DUYGUSAL AVANTAJLAR VE BEKÂRET VERME EKSİLERİ

DUYGUSAL-AVANTAJLAR-VE-BEKÂRET-VERME-EKSİLERİ

Ergenler için ilk kez seks yapmak hem riskli hem de ödüllendiricidir.

DUYGUSAL-AVANTAJLAR-VE-BEKÂRET-VERME-EKSİLERİ

İlk kez cinsel ilişkiye girmek (cinsel başlangıç) birçok kişi tarafından cinsel ve ilişki geliştirme sürecinde bir basamak taşı olarak kabul edilir. Aynı zamanda, yetişkinliğe gelişimsel geçiş boyunca bir kilometre taşıdır (Wight vd., 2008). Bu olayın önemine rağmen, cinsel başlangıcın riskleri ve getirileri hakkında öğrenilecek çok şey var.

Araştırmacılar, bireylerin cinsel başlangıç ​​ile yaşadıkları değişiklikleri henüz tam olarak anlamadılar. Bu kısmen insanların inançlarının ve deneyimlerinin cinsel başlangıçtan sonra nasıl değiştiğini inceleyen çalışmaların bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Aynı zamanda, bu sonuçları araştıran uzun vadeli çalışmaların eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bazı araştırmalar bize daha iyi bir anlayış kazandırmaya başlamıştır (Golden, Furman ve Collibee, 2016)

Bu çalışma , cinsel ilişkilerin sağlıklı olmasının gelişimsel olarak ne kadar sağlıklı olabileceğini ve ergenlerin bu risklere rağmen ödüllendirici olabileceğini araştırmak için “cinsiyete dayalı” bir çerçeve kullandı (Harden, 2014). 174 katılımcıdan yediden fazla veri toplama dalgası, davranışları (içme ve madde kullanımı ve suçlu ve saldırgan davranışlar) ve inançları (cinsel memnuniyet, kendine değer ve romantik çekicilik) karşılaştırmak için katılımcılar için cinsel bir başlangıçtan önce ve sonra kullanıldı. cinsel ilk 15 yaşından sonra veya sonra oldu.

BEKÂRET

Analizler, cinsel bir başlangıçtan sonra katılımcıların romantik çekicilik ve cinsel doyumda artışlar yaşadığını ortaya koydu. Buna ek olarak, cinsel bir başlangıçtan sonra katılımcılar daha az depresif ve endişeli hissettiler ve alkol ve uyuşturucuları daha az kullandılar.

15 yaşından daha erken, 15-19 yaş arası veya 19 yaşından sonra (bazen “erken” “normatif” veya “geç” ilk denilen katılımcılar arasında farklılıklar ölçüldü (Harden, 2012). Çalışma (Golden ve ark., 2016), “erken” bir cinsel başlangıcının, daha fazla madde kullanımı, daha fazla depresyon ve endişe, daha sık sıkıntıya girme ve daha düşük küresel öz-değer gibi risklerle ilgili olduğunu göstermiştir . “Erken” cinsel başlangıç, romantik çekiciliğin artması, buluşma memnuniyeti (sadece erkekler) ve cinsel doyum (sadece erkekler) ile de ilgilidir.

Bu araştırma, bilimsel, eğitimsel ve tıbbi toplulukların ilk kez seks yapmanın karmaşık gerçekliğini daha iyi anlamalarına yardımcı olur. Bu çalışmanın sonuçları, cinsel aktivite ile ilgili bazı doğal riskler olmasına rağmen, cinsel başlangıç ​​deneyiminin karmaşık olduğunu ve bazı sonuçların yaşa bağlı olduğunu göstermektedir. Yani, normatif veya geç bir yaştaki cinsel başlangıç, bazı risklerdeki düşüş ve bazı ödüllerde artış ile ilişkilidir.

DUYGUSAL-AVANTAJLAR

Tabii ki, bu araştırmanın kısıtlamaları var; örneğin, sadece ilk çıkışlarında heteroseksüel olarak tanımlanan bireylerden gelen veriler kullanıldı. Ek olarak, daha küçük bir örneklem büyüklüğü cinsiyetle ilgili etkileri veya normatif ve geç gruplar arasındaki farkları tespit etme yeteneğini de etkilemiş olabilir. Cinsiyetçi inançların (biyolojik cinsiyete karşı) farklılaşma sonuçlarındaki rolünü incelemek önemlidir. Ancak, bu çalışma bu inançları keşfedemedi. Ek olarak, cinsel bir başlangıcın etkilerinin eşle ilişkinin niteliğine göre (Harden, 2014) veya ilk başlangıcın doğasına bağlı olarak değişmesi mümkündür. Bu da ölçülemedi.

 

Rachel Lynn Golden

Read more

Yalan İle Gerçek

yalan ile gerçek

Kuyudan Çıkan Gerçek

yalan ile gerçek

19 yüzyıl efsanesine göre gerçek ve yalan bir gün buluşurlar. Yalan doğru söyler ve “Bugün hava çok güzel” der.

Gerçek onun etrafına bakar ve gözlerini gökyüzüne kaldırır. Gün gerçekten çok güzeldir. Bir kuyunun önüne gelene kadar birlikte çok zaman geçirirler Yalan doğru söyler. “Su çok güzel, birlikte banyo yapalım!” Gerçek şu ki, bir kez daha şüpheci bir şekilde suya dokunur,su gerçekten çok güzeldir. Soyunur ve yüzmeye başlarlar.

Yalan bir anda sudan çıkar, gerçeğin kıyafetlerini giyerek kaçar kayıplara karışır. Kızgın gerçek kuyudan çıkar yalanı bulmak ve kıyafetlerini geri almak için her yere gider. Dünyada çıplak gerçeği görenler onu hor görmekte ve öfkeyle bakmaktadır.
Zavallı gerçek kuyuya geri döner ve sonsuza dek ortadan kaybolur.

O zamandan beri yalan, dünyanın her yerinde gerçek gibi giyinmiş ve içimizde yaşamaktadır. Dünya ise hiçbir şekilde çıplak gerçeği görmek istememektedir.

Herkesin vicdanı rahatsa, bu kadar kalbi kim kırdı?

Read more

Kısa Bir Felsefe Alıntısı

Kısa Bir Felsefe Alıntısı

Kısa Bir Felsefe Alıntısı

Kısa Bir Felsefe Alıntısı

“Bilirsin, Harpasta, karımın soytarısıdır. O deli kadın, babadan kalma göreviyle kalmıştır evimde; çünkü ben bu korkunç yaratıklara düşmanımdır; kaldı ki canım bir deliye gülmek isterse, hiç uzağa gitmeden, kendi kendime gülebilirim. Çok garip ama gerçek sana anlatmak istediğim.

Bu deli kadın kör olduğunu anlamıyor ve benim evimin karanlık olduğunu ileri sürerek, kendisini başka bir yere götürülmesini istiyor yöneticisinden ikide bir. Onun bu durumuna gülüyoruz. Ama inan ki hepimizin düştüğü bir durumdur bu: kimse cimri olduğunu, kıskanç olduğunu kabul etmez. Körler hiç olmazsa bir yol gösterici isterler; biz kendi kendimizi sokarız yanlış yollara.

Benim yükseklerde gözüm yoktur ama Roma’da başka türlü yaşanmaz, deriz. Öfkeliysem, güvenli bir hayat kuramadıysam suç bende değil, gençlikte, deriz. Dışımızda aramayalım kötülüğü, içimizdedir o; ciğerimize işlemiştir. Hasta olduğumuzu bilmemek de iyileşmemizi daha zorlaştırır.

Kendimizi erkenden bilmeye başlamazsak, nasıl baş ederiz bunca dertlerle, bunca kötülüklerle? Oysa felsefe gibi çok tatlı bir ilacımız da var. Öteki ilaçları ancak bizi iyileştirirlerse hoş buluruz; felsefe ise hem hoşlandırır, hem iyileştirir bizi.”

Lucius Annaeus Seneca

Read more

Murphy Kanunları ve Diğerleri

Murphy Kanunları ve absürt yaşam yasalarını alegorik biçimde anlatan, 1200x675 ölçülerinde Bosch tarzı sürreal tablo; yavaş ilerleyen kuyruk, yanlış numara çeviren adam, dolu elle anahtar arayan figür ve çözümün yeni sorun doğurduğu sahneler.

Murphy Kanunları ve Hayatın İronik Yasaları

Hayatın en ciddi anlarında bile alaycı bir gülümseme saklıdır. Çünkü insan plan yapar; hayat ise o planı sabırla bekler ve tam da en uygun anda bozar. İşte bu küçük kırılma anlarının felsefi mizaha dönüşmüş hâlidir Murphy Kanunları.

Eğer bir işi halletmek için birden fazla olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri felaket doğuracaksa; kesinlikle o gerçekleşir.” Bu söz yalnızca talihsizlikle ilgili değildir. Bu, insanın kontrol yanılsamasına indirilen ince bir darbedir. Aşağıda yer alan yasalar, gerçeklik iddiası taşıyan kurallar değil; gündelik hayatın ironik anlarına düşülmüş notlardır.

Murphy Kanunları ve absürt yaşam yasalarını alegorik biçimde anlatan, 1200x675 ölçülerinde Bosch tarzı sürreal tablo; yavaş ilerleyen kuyruk, yanlış numara çeviren adam, dolu elle anahtar arayan figür ve çözümün yeni sorun doğurduğu sahneler.

Axwell Yasası

“Eğer havayı soluyabiliyor ama suyu içemiyorsanız geri kalmış bir ülkedesinizdir. Oysa, suyu içebiliyor ama havayı soluyamıyorsanız kalkınmış bir ülkedesinizdir.”

Murphy yasası (4 nolu ölçütü)

“Ne zaman bir işi yapmaya karar verirseniz, o anda yapmanız gereken bir başka iş çıkar.”

Lofta’nın gözyaşları

“Hiç kimse sizi kendinizi iyi hissettiğiniz zaman terk etmez.”

Murphy yasası (5 nolu ölçütü))

“Her çözüm beraberinde yeni sorunlar getirir.”

Fant yasası

“Bir eliniz dolu iken diğer elinizle kilitli bir kapıyı açmak zorunda kaldığınızda, anahtar kesinlikle elinizin dolu olduğu taraftaki cebinizdedir.”

Monly’nın kuralı

“Mantık, yanlış sonuca özgüveninizi yitirmeden sistematik bir biçimde ulaşma yöntemidir.”

Murphy ilkesi

“İyi bir yanlış yapmanın her zaman bir yolu vardır.”

Goodwin yasası

“Gözle görülen eleştirilmeye mahkûmdur.”

Kovac’ın yasası

“Telefonda yanlış numara çevirdiğinizde, asla meşgul çalmaz.”

Önemli insanlar kuralı

“Büyük hayranlık ve saygı duyduğunuz insanların derin düşüncelere daldığını gördüğünüzde, kendileri büyük olasılıkla öğle yemeğinde ne yiyeceklerini düşünüyorlardır.”

Alaturka’nın kuyruk yasası

“Markette veya herhangi bir yerde sıraya dikilirseniz, sizin geçtiğiniz kuyruk mutlaka en yavaş ilerleyen kuyruk olacaktır…”

Aynı Absürtlüğün Farklı Tonları

Read more

Eflatun’un Gözleriyle 2400 Yıl Önceki Dünyanın Betimi

eflatun platon

Eflatun Devlet Kitabından

eflatun platon

“Bir düşün sevgili Glaukon!

İnsanların çocukluklarından itibaren ayaklarından, boyunlarından zincire vurulmuş bir mağarada yaşadıklarını; öyle sıkıca bağlanmışlar ki, kafalarını kıpırdatmadan sadece önlerindeki duvara bakabiliyorlar.

Arkalarında yüksek bir yerde bir ateş yanıyor. Kukla oynatıcılar ateşle mahpuslar arasında kurdukları sahnede kuklalarını oynatıyor, mahpuslar da önlerindeki duvarda kuklaların gölgelerini izliyorlar.

Ömürleri boyunca başlarını kıpırdatmaksızın önlerine bakan mahpusların gözünde gerçekler yapma nesnelerin gölgelerinden ibaret kalmaz mı?

Şimdi bu mahkumlardan birinin zincirlerini çözelim. Yıllardır arkasında olan biteni merak ederek yüzünü ışığa dönecektir. İlkin kamaşan gözleri ışığa alıştığında gerçekleri bir bir görecek ve şaşıracaktır.

Mağaradan dışarı çıktığında ise gerçek dünyayı görecek ve ancak o zaman görünen her şeyin kaynağının güneş olduğunu anlayacaktır. Şimdi bir an için onun yüreğinin iyilikle dolduğunu düşün; dönüp arkadaşlarına gerçekleri anlatmaya kalksa ona gülmezler mi?

Onların zincirlerini çözüp kurtarmak istese, ellerinden gelse onu öldürmezler mi?”

Eflatun / Devlet

Read more

Osmanlı modeli Sıbyan Mektepleri

Sıbyan Mektepleri ve Okul Öncesi Dini Eğitim Uygulamaları

Dindar Nesil Projesinin Okul Öncesine İnişi

AKP’nin iktidara gelmesiyle adım adım uygulamaya koyduğu “dindar nesil” yaratma amacına yönelik eğitim sisteminin hedef kitlesi 3 yaşa kadar indi. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı, internet üzerinden sözde eğitim alan ‘’kurs öğreticileri’’nin görev yaptığı kuran kursları ve 3 yaştan itibaren öğrenci kabul eden kreş görünümlü Sıbyan mektepleri okul öncesi eğitime alternatif olma yolunda hızla ilerliyor.

Açılışlarında ve tüm faaliyetlerinde devletin, temsilcileri ile boy göstermesine, her türlü katkıyı sunmasına ve bununla övünmesine karşın ortaya çıkan her sorunda ‘’haberimiz yok’’ denilen bu özel kurumlar ile Diyanet’in 4-6 yaş grubu kuran kursları her türlü denetimden uzakta çığ gibi büyüyor.

Sıbyan Mektepleri ve Okul Öncesi Dini Eğitim Uygulamaları

Yayın organlarında, sosyal medyada, Anayasa ve yasalara aykırı olmasına karşın ‘’sıbyan mektepleri’’ adı ile boy gösteren, bebeklikten henüz çıkmış küçücük kız çocuklarının gelinliklerle melek çağrışımlı giysilerle erkek çocuklarının ise takke, sarık ve cüppelerle boy gösterdiği ‘’Kurana geçiş törenleri, mezuniyet törenleri’’ iktidarın artık gizli olmayan ajandasında hayali kurulan yeni bir hayatın habercileri gibi yer alıyor.

Osmanlı’da var olan ancak 1924’de eğitimde birliği amaçlayan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kaldırılan sıbyan mekteplerine benzer devlet ile özel sektörün ayrı ayrı örgütlediği bu yapının yolu, okul öncesi eğitimi önce 2009’da zorunlu hale getiren AKP’nin 2012 yılında zorunlu olmaktan çıkartmasıyla açıldı.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 2009-2010 eğitim-öğretim yılında 32 ilde okul öncesi eğitimi zorunlu kılan bir uygulama başlattı. Bu illere 2010-2011eğitim öğretim yılında 25 ilin daha katılmasıyla 57 ilde okul öncesi eğitim zorunlu oldu. 2014’de tüm yurtta uygulanması amaçlanan okul öncesi eğitim 2012 yılında yürürlüğe giren 4+4+4 eğitim sistemi ile birlikte yürürlükten kaldırıldı.

MEB’in yerini Diyanet aldı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2012’de okul öncesi eğitimin zorunlu olmasından vazgeçmesiyle doğan boşluğu hemen Diyanet İşleri Başkanlığı doldurdu. 4+4+4 eğitim sistemiyle amaçlanan bu hedefin köklü olması ve gelecek nesilleri de kapsaması için hedef kitle belliydi. Kişisel gelişimlerine kolaylıkla müdahale edilebilecek, etkiye en açık yaş sınırındaki çocuklar…

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 5 yaşından itibaren başlamayı amaçladığı okul öncesi eğitim, Diyanet’in 4- 6 yaş grubundaki çocuklara yönelik “Kur’an Kursları Okul Öncesi Din Eğitimi Projesi” ile hemen ikame edildi. 2013-2014 eğitim öğretim yılında pilot olarak seçilen Ankara, İstanbul ve İzmir’de 10’ar, Adana, Kayseri, Diyarbakır, Gaziantep, Samsun, Erzincan ve Rize’de 5’er sınıfı geçmeyecek şekilde uygulanmaya başlanan proje, 2014-2015 eğitim-öğretim yılından itibaren ise tüm yurda yayıldı.

“Dindar nesil’’e doğru

2012 yılında kuran kurslarına katılımda yaş sınırının kaldırılmasıyla AKP’nin eğitimi dinselleştirme hedefi doğrultusunda toplum mühendisliği sergilenmeye başlandı. Bu kurslarda tanıtımlarında ‘’İşlenmeye hazır zümrüt taneleri’’ olarak isimlendirdikleri çocuklara somut zeka gelişiminin en önemli aşamasında dinsel eğitim verildi. Türkiye’nin de imzaladığı Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde yer alan hükümlere karşın okul öncesi çocuklar sağlıklı gelişimleri için 11-12 yaşa kadar uzak tutulması gereken bir yaşta ‘’melek, şeytan, cin, korku, cezalandırılma, sabır, itaat, iman, sorgulamama’’ gibi kavramlarla karşı karşıya bırakıldı.

Eğitimi dini kurallara göre şekillendiren iktidar, çocuk gelişimi ve eğitim bilimlerinin vazgeçilmez ilkelerini çiğnemekle kalmadı, çocukları internet üzerinden sertifika alan sözde eğiticilere teslim etti.

İmam Eşleri Eğitici

“Kur’an Kursları Öğretim Programı”nın uygulandığı sınıflarda görev almak isteyen öğreticiler için 28 Kasım 2014’te Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde “4-6 Yaş Çocuk Etkinlikleri ve Eğitimi” adında modüler sertifika eğitim programı hazırlandı. Programdaki ders modüllerini tamamlayan veya bunun üzerinde bir krediye sahip sertifikası olan kuran kursu öğreticileri 4-6 yaş grubuna yönelik kurs ve sınıflarda görevlendirildi.

Bununla da yetinilmedi, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerindeki derslere gidemeyenler için uzaktan eğitim olanağı sağlandı. Sakarya Üniversitesi 11 Şubat 2015’te Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylı Sürekli Eğitim Merkezi (SAÜSEM) aracılığıyla uzaktan eğitimi ile eğitim görülmesinin ve “4-6 Yaş Grubu Çocuk Gelişimi ve Etkinlikleri Sertifikası” alınmasının yolu da açıldı.

Bu sistem çocuk eğitimi için gerekli formasyona sahip olmayan, çoğunluğu da camilerdeki imam ya da hatiplerin eşlerinin bu işi üstlenmesinin ve bu yolla gelir elde etmesinin yolunu açtı.

Yoksulluk Uygun Zemini Hazırladı

Okul öncesi eğitimin zorunlu olmaması ve özel kurumlardan yararlanılmasının da çoğu ailenin ekonomik olanaklarını zorlaması bu kreş görünümlü kurslara ilgiyi arttırdı. Çocuklarını kreş, yemek, servis gibi pahalı hizmetler nedeniyle okul öncesi eğitim kurumlarına gönderemeyen aileler, servis ve yemek de verilen ücretsiz kurslar ile düşük ücretli kreş görünümlü sıbyan mekteplerine göndermeyi tercih etti. Diyanet’in kuran kurslarının yanında vakıfların da organik ilişkisinin olduğu ve desteklediği kreş görünümlü özel kurslar ailelerin çalışma yaşamı ve ekonomik güçlüklerden kaynaklanan tüm sorunlarını da zorluk çıkartmadan çözerek cazibelerini daha da arttırdı.

Milli Eğitim Bakanlığı’na ait okul öncesi eğitim kurumlarında velilerden ‘’aidat’’ adıyla ücret talep edilirken Diyanet’in kurslarının ücretsiz olması, bazılarında yemek ve servis hizmetleri de sunması yoksul ailelerin karar vermesini kolaylaştırdı.

“Bize sabır yakışır…”

4-6 yaş grubu kuran kursunun öğretim programını sadece bir pedagog ve iki okul öncesi öğretmene karşı Diyanet İşlerinden beş, ilahiyat fakültelerinden iki, imam-hatip ve kuran kursu öğreticilerinden üç kişinin yer aldığı 15 kişilik bir komisyon hazırladı.

Temel öğretim, yaz kuran kursları ile ek öğretim olarak uygulanması kararlaştırılan program, 12 saati dini bilgiler, 6 saati de kuran dersi olmak üzere 18 saatlik bir eğitimi öngörüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hazırladığı eğitim materyallerinde, iman, günah, yasak, sabır, öteki dünya gibi kavramlar öne çıkıyor. Matematik soruları da tutulan oruç sayısı gibi dini kavramlar üzerinden şekillendiriliyor.

Çocuklara öğretilmesi istenilen şarkılardan birinde “…Var olanla yetinirsen nice yollar aşılır. Yunus gibi, Eyüp gibi bize sabır yakışır, sabrın sonu selamettir” dizeleriyle şükür ve sabır telkininde bulunuluyor.

Devletin kreş açma konusundaki sıkı uygulamalarına karşın ‘’fiziki şartları uygun mekanlarda” olması şartını yerine getiren kuran kurslarında ve kuran kursu eğitimi verilen kreşlerde denetimsizlik kaynaklı olaylar zaman zaman gazete sayfalarına, televizyon ekranlarına yansıdı. Çocuk eğitimi konusunda formasyona sahip olmadan görev yapan sözde eğiticilerin çocuklara yönelik şiddet, dayak ve istismar görüntüleri, çocukları birbirine dövdürerek cezalandırma gibi çocuk eğitiminde kesinlikle uzak durulması gereken uygulamalar haber konusu oldu.

"4+4+4" Benzerliği

AKP’nin eğitimde dinselleşme çabalarının en önemli adımı olan 4+4+4 eğitim modeli ile Sıbyan mekteplerine başlama yaşı olan 4 yaş, 4 ay, 4 günlük olma kuralındaki benzerlik ‘’manidar’’ bir çağrışıma yol açıyor.

4+4+4 sonrasında eğitimi imam hatipleştiren, zorunlu hale getirilmesine karşın din dersi uygulamasının sonuçlarından bir türlü tatmin olmayan iktidar, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın inisiyatifinde vakıflarla el ele dini eğitimi kreş aşamasına kadar indirerek Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘’KİNDAR NESİL, DİNDAR NESİL’’ hedefine doğru bilinçli bir programla ulaşmaya çalışıyor.

Turhal Müftülüğü bünyesinde faaliyet gösteren 4-6 yaş grubu Süleymaniye Kuran Kursu yıl sonu programında AKP’li Belediye Başkanı Yılmaz Bekler yaptığı konuşmada, “Bir zamanlar çocuklarımızı 15 yaşına kadar yaz Kur’an kurslarına bile gönderemiyorduk. Şimdi ise 4 yaşındaki çocuklarımız için camilerinde Kur’an kursu açılabiliyorsa, eve gider gitmez 2 rekat şükür namazı kılalım avuçlarımızın içi karıncalanıncaya kadar dua edelim” dedi.

Turhal Kaymakamı Bünyamin Yıldız da “Turhal’a geldiğimde en çok hoşuma giden bu proje olmuştu. Geleceğimiz adına umut verici bir gelişmedir. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum” diye konuştu.

”Ana sınıfı yerine kuran kursuna”

Zeytinburnu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bir yazı ile çocuklarını anaokulu yerine Kuran kurslarına göndermek isteyenlere yol gösterdi.

Zeytinburnu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, ilkokullara gönderdiği yazıda şöyle denildi:

“Bakanlığımızın yeni çalışmalarından, ilkokul öncesinden öğrencilerin ana sınıfı yerine kuran kurslarına, gündüz bakım evlerine ve kreşlere göndermek isteyen veliler öğrencilerini gönderebileceklerdir. Ancak söz konusu kurumlara öğrenci kayıtları da e-okul üzerinden yapılacağından öğrencinin ana sınıfına giden veya isteğe bağlı grubunda olması gerekmektedir. Okulunuzdan Kuran kursuna veya kreşe gitmek için kayıt erteleme için dilekçe veren öğrencilerin velileri okula gelerek ‘anasınıfına göndermek istiyorum’ diye dilekçe verecekler ve anasınıfına kayıtları yapılacaktır. Aynı gün kayıtlı oldukları kuran kursları veya kreş tarafından anasınıfından nakil yolu ile alınacaktır. Ancak anasınıfına kayıt yaptırabilecek yaş grubundaki öğrenciler için geçerlidir.”

Önce ‘’zorunlu’’ dediler sonra vazgeçtiler

Ankara’nın Sincan İlçesinde kurulan “www.sibyanmektebi.org” adlı internet sitesinde tanıtımı yapılan sözde okulların Ankara’nın birçok ilçesinin yanı sıra Türkiye’nin birçok yerinde hizmet verdiği duyuruldu. İnternet sitesinde yer alan duyuruda, kız kuran kursu ve erkek kuran kursu olmak üzere 3-6 yaş arası çocuklara kız erkek ayrı sınıflarda, Elif ba, Tecvid, Adab, Hadis dersleri ile Siyer, Kuran-ı Kerim hatim programları hafızlık gibi dersler verildiği bildirildi.

Osmanlı sıbyan mektebi modelinin günümüzde yeniden uygulanmasını eleştirel biçimde betimleyen illüstrasyon

Osmanlı’da cami veya hayır kurumlarının yanında bulunan en yaygın eğitim kurumu sıbyan mektepleri idi . Hemen her mahallede açılan bu mekteplere başlama yaşı en erken 4 yaş, 4 ay 4 gündü. Ancak ailenin kararı hocanın onayı ile ileri yaşlarda da eğitime başlanabiliyordu.
‘’Amin alayı’’ denilen gösterişli bir törenle mektebe başlatılan çocuklara önce besmele sonra Arap harfleri ezberlettirilir sonra da kuran eğitimine geçilirdi. Kızlar ve erkeklerin ayrı gruplar halinde eğitim aldıkları mekteplerde odanın her yerine ulaşacak uzunlukta sopası ile hoca yüksek bir platformda otururdu.

1839’da Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra gündeme gelen iyileştirme çalışmalarına ancak 1908’de İkinci Meşrutiyet döneminde başlanabilen Sıbyan mektepleri 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kaldırıldı.

Kaynak: birgün.net

Gitmeden Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Victor Hugo İltifat

victor hugo iltifat

Victor Hugo İltifat

victor hugo iltifat

Yıl, 1887… Gazetecinin biri, Victor Hugo’ya soruyor: “Eserleriniz ve siz bugüne de çok olumlu eleştiriler aldınız, çok övüldünüz. Bunlar arasında sizi en çok hangisi hoşnut etti?”

Hugo anlatıyor: “Karlı bir kış gecesiydi. Eş dostla yiyip içmiştik. Mesafe kısa diye, evime yaya olarak dönüyordum. Fena halde sıkışmıştım. Hızlı adımlarla, malikanemin bahçe kapısına vardım. Kapı kilitliydi. Var gücümle uşağıma seslendim: ‘İgooooooor!’ Defalarca haykırmama karşın İgor’un beni duyduğu yoktu. Sidik torbam Atlas Okyanusu büyüklüğüne ulaşmıştı. Altıma kaçırmak üzereydim. Yaşlılık işte.

Çaresiz, bahçe duvarına yanaştım, etrafa bakındım, görünürde kimse yoktu, pantolonumu indirdim ve su dökmeye başladım. Tam o sırada arkamda bir at arabası durdu. Hiç kıpırdamadan, sessizce işiyordum. Arabacı nefret dolu bir sesle ‘Seni haddini bilmez, buruşuk o… çocuğu! O işediğin, Sefiller’in yazarı Victor Hugo’nun duvarıdır!’ dedi.

İşte, hayatımda duyduğum en iltifat dolu söz buydu.”

Read more

Cumhuriyetin İlk Cep Kılavuzları (Türkçe Sözlük)

Cumhuriyetin İlk Cep Kılavuzları

Cumhuriyetin İlk Cep Kılavuzları

Cumhuriyetin İlk Cep Kılavuzları

Bu küçük cep kılavuzu tam tamına 82 yaşında. Yani tam olarak 82 yıl 5 ay 4 günlük. Bu kılavuza dokunmak bir fosilin nefes aldığını hissetmek gibi bir şey. Bakın ön sözünde ne yazıyor:

Bir endeks olarak hazırlandığı için bu Kılavuzda bir takım Türkçe sözler eksik, bir takımlarının da anlamlarından bir kısmı yazılmamış görülecektir. Bütün Türkçe sözlerin bütün anlamlarıyla gösterileceği kitap, Büyük Türk Sözlüğüdür. Türk Dil Kurumu, bir yandan da bu sözlük üzerindeki çalışmalarını sürüp götürmektedir. Daha yıllarca çalışma isteyen bu Büyük Sözlüğü ortaya koyabildiğimiz gün, Türk Dilinin yeni bir bayramı olacaktır.”

Aslında burada başka bir mana da var. Cep kılavuzları 1933 yılında hazırlanmaya başlanmış. Referans olarak gösterilen Büyük Türkçe Sözlük de tam manasıyla tamamlanmış değil. Büyük bir sancıyla kendi kozasını örmeye çalışan bir Cumhuriyetten bahsediyoruz. Sancı diyorum çünkü durum gerçekten vahim. Harf devriminin yapıldığı seneye kadar Osmanlı Devletinin son yüz elli yıllık geçmişinde sadece 417 kitap basılmış. Erkeklerin yüzde yedisi, kadınların binde dördü okuma yazma biliyor. Medreselerde Türkçe yasak! Bu okuryazarların yalnız subay ve gayrimüslimlerden oluştuğunu düşünürsek, bu küçük cep kılavuzu bile o dönem için ne kadar değerli bir yapıt! Saray halkın dilinden anlamıyor, halk da sarayın dilinden. Zaten Osmanlı Devletinin eğitim anlayışı da birey değil kul yetiştirmekti.

Cumhuriyetin İlk Cep Kılavuzları osmanlı

Peki, o günden bu güne neler yaşandı? Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Dil Kurumunun Türkçeyi geliştirme çabalarını düşündükçe, bugünkü TDK un savruk ve ileri derecede yobaz çalışmalarını görmek öfkelendirici. Türk Devletlerinin kaderindendir. Bu devletleri kuran öncüler yurtlarını ve halklarını o kadar sahiplenmişlerdir ki onların samimiyetlerinden kuşku bile duymuyorum. Lakin bu Devletler çok geçmeden yobaz softalarca sanki bir örümcek ağı gibi bütün devlet kademelerini sarıyorlar. Atalarının on sekiz devlet kurmuş olmalarıyla övünenler bir de neden yıkıldığıyla ilgilenseler ya!

Şimdi de bugünkü Türk Dil Kurumunun çalışmalarına bakalım. Cahil, cehaletini nasıl sergiler? Eskiden daha hafif şikâyetlerimiz vardı. Mesela “Twitter” kelimesini ele alalım. Nedir Türkçe karşılığı? Neden bu karşılıkla anılmıyor? Bu ve bunun gibi yabancı kelimeler Türkçeye girdikleri ilk anda Türk Dil Kurumu tarafından müdahale edilmek zorunda. Bir zamanlar Arapça ve Farsça karıştırılıp Osmanlıca denilen bir dil çıkartılmıştı ki o dil de zaten Fransızca ve İtalyanca kelimelerce istila edilmişti.

Eskiden beri yakınıp durduğumuz bu sıkıntının rengi ve boyutu da zamanla değişti. Bizim tembel TDK iş yapma becerisini tersten anlayıp, “müsait” kelimesinin karşılığını, “Flört etmeye hazır olan, kolayca flört edebilen (kadın)” olarak tanımlayarak iş yapar hale geldi! Argo deyimleri Atasözü olarak kendi internet sitesinde yayınlayan bir kurumdan bahsediyoruz.

türkçede müsait kelimesinin anlamı

Genel müdür koltuğuna oturtulan nice insan var bugün. Ne öğrendiler peki bu güne kadar? Bir fizikçiyi idare edebilmek için o idarecinin de bir fizikçi olması gerek. Bir ilahiyat mezununun dini bir kurumu denetlemesi göze çarpmaz da, koskoca bir üniversitenin dekanlığını yürütemez. Aynı şekilde kara bir softa da bırakın dili geliştirmeyi, daha da zifte batırır Türkçeyi.

Bu kademelere getirilen insanları siz de yakından tanırsınız. Her gün iş yerinizde, sokakta vs karşılaşıp da asla laf anlatamadığınız insanlar onlar. Aradaki fark ise, birisi pahalı kunduralar giyerken ötekisi takunya giyiyor olmasıdır hepsi bu. Şimdiki TDK un örneği verilen geçmişteki uygulamalarına bakarak yaptığı şeyin ne olduğunu sorabilirsiniz. Ne olacak, Cumhuriyetin tozunu almak! Aslında tam olarak bu da değil. İnsan hangi düşünceyi savunursa savunsun yine de yararlı olmak istediği için yapar eylemini lakin herkes aşılandığı şeyi aşılar! Ve onun doğru olduğunu zanneder.

Read more

Şili Diktatörü Pinochet

Şili Diktatörü Pinochet

Şili Diktatörü Pinochet

Şili Diktatörü Pinochet

Şili diktatörü Pinochet, bir gün kılık değiştirip sinemaya gitmiş. Salonda yerine oturmuş. Kimse onu tanımamış.

Derken ışıklar sönmüş, Film başlamış. Filmin bir sahnesinde Pinochet’nin görüntüsü gelmiş perdeye.

Sinemadaki bütün seyirciler, ayağa kalkıp alkışlamaya ve Pinochet lehinde tezahürata başlamış.

Pinochet, durumdan gayet memnun yayıldıkça yayılmış. Keyfi yerinde, gururla perdeye bakıyormuş.

Yan tarafındaki adam eğilerek Pinochet’nin kulağına şunları söylemiş:

– Arkadaşım, salon sivil polis dolu. Bu pezevenk için kendini astırmaya değmez. Ayağa kalk ve sen de alkışla.

Read more

İyi Adamın Sorguya Çekilmesi

İyi Adamın Sorguya Çekilmesi Bertolt Brecht

İyi Adamın Sorguya Çekilmesi | Bertolt Brecht

İyi Adamın Sorguya Çekilmesi Bertolt Brecht

I

Öne çık: Duyduk ki
İyi bir adammışsın.
Satılık değilmişsin ama
Eve düşen yıldırım
Satılık değildir o da.
Dönmezmişsin bir kez söylediğinden.
Neymiş söylediğin?
Onurluymuşsun,
söylermişsin düşünceni açıkça.
Hangi düşünceni?
Yürekliymişsin.
Kime karşı?
Bilgeymişsin.
Kimin için?
Düşünmezmişsin kendi çıkarını.
Kiminkidir o zaman düşündüğün?
İyi bir arkadaşmışsın.
İyi insanlar da var mı arkadaşların arasında?

II

Dinle şimdi:
Biliyoruz düşmanımız olduğunu.
Onun için bir duvar önüne götüreceğiz şimdi seni.
Ama hizmetlerini,
dahası iyi yanlarını da göz önünde tutarak
iyi bir duvar seçeceğiz sana.
Ve seni iyi tüfeklerden fırlayacak
iyi kurşunlarla vurup
İyi bir kürekle iyi toprak atacağız üstüne.

Bertolt Brecht

Read more