Günaydın Eylül – Şiir Dinle

günaydın eylül, günay aktürk

Günaydın ve Eylül Şiiri

Günaydın Eylül, günay aktürk

“Günaydın sabah sevinci, uykulu gamze, kuyuların rüyası… Günaydın zamanın tanrısı, ağzımda harflenen sonsuzluk, yürüdüğümgökyüzü… Günaydın bulut türküsü, elçırpan ağaçlar…”

Şükrü Erbaş

Günaydın gün, günaydın eylül. Sıcak döşekler, sabahın ilk mırıltıları, doygun bedenler ve bir de tadımlık öpücük… Mutlu çiftler, sizlere de günaydın.

Günaydın altı çeyrek otobüsü; duraktaki komşu kızı, gündelikçi kadınlar, alın teri, bilek gücü ve diş gıcırtısı günaydın. Beleşçi patronlar, sizlere de günaydın.

Günaydın fısır fısır konuşan insan doğası. Muhatapsızlıktan bir türlü lanetlenemeyen fıtrat. Rutin bakışlar, ısısız yürekler, A ile B nokta arasındaki en uzak mesafe. Öğüdünü özünden almış kara çalı, sana da günaydın.

Ayağından yere çivilenmiş kanatsız güvercinler, günaydın. Betondan kentler, zehirli zihinler, satılık yandaşlar ve kiralık gazeteler… Canım, sevgilim, kanlı bir zorbanın mahzeninde tutsak olan barış, günaydın!

Günaydın kaderim, günaydın yazgım. Çalmayan alarm, gelmeyen vakit, durmayan yürek, günaydın…

Günay Aktürk

Read more

Töre Cinayetleri – İlhan Selçuk (Makale)

töre cinayetleri makale

Töre Cinayetleri - Makale

İlhan Selçuk “Töre cinayetleri” adlı bu makale yi Cumhuriyet gazetesi nde 17 Kasım 2006 yılında yazmıştır. Kalemi de yüreği kadar güçlü olduğu için yokluğu gerçekten de büyük bir kayıp. Bir başka sesli makale videosunda şiirlerini de seslendirme ye çalışacağım. Özellikle “şaşıp kalıyorum” yazısı bir başka güzel…

Geçmişteki kadın düşmanlığının kökeninde ne yatıyor?

Yasak meyve!

İsterseniz ‘memnu meyve’ de diyebilirsiniz; Havva, yasak elmayı yedirmek için Âdem’i baştan çıkardı, ikisi de Cennet’ten kovuldular…

Eskiden beri kadının erkekten aşağı, tehlikeli, ikinci sınıf, günah kaynağı sayılması dönüp dolaşıp bugün Anadolu’da töreye sızıyor, cinayetlerini üretiyor…

Çocuk yaşta kız göreneğe uygun olarak evlendiriliyor, daha doğrusu satılıyor…

Gazeteler töre cinayetlerine ilişkin haberler ve yorumlarla dolup taşıyor; ülke zaten çığırından çıkmış, iktidarın yolsuzluk, hırsızlık, soygun, rüşvet ve de üçkağıttan oluşan iskambil falında geleceğimizi görmeye çalışıyoruz…

Dinciliğin siyasal yaşamda egemenleştiği bir süreçte töre cinayetlerinin azması doğal değil mi?

Gazeteleri enfiye koklar gibi içimize çekiyoruz; bir yanda ünlü piyasa yıldızlarının flörtleriyle cinsel dedikoduları; öte yanda töre cinayetleri ayrıntıları, ilkellikleri, dehşeti…

Karşı Devrim

Günümüz Türkiyesi’nde makbul kız modeli nedir?

Okuması yazması olsun, yeterli.

Az buçuk hesap bilsin..

Ev işlerini öğrensin..

Erkeğe saygı ve itaat şart..

Örtünecek!.. Tesettür, çarşaf ya da türban geçerli..

Kız olacak..

Sonuncu koşul özellikle önemlidir; bakire çıkmayan kıza töreyi uygulamak haktır!..

*

Vaktiyle Köy Enstitüleri’nin kapısına kilit vuran karşıdevrim, dinciliğin körü körüne siyasetini Anadolu’da yoğunlaştırıyor…

Töre cinayetlerinden de gazetelerde geçilmiyor…

Zenne düşmanlığının mirasıyla dinciliğin çarpık softalığını içeren alt kültürde zavallı kızları alım-satım metaına dönüştüren ilkelliğin ürünüdür töre cinayetleri…

Günahı vebali Aydınlanma’nın karşısına çıkarak dinciliği iktidarlaştıran politikacının sırtındadır.

(17 Kasım 2006 tarihli yazısı)

Read more

Harun Kolçak – Vasiyeti

Harun_kolçak
Harun_kolçak

“Bütün organlarımı bağışladığım için muhtemelen ölümümden sonra beni size bir poşet içinde verecekler. Fazla kurcalamayın. Cesedimi o poşetle toprağa gömüp, üzerime bir ağaç dikilmesini istiyorum. Mezar taşı istemiyorum.

Ne cenazemde, ne de sonrasında 3’üydü, 7’siydi, 40’ıydı gibi bahaneler ile karnınızı şişirmeyin. Ben siz pide yiyin diye ölmedim. Arkamdan dua da etmeyin, yaşarken yapmadığınız iyiliği öldükten sonra yapmayın, yemem.

İlla birilerine yemek vermek isterseniz sokak hayvanlarına verin. Bu en net isteğimdir. Hiçbir eşyamı bir tanıdığa vermeyin. Aşevlerine ya da sosyal hizmetlere verin. Beni tanıyanlar bilir, açık sözlüyümdür. O yüzden gönlüm ister ki hepinizden önce öleyim. Sonraya kalıp da kimsenin ölüsüyle uğraşamam. Arkamdan da atıp tutabilirsiniz, rahat olun. Sizinle mi uğraşacağım? Ne güzel ölmüşüm. Ve evet.. Hayvanları insanlardan daha çok seviyorum.”

 

Harun Kolçak

Bu okuduklarınız hayatını hayvanlar ve müzik ile geçiren Harun Kolçak’ın hayattayken kaleme aldığı vasiyetiydi. Biraz mizahi, biraz hüzünlü bir hayli de anlamlı…

Read more