Deli Derviş

Deli Derviş

Deli Derviş

Ayağımda çarık elimde asa,
Gezerim âlemi günler içinde.
Silinmiş gönlümden dert ile tasa;
Muhabbet eylerim canlar içinde.

Ne faniler gördüm ölüden farksız,
Ne ölüler gördüm diriden farksız,
Ne garipler gördüm ocaksız yurtsuz;
Birde padişahı hanlar içinde.

Yiyecek ekmeğe muhtaç bir kulun,
Kaybetmiş çaresiz sasırmış yolun,
Nicedir aç gezer ayağı yalın;
Dilinde duası kanlar içinde.

Günay’ım devranı seyre dalmışım,
Kendimi âlemden uzak bulmuşum,
Çok can’ı gurbette naçar görmüşüm;
Şaşırmış yolunu dinler içinde.

Günay Aktürk

Deli Derviş
Read more

Ömrüm Kervan Sevdan Yoldu

ömrüm-kervan-sevdan-yoldu

Ömrüm Kervan Sevdan Yoldu

ömrüm-kervan-sevdan-yoldu

Ömrüm kervan sevdan yoldu
Hasretinle del eyledim
Ne bir gece ne bir yıldı
Hayalinle dem eyledim

Gözlerimde yaşlar oldun
Damla damla ömre doldun
Bir görünüp beş kayboldun
Gözlerimi kör eyledim

Sen bir sultan bense köle
Ateşinle döndüm küle
Emret kıyam ben bu cana
Ahireti yol eyledim

Dünya malı sana yardı
Para dedin geldi ardı
Bu saltanat aklın aldı
Gözyaşımı sel eyledim

Günay Aktürk

Read more

Yaşamaya Dair Şiiri

yaşamaya dair

Yaşamaya Dair - Günay Aktürk

Yaşamaya Dair

YAŞAMAYA DAİR – SÖZLERİ

 

İhanet orduları kuşatmış evliliği.
Çocuk özlemleriyle bozulmuş nikâh.
Hayallere kadar çekilmiş
bir yuvaya duyulan hasret.
Her kâbus, bir düşe yolcu.

Aşk dedikleri şey
iki bacak arasından doğuyor artık!
Modern mecnunlar, bir parça kalça,
dolgun bir göğüs için düşer oldular çöle.
Bu kadar mı kolay çıkılır insanlıktan?

Artık gözlerini kaçırır oldu dostum benden.
Rastgele bakışmalarla buluşuyoruz ara sıra!
İmalı sözlerle kalp kıran deyyus,
Uzaklaştığı yerden küfrediyor şimdi!

Kalbim çarpmıyor artık hiç kimse için.
Bedenim soğuk,
hissedebiliyorum yaşarken öldüğümü.
Gel gör ki inancım da kaybolmuş,
yakmışım Tanrıyı düşüncelerimde.
Dine de su kattılar rakıdan sonra,
bir tanrı göremiyorum beni avutacak.

Günay Aktürk

Read more

Aziz Nesin Annem Şiiri – Sesli Şiir | Günay Aktürk

Aziz Nesin’in eşi ve iki çocuğuyla birlikte çekilmiş aile fotoğrafı

Aziz Nesin’in Yürek Burkan Annem Şiiri Üzerine

Aziz Nesin Annem Şiiri, Türk edebiyatının en dokunaklı anne anlatılarından biridir. Nesin’in kendi annesine duyduğu derin sevgi, yoksulluk, yokluk ve erken bir ölümün bıraktığı izler bu kısa metinde büyük bir duygu yoğunluğuyla ortaya çıkar. Bu sayfada şiirin hem tam metnini hem de benim sesli yorumumu bulabilirsiniz. Şiir; kadının toplumdaki görünmez yükünü, yoksulluğun gölgesinde geçen bir hayatın acısını ve değişmesi gereken düzeni yalın ama çarpıcı bir dille anlatır.

Aziz Nesin – Annem Şiiri (Tam Metin)

Bütün anneler, annelerin en güzeli…
Sen, en güzellerin güzeli.
On üçünde evlendin,
on beşinde beni doğurdun.
Yirmi altı yaşındaydın,
yaşamadan öldün…

Sevgi taşan bu yüreği sana borçluyum.
Bir resmin bile yok bende.
Fotoğraf çektirmek günahtı.
Ne sinema seyrettin ne tiyatro.
Elektrik, hava gazı, su, soba
ve karyola bile yoktu evinde.

Denize giremedin, okuma yazma bilmedin.
Güzel gözlerin kara peçenin arkasından baktı dünyaya.
Yirmi altı yaşındayken yaşamadan öldün…

Anneler artık yaşamadan ölmeyecek.
Böyle gelmiş ama böyle gitmeyecek!

Aziz Nesin

📌 Gitmeden Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Asın Beni – Günay Aktürk

Asın Beni Şiiri

Asın Beni | Cellat, Zulüm ve Direniş

Asın Beni… Bu şiiri yazarken sakin olduğumu söyleyemem. Hatta başta ne yazdığımı da tam olarak bilmiyordum. “Asın beni” dedim, evet, dedim ama bu bir çağrı mıydı yoksa öfkenin ağzımdan kaçan bir parçası mıydı hâlâ emin değilim.

Cellat diyorum ama kimi kastettiğimi ben bile netleştiremiyorum. Bir insan mı bir düzen mi yoksa yıllardır içimize yerleşmiş o korkak itaat mi? Hepsi olabilir. Bazen cümleler fazla sert geliyor kulağıma, sonra tekrar okuyorum ve yetmediğini düşünüyorum. “Asın beni” derken aslında kendimi ortaya atıyorum. Başkalarını işaret etmek kolaysa da insanın kendini hedefe koyması zor. Bu bir kahramanlık değil. Aksine, bir acziyet hâli. Gücüm yetmediği için bağırıyorum ya zaten. Bunu da saklamıyorum.

Cellat diyorum ama kimi kastettiğimi ben bile netleştiremiyorum. Bir insan mı bir düzen mi yoksa yıllardır içimize yerleşmiş o korkak itaat mi? Hepsi olabilir. Bazen cümleler fazla sert geliyor kulağıma, sonra tekrar okuyorum ve yetmediğini düşünüyorum.

Öfkeyi törpülemek istedim, izin çıkmadı içimden. Belki de bu şiir, bitmiş bir metin değil; benim içimde hâlâ süren bir hesaplaşmanın tutanağı. Eğer bu metin rahatsız ediyorsa, bundan memnun değilim ama şaşırmıyorum. Çünkü ben de yazarken rahat değildim. Belki de tek dürüst tarafı bu.

Asın Beni Şiiri

Asın Beni

Asın beni meydanlık bir yerde.
Çarşı ortasında mesela.
İbreti alem için olsun, din adına,
insanlık namına!
Din adına vaazlar verilsin,
birbiri ardına gelsin fetvalar.

Keskin bir satır getirsin cellat,
birde Kur-an.
El bassın kitaba.
Döksün orta yere kanını bir kafirin
ve satsın kararmış benliğini,
yedi hurili bir cennet uğruna.

Tanrılardan ateşi çalan bir yobaz olmalı.
Tutuşturup attığı için cehalet meşalesini
aydınlığın üzerine,
yanar durur karanlık alevlerde
ateşe semah dönen canlar…

Yandık!
Asıldık!
Basıldık mabetlerimizde.
Ne bahar ne mevsim dinledi cellat.
Kastedilen bilgelik bu değildi oysa,
Biz, yaradanı sevmiş olamayız yobazdan ötürü!
Biz, yaradanı da eli kanlı bilmezdik
Yaradanı da menfaatiyle gizlemediyse yaradılan!

Asın beni biraz da bu yüzden.
Kurşuna dizeceğim yoksa cehaleti.
Hak için halkı yakanları,
mürekkebinde boğacağım kalemimin.
Asın beni biran önce!
Asın!
Asın yoksa kararacak
ak nasırı ellerimin!

Günay Aktürk

Read more

Eyüp Yarası | Günay Aktürk

Eyüp Aktürk

Eyüp Yarası | Günay Aktürk

Eyüp için dökülen göz yaş ile
İkrar verdim seni sende bir gördüm
Bir idim bin oldum sonsuz aşk ile
O zaman canları serde bir gördüm

Özümde gördüğüm kini aşarak
Dost elinden badeleri içerek
Dört kapıda kırk makamı geçerek
Tanrıyı semada yerde bir gördüm

Ben idim dervişi ben bu asrın
Erenler katında olmaz kusurun
Hakikat yolunda şah’ı kulunun
Özünde yanarken korda bir gördüm

Geçtim sabır ile nefis darını
Sevdim yarattığı hakkın kulunu
Günay’ım öğrendi hakkın yolunu
Eyup yarasını günde bir gördüm

Günay Aktürk

Read more

Kimim Ben

Şair ve yazar Günay Aktürk’ün portre fotoğrafı

Günay Aktürk Kimdir

Günay Aktürk derler bir yıldız tozuyum. Maddenin düşünen hali. İlkel bir bedende modern yapılanma!

Yaşayan beş maymun türünden biriyim. Ötekiler aslını reddetme derdinde. Ötekilerin içinde hep “ötede” duran! Okumak, düşünmek ve yazmak… Zihnimin tek boşalım mekanizması. Belki biraz edepsizce! Ama tabusuz, kanunsuz. Fakat onurluca…

Dar kafalı terörist dünyaya bir mesajım var. İnanıyorum ki insanlığı kurtaracak olan bilim ve sanattır. Biri cehaletini yontacak, öteki hayvanlığını. Uzun yıllardır kendime soruyorum. Soruyorum ki, kimim ben? İnsan mı? Maymun mu? Tırtıl mı?

Doğmadan önce de buralardaydım fakat bir ruh olarak değil. Ah hayır, o bende yok! Belki bir enerjiyim, belki bir frekans! Su buhar oldu ve: “Ben maddenin gaz haliyim” dedi buluta. Buharın aslı gaz mıdır? Yağmur olup düştü toprağa. Aslı su mudur? Belki her şeyden bir parçayım. belki kainatın ta kendisi…

Şair ve yazar Günay Aktürk’ün portre fotoğrafı

En-el Hak | Hiç

Milyarlarca ışık yılı uzaklardan geldim ben. Kimliğim, ırkım, cebimdeki beş bilgi etmez kâğıt ya da demirden metalikler, üzerimi örten şu ahlaksız çar çaput ve ardım sıra çağırdıkları yabancı isim de sıkmaya başladı artık varlığımı.

Kendi zerrelerimi görüyorum gözümün iliştiği ne varsa. Kendimi içiyorum su diye, kazmayı vurduğum toprak benden bir parça. İsin en tuhaf yanı ise Roza, kendime aşık oluyorum bir başkasında. Bir başkasının olmadığının da farkındayım üstelik ve buna rağmen her şeye ve herkese sevdalanıyorum işte.

Sen bari anla beni Roza. Sen bari anla. Mecaz yapmıyorum. Dokunduğum her şeyden milyarlarca ışık yılı uzaktayım. Mecaz yapmıyorum, anla beni. Mesela sürekli kendime sesleniyorum ama hep üzerine alıyor yabancı kulaklar. Ahh Roza ah! Keşke aklını yitirmeseydin de anlayabilseydin beni. Ama sen evindesin sevgilim. Ha? Şimdi anlayabildin mi bir parça ucundan bucağından? Anlamak hiç bu kadar anlamını yitirmemişti bu güne kadar.

Yani diyorum ki her şey yerli yerinde, bir ben uzağım koptuğum benden. Kendimi aramıyorum artık. Buldum onu. Buldum lakin hala ait değilim ona. Cem değilim. Cemdenim ama. Ölmeden önce öldüm Roza. Ben bir sonluyum ve içimdeki sonsuzluk öldürüyor beni her saniye. İçimde yaşayanı öldürmedikçe de mümkün olmayacak doğumum.

Beni çağıran toprak değil. Hayır. Çünkü o da benden bir parça. Ama o da zihinsiz ve bu yüzden evinde oturuyor milyarlarca yıldır. Ben bozuldum. Ben benden uzaklaştım. Enel Hakk eyy Roza Enel Hakk! İçimde yaşayan o ikinci bilinci öldürmedikçe rahat yok bana. Çünkü bilinci kapalıydı hakkin varoluştan beridir ve o kendi varlığını bende tanıdı. Enel Hakk ey umutsuz bilgeliğim… Artık evime dönmek istiyorum ben…

Günay Aktürk

Bendeniz Günay Aktürk’ün yazı dili; şiir, deneme ve aforizma arasında dolaşır. Kısa ama yoğun cümlelerle kurulan bu düşünce alanı, özellikle Günay Aktürk Aforizmalar başlığı altında toplanan metinlerde belirginleşir. Bu aforizmalar, yazarın hayata, insana ve varoluşa dair sorularını en sade hâliyle ortaya koyar.

Yayımlanmış Günay Aktürk Kitapları

Bir çocuğun elinde tuttuğu “Umudun Çocuğu” adlı kitabın kapağının net biçimde göründüğü, edebi temalı bir sahne
Sanrılar romanı günay aktürk
Günay Aktürk'ün İnsan İnsanın Geleceğidir kitabının kapak tasarımını gösteren, insan figürlerinden oluşan kalabalık bir yüz silüeti ve düşünsel temalı bir kompozisyon

Seslendirme Çalışmaları İçin Youtube Kanalımı Ziyaret Edebilirsiniz

Read more

Intro

.:: KATEGORİLER ::.

.:: AKIL FİKİR PORTALI ::.

Read more