Yannis Ritsos – Değiş Tokuşlar | Şiir ve Video

Değiş Tokuşlar şiiri için yapılmış Bosch estetiğinde doğa ve insan dönüşümü alegorisi

Ağzının Nice Güzel Olduğunu Bilseydin...

Yannis Ritsos, modern Yunan şiirinin en güçlü seslerinden biridir. Değiş Tokuşlar şiirinde, nesnelerin, mekânların ve varoluşun yer değiştirmesi üzerinden insanın dünyayla kurduğu bağ şiirsel bir metafora dönüşür.

Bu şiirde gerçeklik, sürekli bir değişim hâlindedir; evler tarlaya, insanlar kuşlara, bakışlar dokunuşlara dönüşür. Ritsos’un dili yalın ama derindir; gündelik olanı metafizik bir alana taşır.

🎶 Şiir Fon Müziği: Otnicka – Where Are You

Değiş Tokuşlar – Şiir Metni

Arabayı tarlada bıraktılar; tarlayı eve getirdiler.
Sonsuz değiş tokuşlar biçimlendiriyordu
önemini nesnelerin.

Yerini kırlangıçla değiştirdi kadın,
çatıdaki yuvaya oturdu ve cıvıldadı.
Yıldızlar, kuşlar, balıklar, çiçekler, yelkenliler
dokudu onun dokuma tezgahına geçip kırlangıç.

Ağzının nice güzel olduğunu bilseydin eğer
Gözlerimden öperdin seni görmeyeyim diye.

Yannis Ritsos

* Kaynak: Dünya Şiir Antolojisi)
* Ataol Behramoğlu – Özdemir İnce
* Sf. 374

Değiş Tokuşlar şiiri için yapılmış Bosch estetiğinde doğa ve insan dönüşümü alegorisi

Gitmeden Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Güçlüysen Eğer – Tavsiye Kitap

güçlüysen eğer, tavsiye kitap

Tavsiye Kitap - İnsan İnsanın Geleceğidir

Güçlüysen eğer, durdur şu gökyüzündeki yıldırımları. Kasırganın yuttuğu şehirleri çekip al ölüm hortumunun ağzından. Zamanı geriye çevir güçlüysen. Eline paslı bir bıçak geçiren kolaylıkla alabilir bir canı ama ölüleri diriltsene madem! Bunca kudretliysen bu akşam da kuzeyden batsın güneş. Yarın kar yağsın Sahra Çölü’ne. Sibirya’da gölgelik yer arasın insanlar.

Provalı ölümlerin üstündeki “alın yazısı” örtüsünü kaldır at güçlüysen. Önce zulüm sofrasındaki ekmeği kan değirmenlerinde pişirmekten vazgeç. Kaostan doğan kargaşayı yaratan fıtrattan söz et biraz da: meydanlara kendi heykelini dik ki fıtratın ete kemiğe bürünmüş halini görsün insanlık!

Güçlüyüm diyorsan, sustursana şu kahkaha seslerini! Unuttur mizahı, kitapları hiç yazılmamış zannettirsene! Umut etmeyi yasakla demiyorum sana. Kimse hatırlamasın ya onun ne olduğunu! Ertele baharı, koyu karanlıklar çöksün gün ortasında. Hiçbirini yapamazsın bunların. Peki, ya bugün hiç kimsenin aç yatmamasını sağlayabilir misin? Kurtarabilir misin insanlığı yoksulluktan ve yoksunluktan? Öyleyse nedir seni güçlü yapan? Sadece emirler yağdırmak mı?

Read more

Dünyanın En Tehlikeli Hayvanı | İnsan Üzerine Bir Deneme

Dünyanın en tehlikeli hayvanı olan insanı simgeleyen, sürü psikolojisi ve biat kültürünü anlatan felsefi deneme görseli

Hayvan Olmak İçin Masum Olmak Gerekir

Birkaç basit yeteneği vardı adamın. Sakız çiğneyebiliyordu mesela. Sol kroşesi sağlamdı. Yüksek tirajlı gazeteleri okur, çoğunluğun dilinden konuşurdu. Birileri yuhalanacaksa mesela ya da linç edilecekse bir yazar, suikaste kurban gidecekse bir gazeteci, ona havale edilirdi o işler. O yapar, diğerleri alkış tutardı.

Nietzsche’nin dediği gibi: “Hayvan olmak için masum olmak gerekir!” Bu yüzden de hayvan değildi o. Hayvan ile insan arasında bir yerdeydi… Olgunlaşmamış bir meyve! Yarım yamalak bir eskiz. Veyahut henüz astarı çekilmemiş bir duvar. Yani olması gerekenden birkaç adım önceki hali.

Bilimden ve sanattan uzak durur, Kendi başına birey olamadığı için bir derneğe, vakfa ya da partiye ihtiyaç duvar ve belki de en önemlisi, beynine biat kültürünün yuvalanmış olmasıdır.

Bütün bunlar onu bu gezegenin en tehlikeli canlısı yapıyor. Yani içgüdülerinin öğretilerini, düşünen beyni tarafından kurup kurguluyor olması. Yani kısacası hayvan beyninde sıkışıp kalmış bir insan bilinci!. 

Günay Aktürk

Dünyanın en tehlikeli hayvanı olan insanı simgeleyen, sürü psikolojisi ve biat kültürünü anlatan felsefi deneme görseli
Read more
Powered by Gelecek Internet