Yarım Akıllılık!

 

   Yani yarım akıllılık! Ayran gönüllülük. Ne istediğini tam olarak bilememe hali. Tam bir eyleme soyunmuşken başka bir eylemin daha tatlı, daha cazip gelmesi. Bu yüzden ortalık mürekkep yalamışlarla dolu ya. Ama mürekkep, kutusunda silik vaziyette duruyor, hiç mi hiç kullanılmamış. Öyleyse insanlığın mürekkep niyetine yaladığı şey nedir? Cehalet mi? Bence daha fazlası. Rotasızlık mesela.


   Gemi batmak üzere. Pusula bozuk. Filikalar da çalınmış üstelik. Bir hal çaresine mi baksak yoksa köpek balıklarını mı beslesek? İstediğimiz şey nedir? Bir gemi inşa etmek mı yoksa tren rayları döşemek mi? Şu taraftan mı yürüyeceğiz yoksa inzivaya mı çekileceğiz?


   Mektuplar yazıyoruz. Karşılığını bekleyecek miyiz yoksa postaladıktan sonra taşınacak mıyız bu evden?


   Bu kalemle uçurtma mı çizmeli yoksa savaş silahları mı tasarlamalı? Geleceğin romanlarını yazmak yerine kırmalı mı onu?


   Ömür bu, henüz keşfedilmemiş kayıp bir kıta! Kendimizi tanımadığımız için onunla ne yapacağımızdan bihaberiz.


 

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir