4- En İyi Kitaplardan Alıntılar

Günay Aktürk

Kitap Alıntıları Ve Sözleri

Seçmece kitap alıntıları | Bu makale şu yazarlara ev sahipliği yapmaktadır: Sabahattin Ali, Kant, Marty Bly, Oğuz Atay, Murat Menteş, halit hüseyni, M.O Walsh, Antoine de Saint-Exupéry, Sigmund Freud, Jostein Gaarden, Charlotte Bronte, Nurullah Ataç, Dostoyevski, Nietzsche, Fakir Baykurt, Marquis De Sade, Fernando Pessoa

en iyi kitap alıntıları 4

1- “Ülen kocakarı! Dava edersen ne kazanacaksın? Kim gider de Mevlüt Ağa’nın oğlu adam vurdu diye şahitlik eder?”

Kağnı – Ses – Esirler / Sabahattin Ali

2- “Eğer onun ahlaki kültürü eksik ise o kötü bir insan olacaktır.”

Kant

3- “Köpekler çağırılınca gelirler. Kedilerse mesajı alırlar ve size dönerler.”

Marty Bly

4- “Hay Allah! Durup dururken bu gülümseme de nereden çıktı!”

Tehlikeli Oyunlar / Oğuz Atay

5- “Erkekler Marts’tan, kadınlar Venüs’ten. Ne fark eder, ikisinde de hayat yok.”

Antika Titanik / Murat Menteş

6- Ateşin icadından önce ölüp cehenneme giden mağara kadınının hayreti içindeyim.”

Korkma Ben Varım / Murat Menteş

7- “Beni anlamıyorlardı. Zararı yok. Zaten beni daha kimler anlamadı.”

Korkuyu beklerken / Oğuz Atay

“Çocuklar boyama kitabı değildir. Onları en sevdiğin renklere boyayamazsın.”

Uçurtma Avcısı

9- “Ve sen… Eğer kızıma onu sevdiğini söylersen, bunun ne anlama geldiğini bilerek söyle.”

M.O Walsh / Benim Uzak Güneşim

10- Bir yerde bir kuyunun saklı oluşudur çöle güzellik veren.”

Küçük Prens / Antoine de Saint-Exupéry

11- “İnsan saldırılara karşı kendini savunabilir ama iltifatlara karşı savunmasızdır.”

Sigmund Freud

12- “Çünkü yalnızca erkek değildi kadını ezen. Kadın kendi hayatından sorumlu olmaktan vazgeçerek kendi kendini de eziyordu…”

Sofie’nin Dünyası / Jostein Gaarden

13- “Yoksulum, kimsesiz, ufak tefek, gösterişsizim diye duygusuz, ruhsuzmuyum sanıyorsunuz?”

Jane Eyre, Charlotte Bronte

14- “Hiç geçmeyen,hiç unutulmayan şeyler de var beyefendi. Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var…”

Sabahattin Ali | Kuyucaklı Yusuf

15- “Sorarım size. Dedikodu etmeyenler ne konuşurlar? Ya kendilerinden bahsederler ya da önünüze bilgilerini döküp ders vermeye kalkarlar.”

Nurullah Ataç / Günlerin Getirdiği

16- “Her şeyi ve herkesi terk edip gitmek ne büyük zevk olurdu.”

Kumarbaz / Dostoyevski

17- “İyi olduğun için herkesin sana adil davranacağını beklemek, vejetaryen olduğun için boğanın saldırmayacağını düşünmeye benzer.

Nietzsche

18- “Gönül işidir bu ağzına tükürdüğümün. Gavuru Müslümanı yoktur. Uçar, uçtuğu yere konar.”

Amerikan Sargısı / Fakir Baykurt

19- “İnsanlar birbirlerine benzer ve her yerde aynı zaaflarla aynı hataları işlerler.”

Marquis De Sade

 

20- “Yüreğim çaresizce delik bir kova gibi boşalıyor. Gerçekten ıstırap çekenler böyle sürüler halinde dolaşmaz, gruplar kurmazlar. Acı denen şey yalnız başına çekilir İçimiz gibi dışımız da oyuk ve boştur.”

Fernando Pessoa

 

Yeni kitap alıntılarında görüşmek üzere:) Daha fazlası için İnstagram sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Read more

Fernando Pessoa Şiiri

fernando pessoa şiiri günay aktürk seslendirmesi

Huzursuzluğun kitabı - Fernando Pessoa

Ben, kendi ruhumda durgunlaşıyorum!
Düşü gerçek yerine koymaktan,
kendi düşlerimi fazlasıyla derin yaşamaktan ötürü,en sonunda düşsel
hayatımın gerçek olmayan gülünde bir diken çıktı!

Acı çekiyorum,
Ama bunu hak edip etmediğimi bilmiyorum.
Kendimi arıyorum, bulamıyorum!
Hissetmek ne büyük bir ağırlık!
Hissetmek zorunda olmak ne büyük bir ağırlık!
Soğuk bir el boğazımı sıkıyor, hayatı solumamı engelliyor.
İçimde ki her şey ölüyor;
hatta düş kurabildiğime olan güvenim bile!
Ne yaparsam yapayım,
fiziksel olarak kendimi iyi hissedemiyorum.
Gönlümün kaydığı bütün
dinginliklerin, ruhumu parçalayan sivri köşeleri var!
Kendim için kimim ben?
Hissettiğim şeylerden biriyim sadece.

Yüreğim çaresizce,delik bir kova gibi boşalıyor!
Gerçekten ıstırap çekenler böyle sürüler halinde dolaşmaz,
gruplar kurmazlar.
Acı denen şey, yalnız başına çekilir.
İçimiz gibi dışımız da ‘Oyuk’ ve ‘Boştur!”
Ölümden yapılmışız biz.
Hayat diye kabul ettiğimiz şey,
gerçek hayatın uykusu varlığımızın gerçek halinin ölümüdür.
Ölüler doğar, ölmezler.
İki dünyayı ters sırayla biliriz biz.
Yaşadığımızı sanırken ölüyüzdür.
Ölümle pençeleşirken yaşamaya başlarız!
Sıkıntıdan ve kendimi başka hissetmekten dolayı parçalanırım.

Hayatım kavruk kaldı,
çünkü düşlerdeki halinde bile cazibeden yoksun gibiydi.
Sonunda düşlerin verdiği
yorgunluk beni ele geçirdi…
Bunu hissedince, dışımdan gelen sahte bir duyguya kapıldım.
Sonsuz bir yolun sonuna mı gelmiştim yoksa…
Kendimden taşıp kim bilir nereye düştüm.
Ve hiç kıpırdamadan, boş yere kaldım orada.
Daha önce olduğum bir şeyim.
Var olduğumu hissettiğim yerde değilim;
kendimi ararken, beni arayanın kim olduğunu bilemiyorum.
Her şeyden sıkılarak gevşiyorum.
Ruhumdan kovulmuşum sanki.

Kendime bakıyorum.
Kendi kendimin seyircisiyim ben.
Duygularım, içimdeki bilmediğim bir gözün önünden,
dışarıya ait şeylermiş gibi dizi dizi geçiyor.
Kendimden sıkılıyorum.
Her şey, hatta gizemden yapılmış kökleri bile,
sıkıntımın rengine bürünmüş!
Özlediğim hiçbir şey yok. Hayatım acıyor.
Bulunduğum yer acıyor, kendimi
bulabileceğimi düşündüğüm yer çoktandır acıyor!

Fernando Pessoa

Read more