Ne Olursan Ol – Mevlana Celaleddin-i Rumi

Ne Olursan Ol Gel - Mevlana Celalettin Rumi (Günay Aktürk dinle)

Ne Olursan Ol - Mevlana Celaleddin-i Rumi

Ne Olursan Ol Gel
Mevlana Celaleddin-i Rumi
Yorum : Günay Aktürk

İtil, Ütül, Atıl, Katıl Ama Satılma!

Paranı ver, gönlünü ver, canını ver ama sırrını verme.
Günlerini say, kazancını say, büyüklerini say ama yerinde sayma.
İşini beğen, aşını beğen, eşini beğen ama kendini beğenme.
Emek ver, kulak ver, bilgi ver ama sakın boş verme.
Fidan büyüt, çocuk eğit, yoksul besle ama kin besleme.
Davet et, hayret et, ülfet et, affet ama ihanet etme.
Kitap oku, meslek oku, dünyayı oku ama lanet okuma.
Sınıfını geç, hayatını seç, rakibini seç ama gülüp geçme.
Gönül al, dost al, yoldaş al ama beddua alma.
Yaklaş, tanış, konuş, ama uzaklaşma.
Doğrul, sayrıl, evril, devril, ama eğrilme.
Hislen, tasalan, seslen, uslan ama paslanma.
İtil, ütül, atıl, katıl ama satılma.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Gitmeden

Kısa Makaleler (Kısa Ama İşlevsel)

Uzun Makaleler (Uzun Ama Keyifli)

Read more

Nazım Hikmet ve Biz Şiiri : Tereci Tere Satar Biz Vatan Satarız

Nazım Hikmet ve Biz Şiiri (Günay Aktürk)

Nazım Hikmet Şiirleri

Nazım Hikmet ve Biz Şiiri
(Tereci Tere Satar Biz Vatan Satarız)
Yorum: Günay Aktürk

Nazım Hikmet‘in “Biz” adlı şiiri, toplumun ortak sorunlarına dair önemli bir mesaj taşırken, başarılı bir metafor kullanımı da içermektedir. Şiirin girişinde, kulede oturan bir adamdan bahsedilir ve aslında bütün bir yapı, bu temel üzerinde yükselir. Bu metaforik ifade, diktatör liderleri temsil etmektedir.

Kuledeki adam, toplumun üzerindeki egemenliği elinde bulunduran liderleri sembolize etmektedir. Bu liderler, kendilerini “yüksek” bir konumda görmekte, halkın üzerinde bir güç ve kontrol hissi yaratmaktadırlar. Ancak bu güç ve kontrol, halkın yaşam kalitesini düşürerek, insanları kötü koşullarda yetiştirmekte, toplumsal sorunların artmasına neden olmaktadır.

Nazım Hikmet ve Biz Şiiri

Kulede bir başına bir adam oturur.
Önünde milyonlarca düğme var.
Düğmenin birine bastı mıydı
Bizlerden biri ya kolunu kaldırır
Ya adam öldürür, ya çişini eder!

Tereci tere satar, biz vatan satarız.
Biz kurşuna dizeriz düşünceyi.
Hiçbir şey düşünmeyeceksin.
Hatta hiçbir şey düşünmediğini bile

Bir ilâcımız var bizim,
Şırınga ettik mi insana
İstediğimizi söyletiriz.
Biz insan eti yeriz.
Pek güzel oluyor nohutlu yahnisi.
Ucu kurşunlu kırbaca pek meraklıyız.

Kapıya şapkanı as, gir içeriye,
Yat karımızla!
Biz görünce şapkayı
Döner gideriz rahatsız olmayın diye.

Çocuklarımız!
Kıçlarına etiket yapıştırılır.
Piçhanelerde yetiştirilir.

Yatağa yatmadan yastığın altına bak.
Oraya girmiş olabilir bizlerden biri.
Geçenlerde güneş tutuldu ya
Bu fesatlığı da biz yaptık,
Propaganda kuvvetiyle.

En iyisi bizi asmak
Bizi kesmek
Hapislere atmak bizi
Bizi atomlamaktır!

Nazım Hikmet
1947

Kısa Makaleler (Kısa Ama İşlevsel)
Uzun Makaleler (Uzun Ama Keyifli)

Nazım Hikmet – Mikail Refili’ye Ağıt
Nazım Hikmet – Ben Bir Ceviz Ağacıyım
Nazım Hikmet – Nikah Hikayesi

Daha Fazlası İçin Youtube Kanalımızı Ziyaret Edin

Read more

Mikail Refili’ye Ağıt – Nazım Hikmet Ran

Mikail Refili’ye Ağıt – Nazım Hikmet Ran

Nazım Hikmet Ran’ın Mikail Refili’ye Ağıt Şiiri Hakkında

Mikail Refili’ye Ağıt, Nazım Hikmet Ran’ın ölüm, kayıp ve devrimci yoldaşlık temasını işlediği; Azerbaycanlı edebiyatçı ve eleştirmen Mikail Refili’nin ölümüne yazılmış bir şiirdir.

Şiirde yas, yalnızca kişisel bir acı olarak değil; aynı düşünce dünyasını paylaşmış insanların ardından duyulan ortak bir eksiklik olarak dile gelir. Nazım Hikmet, bu ağıtta bireysel kaybı aşarak, entelektüel ve ideolojik bir yoldaşlığın sessizce devam eden izlerini görünür kılar.

Mikail Refili’ye Ağıt - Tam Metin

Neslimin yaprak dökümü başladı,
Çoğumuz, kışa giremeyeceğiz.

Deliye döndüm refili,
haberini alır almaz…
Ne diyecektim…
Aklında mı, mikail?
Ama artık aklın yok,
burnun, ağzın, gözlerin yok…
Kardeşim! bir kemik yığınısın
Bakü’de bir mezarlıkta.

Ne diyecektim?
Moskova’da, bizde, bir yılbaşı gecesi,
Sofrada, dibinde donanmış çam ağacının,
Kocaman bir oyuncak gibiydin pırıl pırıl.
Pırıl pırıl gözlerin, dazlak kafan,
Saygıdeğer göbeğin.

Dışarıda geceye bulanmış karşı bir orman.
Sana bakıp düşünüyordum:
Eski şarap fıçısı gibi keyifli, hazret,
Eski şarap fıçısı gibi sağlam.
Benden çok sonra ölecek.
Arkamdan bir de makale döktürür,
Bir şiir yahut:
“Nazım’la moskova’da 24’te tanıştım.”

Sahi Mikail! Şair olabilirdin,
Profesör oldun.
Ama mesele bunda değil.
Yapılan işin ya çok iyisi yaşıyor bizden sonra,
Ya çok kötüsü.

Seninki orta halliydi sanırım,
Benimki de öyle.
Yani, sesimiz bu kubbede kalacak diye
Tesellimiz yok.
Ben kendi payıma üzülmüyorum buna,
Tesellisiz yaşamayı becerdim,
Beceririm tesellisiz ölmesini de,
Senin gibi refili.

Naızm Hikmet Ran

Kısa Makaleler (Kısa Ama İşlevsel)

Uzun Makaleler (Uzun Ama Keyifli)

Daha Fazla Dinleti İçin Youtube Kanalımızı Ziyaret Edin

Read more

Kondu Savaşları – Bekir Kilerci

Kondu Savaşları Bekir Kilerci

Bekir Kilerci Şiirleri

Kondu Savaşları | Şair : Bekir Kilerci
Yorum Günay Aktürk

En Güzel Şiirler serisine yeni bir video daha. Bu defa Bekir Kilerci ve “Savaşçının Türküsü adlı kitabından “Kondu Savaşları” adlı şiiri. Yorum: Günay Aktürk | Dinle ve dinlettir.

Kısaca Bekir Kilerci Kimdir?

“Bir işçi çocuğu olarak doğdum, bir işçi çocuğu olarak yaşadım ve sınıfımın savaşçısı olarak öleceğim…”

Bu dizeler, Burhaneddin Akdoğdu‘ya yani Kaldıraç dergisinde kullandığı ismiyle Bekir Kilerci‘ye, ortağımıza, yoldaşımıza ait.

Yazdıklarıyla; biz ortaklarını, devrimci insanı, devrimci kişiliği, hayatı, devrimi anlatan, devrim mücadelesi içinde öğrenmekten ve öğretmekten tereddüt etmeyen, Anadolu devriminin renklerine kendini de katan Bekir Kilerci, 13 Aralık 1997’de işkencede Katledildi.

Savaşçının Türküsü” Kitabından

Kondu Savaşları Bekir Kilerci

Kondu Savaşları - Bekir Kilerci

Gelin sizi bekliyorduk.
Hazırlığı tam yapamadık bu defa da;
ne barikatımız aşılmazdır hala,
ne de yeterince molotof istifledik yanyana.
Ama yine de gelin bekliyorduk sizi.

Elbette sizin binlerce kask kalkan,
cop ve namlunuz var.
Köpekleriniz var yaşlı kadınları ısırabilen
ve köpekleriniz var dört duvar arasında
bedenleri katleden.

Elbette siz kortejlere ateş açıp,
Evlerde kurşuna dizebilirsiniz bizleri.
Yarınlarınız karanlık bir kuyu gibi önünüzde dursa da
Bugün bunları yapmak sizin için hala mümkün.

Ama yabana atmayın bizi de.
işte, taş atmayı öğrendik yeniden.
Benzin en çok molotofa yakışırmış bunu öğrendik.
Öğrendik ki hak dediğin sokakta alınır,
silaha karşı taş ve sopayla bile
savaşılır ve kazanılırmış;
İnancı uğruna ölümü yenen öğretti ki yeniden
Bazen eylem yaşam adına verilen son nefestir
ve bu nefes anlamsız geçirilen
on yıllara bedeldir.

Buna rağmen hala korkanlar var içimizde,
yalan vaadlere kananlar
ve tümüyle satılmışlar.
İşte bizim emekçi saflar.
Ancak bunlar gelip geçici,
Her eylem yaklaştırıyor muhteşem finali.
Dün korkan bugün en önde savaşan;
Dünün yalan vaadi bugünkü öfkemizin bir nedeni.
Ve satılmışlar bitler gibi teker teker ayıklanacaklar.

Ve bilmelisiniz ki
On iki saat bantta duran nöbet bekleyebilir tüm gece;
Çelik halat taşıyan kollar bir tüfeği rahatça kavrar
ve dokuma tezgahında işleyen eller
sargı bezi işini halleder.
Gelin sizi bekliyorduk.
Güneş doğarken gelirler diyorduk.
İşittik helikopterinizin pat patını.
Tepeden izledik asfalt yolu tırmanışınızı.
Gördüğümüzde şaşırmadık
işgal kuvvetleri gibi alana yayılışınızı.
Ne de olsa sizin için buralar
Düşman toprakları.

Bekir Kilerci

SIRADAKİLER

Read more

Deprem Şiiri – Tevfik Fikret | En Güzel Şiirler

Deprem Şiiri (Verin Zavallılara) – Tevfik Fikret’in Balıkesir depremi üzerine yazdığı şiiri

Tevfik Fikret’in Deprem Şiiri Üzerine

Deprem Şiiri (Verin Zavallılara), Tevfik Fikret tarafından 1898 yılının Şubat ayında Balıkesir’de meydana gelen ve o güne kadar görülmemiş büyüklükteki yıkıcı deprem üzerine kaleme alınmıştır. Bu felaket, Balıkesir’i hem maddi hem de manevi açıdan derinden sarsmış; ancak dönemin basınında ve kültür hayatında, büyüklüğüyle orantılı bir karşılık bulamamıştır.

İstanbul basını konuya tamamen sessiz kalmasa da, yaşanan acının yeterince görünür olmadığı bir ortamda Tevfik Fikret bu şiiri yazarak yayımlar. Deprem Şiiri, kamuoyunun dikkatini Balıkesir’e çeviren güçlü bir vicdan çağrısı hâline gelir. Fikret’in bu duyarlılığı sayesinde Balıkesirli depremzedelerin yaraları kısa sürede sarılır; şiir, edebiyatın toplumsal sorumluluk üstlendiği nadir örneklerden biri olarak tarihe geçer.

Tevfik Fikret - Deprem Şiiri Sözleri

verin zavallılara - Tevfik Fikret

Depremde yıkılmış bir köy!
Şu yanda bir çatının çürük direkleri fırlamış yerinden.
ötede çamur yığıntısına benzeyen bir zemin katının
Yıkık temelleri gözüküyor.
Uzakta bir ev yere doğru eğilmiş, hemen yıkılıp gidecek.
Önünde bir kadın…
Of artık istemem görmek!
Bu levha yüreğimin çarpması içinse yeter.

 

Tevfik Fikret

Read more

Malcolm X : Amerikan Rüyası Görmüyorum, Amerikan Kâbusu Görüyorum.

malcolm x sözleri - günay aktürk

Bütün Uyuyanları Uyandırmaya Bir Tek Uyanık Yeter

Malcolm X Sözleri
Yorum : Günay Aktürk

Dünya Edebiyatı Seçme “Motivasyon Videoları” serisine yeni bir video daha. Bu defa suikast sonucu öldürülen, insan hakları savunucusu ve gelmiş geçmiş en etkili siyahi Amerikalılardan biri olan Malcolm X ve Motivasyon tadında seçme sözleri. Yorum: Günay Aktürk

Kısaca Malcolm X Kimdir?

Malcolm x Altı yaşındayken babası öldürüldü. On üç yaşına geldiğinde, annesi gittikçe kötüleşen durumu nedeniyle Michigan eyaletinin Kalamoza akıl hastanesine yatırıldı ve kendisi koruyucu aileye verildi. Yaşamına bir süre bu şekilde devam etti.

1946 yılında (20 yaşındayken), hırsızlık ve hâneye tecavüz suçlarından hapishaneye girdi. Hapishanede “İslam Ümmeti” (İngilizce: Nation of Islam) isimli siyahî harekete katıldı.

1952 yılında şartlı tahliye edildi. Tahliye edildikten sonra kısa zamanda hareketin liderlerinden biri hâline geldi. Bu hareketin en meşhur siması olduğu yaklaşık 12 yıl içinde, siyâhî üstünlüğüne inandığı İslam Ümmeti öğretileri doğrultusunda, siyah ile beyaz Amerikalılar’ın ayrılması gerektiğini savundu ve sivil haklar hareketinin ırksal bütünleşme vurgularına karşı alaycı tavırlar sergiledi.

Malcolm X kimdir

malcolm x kimdir - Günay Aktürk Seslendirme

1964 yılının Mart ayında; Malcolm X, İslam Ümmeti (siyahi hareket) ve lideri Elijah Muhammed ile ilgili büyük bir hayal kırıklığına uğradı. En sonunda da hareketi ve öğretilerini reddetti. Devamında Sünni İslam ile tanıştı. Orta Doğu ve Afrika’da bulunduğu süre zarfından sonra Müslüman Camisi (İngilizce: Muslim Mosque, Inc.) isimli şirketi ve Afro-Amerikan Birliği Örgütü’nü kurmak için ABD’ye geri döndü. Daha sonra da Pan-Afrikanizm, siyahilerin kendi kaderini tayin edebilme ve kendi kendilerini savunma hakkı gibi konuların önemini vurgulayarak ırkçılığı reddederek, “Siyahi bir Müslüman olarak şu an özür dilememe sebep olan birçok şey yaptım. Bir hortlak gibiydim… belli bir yön işaret edildi ve yürümem söylendi.” demiştir.

İslam Ümmeti hareketini terk ettikten sonra Şubat 1965’te, hareketin üç üyesi tarafından suikaste uğradı. Ölümünden kısa bir süre sonra da 20. yüzyılın en etkileyici kitaplarından biri olarak kabul edilen Malcolm X Otobiyografisi (İngilizce: The Autobiography of Malcolm X) isimli biyografisi yayınlandı.

Motivasyon Tadında Malcolm X Sözleri

  • Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.
  • Benim dinim benim kişisel konumdur. O benim kişisel hayatımı, kişisel ahlakımı yönetir. Ve benim dinsel felsefem, benimle inandığım Tanrı arasındadır.
  • Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, “özgürlük” kelimesini lûgatınızdan çıkarın. Özgürlük uğruna savaşmak için bir erkek olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken aklı başında bir insan olmanızdır. Kimse sana özgürlüğünü vermez. Kimse sana eşitliği, adaleti ve başka hiçbir şeyi vermez. Bunları kendin alırsın!
  • İnsanlar bir insanın bütün hayatının bir tek kitapla değişebileceğinin farkında değiller.
  • Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter.
  • İyi siyah veya iyi beyaz olmak gibi bir durum yoktur. İyi veya kötü insanlar vardır.
  • Gerçekle yüz yüze gelemeyecek kadar vatanseverlikle kör olmamalısınız. Yanlış yanlıştır, kimin söylediği önemli değil.

Malcolm X Sözleri

malcolm x sözleri - günay aktürk
  • Ben bir şehit olacaksam, bu kardeşlik uğruna olacaktır. Bu ülkeyi kurtaracak tek şey budur.
  • Müslümanlara göre fazla dünyeviyim; diğerlerine göre fazla dindarım. Militanlara göre, fazla ılımlıyım; ılımlılara göre, fazla militanım.
  • Herkes isyanımı soruyor, kimse isyan ettirene niye zalimsin demiyor.
  • Haysiyetimi ve inancımı satın alamadılar, en büyük öfkeleri buna.
  • Şiddetin avukatlığını yaptığım anlamına gelmesin, ama aynı zamanda, nefsi müdafaa için şiddet kullanılmasına karşı değilim. Nefsi müdafaada olunca ona şiddet demem, aklını kullanmak derim. Barışçıl olun, kibar olun, kurallara itaat edin, herkese saygılı olun; fakat biri size dokunacak olursa onu mezara gönderin.
  • Hayatımın erken dönemlerinde öğrendim ki eğer bir şeyi istiyorsan, biraz gürültü yapsan iyi olur.
  • Bana bir kapitalist gösterin, ben de size bir kan emici göstereyim.
  • Amerikan rüyası görmüyorum, Amerikan kâbusu görüyorum.
Read more

Zengin Bir Görgüsüze – Sappho | Günay Aktürk

Zengin Bir Görgüsüze – Sappho şiirinin sesli okuması, sade fon müziği eşliğinde

Zengin Bir Görgüsüze Şiirinin Anlamı ve Bağlamı

Zengin Bir Görgüsüze maddi varlık ile kültürel ve ahlaki derinlik arasındaki uçurumu görünür kılan çarpıcı bir şiirdir. Şiir, zenginliğin tek başına bir erdem olmadığını; görgü, incelik ve bilgelikle tamamlanmadığında bir tür yoksunluğa dönüştüğünü sezdirir.

Sappho, bu şiirde doğrudan bir öğüt vermekten çok, ironik bir bakışla insanın iç boşluğunu işaret eder. Servetin gösterişe dönüşmesi, şiirin alt katmanında bir tür ruhsuzluk eleştirisine evrilir. Bu yönüyle Zengin Bir Görgüsüze, yalnızca bireysel bir taşlama değil, aynı zamanda zamansız bir insanlık durumunun ifadesidir.

Şiirin gücü, yüksek sesle bağırmasında değil; sade, keskin ve neredeyse fısıltıya yakın bir söyleyişle okuru rahatsız etmesinde yatar. Bu rahatsızlık, şiirin asıl etkisidir.

Kısaca Sappho Kimdir? Sapho Lesbos, Eresos adasında doğmuş, Antik yunan lirik şairi, Afrodit kültü rahibesi, Ekol lideri. Doğumu yaklaşık olarak MÖ 630 ile MÖ 612 arasında; Ölümü MÖ 570 civarında kabul edilmektedir. Eusebius Sapfo’nun 45. Olimpiyatın ikinci yılında yılında en verimli çağını yaşadığından bahseder.

Zengin Bir Görgüsüze – Şiirin Tam Metni

Seni aptal. Sen kendini tüylerle süslemelisin.
Zengin giysilerle. Yığın yığın mücevherle.
Yağmalarla istiflediğin haram paraların üzerine.
Boynundaki altın kolyeler ve parlayan yüzüklerin üzerine.
Etlerin, şarapların, yiyecek yığınlarının üzerine.

Evet. Bardak bardak devirdiğin geçmiştekiler.
Sen sarhoş, kanal faresi, aptal.
Öğretmediler ki sana bilgelik yolunda
bu zenginlik lanetli bir şeydir.
İyi barındırmaz içinde.
Yalnızca bu adammış ikisi mutluluktur:
doğruluk ve saygıdır kutsayan
ölen adamların kısacık hayatını.

Zengin Bir Görgüsüze – Sappho şiirinin sesli okuması, sade fon müziği eşliğinde

Aptal, henüz öfkeyle konuşmuyorum.
Senden öç almak derdinde de değilim.
Sessiz bir ruh yaşıyor benim içimde,
senin gibi çürümüş solucanları hor gören.
Hayır. Ama kaderden kaçılmaz.
Şimdi bile sonun için hüküm verildi.

Sen, şeytan! Öldüğün zaman yatacaksın upuzun.
Hiçsin. Senin gerçek adın da ölecek.
Senin sefil hikayen de çok yaşamayacak.
Senin mezarın;
Piera’nın güllerinden sana kırıntı bile olmayacak orada.
Onların kokuları soluk verir ölümsüz hayatta.
Mezarında yenik, önemsenmeyen biri olarak
dolanacaksın Hades’in yurdunda.
Sahipsiz ölüler tarlasında küçümsenen bir zelil,
alçak bir şey olarak.

Sappho

Kısaca Sappho Kimdir?

Sappho (MÖ 610-570) Alkaios‘un çağdaşı, Yunan Lirizminin büyük ozanı. Yaşamına ilişkin eldeki bilgiler oldukça kısıtlı, tartışmalıdır. Aristokrat bir aileden gelir. MÖ VII. ve VI. yüzyıllarda bugün Midilli adıyla anılan Lesbos adasında yaşamıştır. Bir süre için başka soylularla birlikte Sicilya’ya sürüldüğü, Andros adasından Kerkolas adlı zengin bir adamla evlendiği söylenir. Kaldı ki bunlara karşı çıkanlar da vardır. Sappho üstüne anlatılanların belki de en ünlüsü genç kızlara ilgi duymasıdır.

Ozan şiirlerinde özlü, dolaysız bir dili yeğlemiş; gündelik, kişisel konuları işlemiştir. Sappho’nun şiirlerinden günümüze ulaşan parçalardır sadece. Ama bu parçalılığın, doğal eksiltilerin de şiire başka bir koku kattığı ortadadır. Çağdaş araştırmacılar Sappho söylencesini, ender somut kanıtlarından hareketle, aydınlığa kavuşturmaya çalışmaktalar hala.

Read more

Ben Bir Ceviz Ağacıyım – Nazım Hikmet Ran

ben bir ceviz ağacıyım - nazım hikmet (Günay Aktürk)

Ben Bir Ceviz Ağacıyım | Nazım Hikmet Ran Şiiri – Günay Aktürk Yorumuyla

Ben Bir Ceviz Ağacıyım Nazım Hikmet Ran’ın en bilinen şiirlerinden biridir. Bu sayfada şiirin tam metni yer almakta; ayrıca şiir, Günay Aktürk tarafından yorumlanarak seslendirilmiştir. Video içerik aşağıda yer alacaktır.

Şiire dair hatalı bir iddia:

Nâzım Hikmet’in cezaevinden kaçtıktan sonra sevgilisi Piraye ile polis ablukası altında Gülhane Parkı’nda buluşamadığı ve bu sergüzeştin ardından Ceviz Ağacı’nı yazdığı iddiası, gerçeği yansıtmayan bir hikâyedir. Nâzım Hikmet, Ceviz Ağacı şiirini 1 Temmuz 1957’de Bulgaristan’ın Balçık adlı kentinde yazmıştır. Hikâyede aktarılanın aksine, herhangi bir cezaevinden kaçmayan Nâzım Hikmet, Ceviz Ağacı’nı yazdığında Piraye Altınoğlu’yla değil Münevver Andaç ile birlikteydi.

Ben Bir Ceviz Ağacıyım Şiiri

Başım köpük köpük bulut,
İçim dışım deniz,
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril.
Koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil
Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var,
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul’a.
Yapraklarım gözlerimdir.Şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul’u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında,
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Nazım Hikmet

Gitmeden Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Rücu Şiiri Cemal Safi

Rücu Şiiri’ni simgeleyen, pişmanlık ve aslına dönüş temasını anlatan hüzünlü alegorik sahne

Rücu Şiiri Cemal Safi | Günay Aktürk Yorumuyla

Rücu Şiiri Cemal Safi’nin en bilinen şiirlerinden biridir. Bu sayfada Cemal Safi’nin “Rücu” adlı şiirinin tam metni yer almakta; şiir, Günay Aktürk tarafından yorumlanarak seslendirilmiştir.

Rücu Şiiri – Cemal Safi (Metin)

“Rücu”, Cemal Safi’nin insan ilişkilerine, hayal kırıklıklarına ve kendini kandırma hâllerine dair en sert şiirlerinden biridir. Şiir boyunca karşısındakini değil, aslında kendini muhasebeye çeker.

Rücu Şiiri’ni simgeleyen, pişmanlık ve aslına dönüş temasını anlatan hüzünlü alegorik sahne

Sen benim gözümde bir rivayettin
İlk değil alçağı yüksek görüşüm
Sanma ki sen bana ihanet ettin
O senin aslına rücu edişin

Gün olur kediye düldül derim ben
Gün olur baykuşa bülbül derim ben
Tedirgin etse de gerçek ötüşün
O senin aslına rücu edişin

Caymadım cüceyi yüce görmekten
Caymadım cahile cüret vermekten
Gözümden düşse de hal ve gidişin
O senin aslına rücu edişin

İlk defa vurmadım başımı taşa
Yanıla yakıla geldim bu yaşa
Sanma ki sen beni aldattın hâşâ
Çoktandır başladı bende bitişin
O senin aslına rücu edişin

Kahrını çektiysem vardır bir neden
Sensin bu duyguyu bende üreten
Gübredir toprağı verimli eden
Kim kimi kullanmış şöyle bir düşün
O senin aslına rücu edişin

Oyun bitti bu son perde son gala
Güçlü olsan başarırdın pekâlâ
Aslan rolü yakışmıyor çakala
Bırak da kendine gelsin gidişin
O senin aslına rücu edişin…

Cemal Safi

Read more

Kaybettiğin Yerde Bekleme – William Shakespeare

Shakespeare ruhunu yansıtan tüy kalem, eski kitaplar ve tiyatro maskeleriyle hazırlanmış edebi illüstrasyon

Shakespeare’in En Çarpıcı Metinlerinden Biri

Kaybettiğin Yerde Bekleme William Shakespeare’in insan doğasını en çıplak hâliyle yansıtan kısa ama çarpıcı metinlerinden biridir. Bu sayfada Shakespeare’in güçlü sözlerini sesli kitap formatında yaptığım yorumla birlikte sunuyorum. Shakespeare’in evrensel bilgelik taşıyan bu metni; kader, irade, insanlık, aşk ve zaman karşısında insanın iç mücadelesini yalın bir dille anlatır.

Metnin Tamamı: Kaybettiğin Yerde Bekleme

Kaybettiğin yerde bekleme
Güçsüzler öyle yapar.
Sana kapanan kapıyı bir daha çalma,
Kapanan kapıyı acizler çalar.
Unutma ki bu aşağılık dünyadasın:
kötülüğü baştacı edip,
İyiliği çılgınlık sayan dünyada.

Şunu iyi bil ki:
işine geldiğinde şeytan da
Kutsal kitaptan örnekler verebilir.
ve cehennem boş, şeytanların hepsi burada.

Her düşünceni dile getirme.
Sana yakışmayan hiçbir düşünceyi hayata geçirme.
Samimi ol fakat asla basit davranma.
Huzur ancak gökyüzünde vardır.
Biz ise yeryüzündeyiz.

Utan, ey çağ!
Soylu insan yetiştirmez oldun.
İnsanlar göründükleri gibi olmalıdır.
Eğer değillerse hiç görünmesinler daha iyi.
Arama boşuna bulunmak istemeyeni.

Aşk mı kaderi kovalar yoksa kader mı aşkı,
daha kimseler çözemedi bu bilmeceyi…
Sen ancak görenleri seversin,
Ben ise körüm.
Sen ne kadar kalsan da geliyorsun benimle,
ben ne kadar gitsem de kalıyorum seninle.

Öğret bana, nasıl unutulur düşünmek?
Oysa benim ruhumda savaş var,
durmadan ölüyor içimdeki insanlar.
Boğ kendini yüreğim; dilimi tutmak gerek!
Hoşçakal!
Değerin çok yüksek, tutamam seni….

William Shakespeare

Read more