Üç Yasa Bilirim – Biri İnsan Hakları

Üç Yasa Bilirim, Biri İnsan Hakları

Üç Yasa Bilirim Ben - Biri İnsan Hakları

Üç Yasa Bilirim, Biri İnsan Hakları

“İyi insanların doğru davranması için yasaya lüzum yoktur. Kötü insanlar ise yasayı çiğnemenin bir yolunu bulur.”

Devlet / Platon

 

Sanırım ben de yasaya uygun yaşayanlardanım. Ama kimin yasaları olduğu tartışılır. Üç tane yasa bilirim ben. Biri tanrının yasalarıdır. Kimine göre hakiki yasadır, kimine göre de zamanla bozulmuş, kelama “kalem” katılmıştır. Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin diye emir verir. Derin din ulemalarına göre cami de yapsalar cennete alınmayacaklardır. Onun peşinden giden sınırlı sayıda insan tüm insanlığı kardeş beller. Çoğunluğu ise sadece Müslümanlar sizin kardeşlerinizdir, der. Kardeşten sayılmayan milyarlarca insan düşmandır. Öyleyse uyduğum yasa bu değildir.

Bir diğeri şeytanın yasasıdır. Anlatıldığı şekli değil, yaşandığı şekli tartışmalıdır. En büyük günahı nedir şeytanın? Söylenenleri bir kenara bırakırsak, bilim şeytani bir iştir! Zira “ilim” yalnız tanrıyı anlamak gibi bir manaya gelir. Zina şeytan işidir mesela. İki seven yüreğin birine ölüm birine kırbaç!

Tutkunun peşine düşen aşık zaten cehennemin bütün katlarını görmüş sayılır. Ben de çok defa uğrak verdim oraya. Cennete herkes talip olur. Mühim olan ateşe yarenlik etmektir. Ben asıl şeytanlığın mutsuz ve sevgisiz evliliklerde bir gece vakti zorla ırza geçmek olduğuna inanırım. Zina haramdır derler fakat asıl zina “helal” zinadır derim de kızarlar! Yani bu yol epeyce dolanık görünür gözüme. Çalılı çakıllı yola girmeyiz!

Üçüncü yasa ise İnsan Hakları Beyannamesi diyelim! Kendimden de üç beş katar, ona inanırım. Kendinden katmalı insan. Uyduğu yasada kendi fikirleri de olmalı. Biraz akıl kırıntısı, biraz alın teri, en çok da vicdan! Bizim gibi ışık işçileri için yasa çıkarmalarına gerek yok. Bizler haramzade olamayız. Bizler ne çocuğa, ne kadına ne de hayvana tecavüz edemeyiz. Bizim uyduğumuz yasa vicdan ahlakının yasasıdır. Sözü de bellidir. Eline, beline, diline hakim ol!

Hayalimizdeki dünya Rızalık dünyasıdır. “Ben senden razıyım, sen de benden razı mısın?

Günay Aktürk

Read more

Helal Zina Tohumu – İnsan

Günay Aktürk
Helal Zina Tohumu - İnsan

“Ben insanlara soğuk davranıyorum, insanların sorunlarıyla ilgilenmiyorum, dolayısıyla da sevilmiyorum.”

Tolstoy

📌 Bazen seviyoruz insanları, bazen götün götün kaçıyoruz onlardan. Ne tam girebiliyoruz içlerine, ne tastamam çıkabiliyoruz.
📌 Bazen bir ihtiyar gibi görünüyorlar da gözümüze, karşıdan karşıya geçiresimiz geliyor, bazen de çelmeyi takıp boylu boyunca deviresimiz.
📌 Bazen bir bülbül güftesi yaratıyor sanatsallığı, çoğu zaman da borazan tonunda çıkıyor sesi. Bazen gülünü koklatıyor, bazen saplayıveriyor dikenini.
📌 Kimi zaman ateşe basıyor kitapları, kimi zaman yeniden doğuyor küllerinden. Ara sıra hatırlar gibi olsa da ensesine inen şamarı, sıklıkla bozup atıyor bir yana hafızasını.
📌 Bazen hilafet çekiyor canı bazen cumhuriyet. Bazen dayak istiyor canı bazen cesur bir suret! Hayal ettiği gelecek çoğunlukla kulluk, ara sıra da hürriyet.
📌 Bu insanların ne zaman, nerede hangi renge bürünecekleri öngörülemez olduğu için ne saygı beslediğimiz söylenebilir ne de sövgü. İşine geldiğince konumlandırıyor kendini. Bazen helal bir zinada halvet, bazen de topluca dokuz nefisli bir lanet! İşte böyle böyle vaziyet, bu hâl başımıza çöreklenmiş ölümcül bir illet. Bu yüzden içimizde büyüyen şey ne saf bir sevgi, ne duble bir nefret…

 

Günay Aktürk

Read more