Benim Öyle Hiç Uzun Yürüyüşlerim Olmadı

uzun yürüyüşlerim - günay aktürk

"Haydi Gel!"

uzun yürüyüşlerim - günay aktürk

Benim öyle hiç uzun yürüyüşlerim olmadı.
Bütün keskin virajları hep yolun sonudur sandım.
Yürüyen kendi yolunda böyle yol aldı:
Yol da tıpkı böyle göründü yolcuya.
“Yürüyeceksen bizim gibi yürü!” dediler,
Sadece kavşağa kadar eşlik ettiler.

Ama tüm yolculuklar böyle olmadı.
Bir sabah “Hadi gel!” diye bağırdı neşeli bir ses:
Tutup kavşaktan karşıya geçirdi beni.
Yine de uzun yolculuklarım olmadı benim.
Çünkü ona da başka türlü görünmüştü yol.
Nereye gittiğini tam olarak bilmeyen,
Bunu da pek umursamayan bir sesti bu.

Şimdi adres soranlara virajı gösteriyorum:
Hele git oraya kadar da, orada tekrar sor!

Yol ki bir insan sureti gibi göründü gözümüze.
Korktuk yalnızlığın hışımlı uğultusundan.
Yolda kendimizle konuşmaktan korktuk.
Korktuk delilikten, divanelikten,
Yolda bir başına yol sürmekten…
Kendi virajlarımızı dönemez olduk,
Hep bir başkasının yolunda yürümekten…

Günay Aktürk

Read more

Issız Şiiri

ıssız şiiri günay aktürk

Issız Şiiri

Sesleriniz geliyor uzaklardan.
Siz bu dünyanın yerlileri,
hem barbarım ben hem ilk insan.
Ruhumun kirli denizinde
yaşlı ve mendebur insan kalıntıları.
Nasıl olunuyorsa bir başına ve yalnız
işte öyle.
Dağılan ben toparlayan ben!

Köreldikçe köreliyor tüm arayışlar.
İşte bu her gün biraz daha hızlanıyor.
Yangında ateşe hasret, susuzlukta çöle!
Artık neyi aradığımı bile hatırlamıyorum.
Suya acıkır gibi her işim ters.
Yanımda yönümde yaşam yok.
Her çıkış kendime bir yolculuk!
Bakan ben görünen ben!

Dolaştım yirmi yedi yıllık bir yaşamı yalnız.
Bulup bulup yitirdim umudu.
Çıktım insan keşfine yettiğinde aklım,
vardığım her yer bir deniz kenarı!
O kadar ıssız ki dünya,
kaçan ben kovalayan ben.

Günay Aktürk

Read more