bin yıllardan bu yan, bura uşağı
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü değil bu
Gökte yıldız burcu değil
Otuz üç kurşunlu yürek
Otuz üç kan pınarı
Akmaz,
Göl olmuş bu dağda…

Yokuşun dibinden bir tavşan kalktı
Sırtı alaçakır
Karnı sütbeyaz
Garip, ikicanlı, bir dağ tavşanı
Yüreği ağzında öyle zavallı
Tövbeye getirir insanı
Tenhaydı, tenhaydı vakitler
Kusursuz, çırılçıplak bir şafaktı

33 kurşun - ahmed arif

Baktı otuz üçten biri
Karnında açlığın ağır boşluğu
Saç, sakal bir karış
Yakasında bit,
Baktı kolları vurulu,
Cehennem yürekli bir yiğit,
Bir garip tavşana,
Bir gerilere.

Düştü nazlı filintası aklına,
Yastığı altında küsmüş,
Düştü, Harran ovasından getirdiği tay
Perçemi mavi boncuklu,
Alnında akıtma
Üç topuğu ak,
Eşkini hovarda, kıvrak,
Doru, seglavi kısrağı.
Nasıl uçmuşlardı Hozat önünde!

Şimdi, böyle çaresiz ve bağlı,
Böyle arkasında bir soğuk namlu
Bulunmayaydı,
Sığınabilirdi yüceltilere…
Bu dağlar, kardeş dağlar, kadrini bilir,
Evvel Allah bu eller utandırmaz adamı,
Yanan cıgaranın külünü,
Güneşlerde çatal kıvılcımlanan
Engereğin dilini,
İlk atımda uçuran
Usta elleri…

Bu gözler, bir kere bile faka basmadı
Çığ bekleyen boğazların kıyametini
Karlı, yumuşacık hıyanetini
Uçurumların,
Önceden bilen gözleri…
Çaresiz
Vurulacaktı,
Buyruk kesindi,
Gayrı gözlerini kör sürüngenler
Yüreğini leş kuşları yesindi…

Vurulmuşum
Dağların kuytuluk bir boğazında
Vakitlerden bir sabah namazında
Yatarım
Kanlı, upuzun…

Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız

Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

ahmed arif - 33 kurşun şiiri

Ölüm buyruğunu uyguladılar,
Mavi dağ dumanını
ve uyur-uyanık seher yelini
Kanlara buladılar.
Sonra oracıkta tüfek çattılar
Koynumuzu usul-usul yoklayıp
Aradılar.
Didik-didik ettiler
Kirmanşah dokuması al kuşağımı
Tespihimi, tabakamı alıp gittiler
Hepsi de armağandı Acemelinden…

Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız
Karşıyaka köyleri, obalarıyla
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu,
Komşuyuz yaka yakaya
Birbirine karışır tavuklarımız
Bilmezlikten değil,
Fıkaralıktan
Pasaporta ısınmamış içimiz
Budur katlimize sebep suçumuz,
Gayrı eşkıyaya çıkar adımız
Kaçakçıya
Soyguncuya
Hayına…

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

Vurun ulan,
Vurun,
Ben kolay ölmem.
Ocakta küllenmiş közüm,
Karnımda sözüm var
Haldan bilene.
Babam gözlerini verdi Urfa önünde
Üç de kardaşını
Üç nazlı selvi,
Ömrüne doymamış üç dağ parçası.
Burçlardan, tepelerden, minarelerden
Kirve, hısım, dağların çocukları
Fransız Kuşatmasına karşı koyanda

ahmed arif - günay aktürk

Bıyıkları yeni terlemiş daha
Benim küçük dayım Nazif
Yakışıklı,
Hafif,
İyi süvari
Vurun kardaş demiş
Namus günüdür
Ve şaha kaldırmış atını.

Kirvem hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki…

AHMED ARİF

Dinlemeye Devam Edin:

 

Dinleyin: Ahmed Arif – Hani Kurşun Sıksan Geçmez Geceden

Dinleyin: Can Yücel – Anladım Şiiri

Daha Fazla Dinleti İçin Youtube Kanalımızı Ziyaret Edin 

Read more

Alengirli Şiir – Ali Lidar | Günay Aktürk Seslendirme

alengirli şiir - ali lidar

Ali Lidar - Aşk Şiirleri

Günay Aktürk kanalından herkese merhabalar. En güzel Şiirler serisine yeni bir video daha. Bu defa Ali Lidar ve Alengirli Şiir adlı şiiri | Sözleri aşağıdaki gibidir. Şiir Dinle ve dinlettir.

Alengirli Şiir - Sözleri

Ben seni severim sevmesine de
toplum buna hazır değil.
Nükleer denemeler, Kyoto sözleşmesi
küresel ısınma falan.
Belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü.
Biraz Nietzsche biraz Kant kafan karışmış belki.
Parlıamanet’i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
Pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
Kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir, derdi.
İyi kitaplar okudum bir boka yaramadı…

Ben seni severim aslında da
düzenim bozulur diye korkuyorum.
Durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar.
Sinemaya gitmeye, ele ele tutuşmaya falan kalkarız.
İşin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
Küsmesi, barışması,ayılması, bayılması…
Hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması.
Meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
Güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır, derdi.
Bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
Hepsi ağzıma sıçtı.

Ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
Her şeyin güzelini sever o.
İdeal birliktelikler ister.
Seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
Ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik.
İçime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
Ben seni severim sevmesine de
İş çıkarmasana şimdi!
Ne gerek var güzelim.

 

Ali Lidar
Alengirli Şiir

Buradan Devam Edebilirsiniz:

 

Edebiyat Portal: Küfürlü İltifat – Victor Hugo

Şiir Dinletisi: Ah Ölüm – Yunus Emre

Makale Okuyun: Sen Leyla Olamazsın Sen de Mecnun

Okumaya Devam Edin: Güzel Sözler, Anlamlı Fısıltılar

Daha Fazla Dinleti İçin Kanalımızı Ziyaret Edin: Günay Aktürk

Read more

Sen Leyla Olamazsın Sen de Mecnun

leyla ile mecnun

Leyla İle Mecnun

leyla ile mecnun

Sen Leyla olamazsın. Sen de Mecnun. Simgeleri taklit edip durmayın. Sizin kendi sevme biçimleriniz var. Çevrenize kişiliğinizden izler bırakıyorsunuz. Ve pek çoğunuz hayal kırıklığısınız, hak verin. Çünkü hepiniz haklısınız! Hepiniz kirlisiniz. Yani diğerinin gözünde.

Bu bülbül diyaframdan konuşmazdan evvel bir karga sureti taşırdı! Sesini hiç dinlemediğiniz şu karga ise bülbül soyludur. Gül, başı bağlı bir manastır fahişesidir özünde! Kalbi kırılana menekşeler gönderilmeli ki acısıyla bütünleşebilsin!

Bu mağaraların bir harabeyi ya da sarayları andıran görüntülerine aldanmayın. İçine girip bakmanız gerekir. Pek çoğunun girişi keyifli, çıkışı kayalıktır.

Kişiliğinden izler bırakır çevresine… Yine de bu bir ölçüt değildir. İzler her zaman nihai sonucu vermez. Bazen de zamanla oturur kişinin kişiliği. Düz çizgi bozulur, eğri çivi düzelir darbe yedikçe. Bilemezsiniz. Kumardır insan insana. Leyla ile Mecnun efsane olarak kaldığı sürece güzeldir.

Edebiyat ilhamını gerçek yaşamdan alsa da çoğu zaman yaşanmak isteneni anlatır. Yine de mümkündür gerçek yaşamın edebiyata göre uyarlanması. Yeter ki yeterince mürekkep tüketmiş olsun insan deneyimi!

 

Günay Aktürk

[vc_columnabiliz_text][vc

 

[/vc_column_text][/vc_column]

Read more