Çocuk Gelinler – Cemîl Sıdkî ez-Zehâvî

Zengin bir adamla evlendirilen küçük bir kızın mutsuzluğunu ve zorla evliliğin yarattığı şiddeti anlatan illüstratif sahne

İstismar Değil Tecavüz

Çocuk gelinler Cemîl Sıdkî ez-Zehâvî’nin kadın bedenine yönelik şiddeti ve zorla evliliği sert biçimde ele aldığı çarpıcı şiiridir. Şiirin asıl adı ‘Zengin Adamla Evlendirilen Kızın Dramı‘dır. Günay Aktürk yorumu ile.

Cemîl Sıdkî ez-Zehâvî Ilımlı bir sosyalist şiirdir. Araştırma ve makalelerinde sosyal hayatın sorunlarını, İslâm toplumunun geri kalmışlığını, kadın haklarını, çok evlilik ve boşanma problemlerini, sosyal adaleti, toplumdaki sınıf farklılıklarını, sınıflar arasındaki hak ve ödev dengesizliğini ele almış, bu yazılarını el-Mücmel mimmâ erâ adlı eserinde toplamıştır. Şiirlerinde din felsefesi, tabiat felsefesi, riyâzî ve amelî felsefe bağlamında çeşitli konulara dair fikirlerini açıkladığı için filozof şair olarak da anılmıştır.

Zengin Adamla Evlendirilen Kızın Dramı

Evlenirken nice altmışlık adam gencecik kızla,
Parlamakta başındaki beyazlar ateş gibi.
Gerçekleştirir amacını onunla bir süre.
Kısa olur bazen de bu süre.
Sonrasında ise bakmaz adam sevgi bağına
Bağlı mıdır yoksa kopuk mudur diye.
Evlenir kızcağız bilmeksizin mutsuzluktan,
Kocasının bir yamyam mı
yoksa bir adam mı olduğunu.

Kötüler onu günahsız.
Sonra da tekmeler onu ayakla hakaret ederek.
O ise katlanmakta buna.
Dört kadın bile doyuramaz iştahını altmışlığın.
Kurdun bile açlığını bir kuzu giderirken
Evlendirdiler kızcağızı istemediği halde
Gözü doymaz yaşlı büyük zengin adamla.

Zengin bir adamla evlendirilen küçük bir kızın mutsuzluğunu ve zorla evliliğin yarattığı şiddeti anlatan illüstratif sahne

Oysa bundan başka karıları da evde onun.
Üç tane. İhtiyarsa arzulamakta dört olmasını.
Yatmakta kızcağız kucağında.
Oysa adamı babası sanırsın.

Söyle bakalım ne yapsın kızcağız?
Böylece ya mutsuzluğa katlanacak
ya da ölecek kederden.
Kaldı ki üzüntü halinde,
ölmesi daha yararlıdır kişinin.
Çıkacak ümitsizlik,
sefalet ve üzüntü bu evde karşısına.
ve gelecek başına bütün musibetler.

Cemîl Sıdkî ez-Zehâvî

Gitmeden Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more

Kızlarınızı Mutlu ve Güçlü Yetiştirin

Kız çocuklarının erken evlilik ve toplumsal baskı altında birey olmadan kafese alınmasını anlatan Bosch tarzı alegorik sahne

Onları Öldürmeyin...

“Söz gelimi bir kızı düşeceği bütün tuzaklara hazırlayarak yetiştiriyor, sonra da tuzağa düştü diye cezalandırmaya kalkıyorsunuz.”

Aşkın Suçları
Marquis De Sade

Bağımlı köleler yetiştiriyorsunuz. Kendini bir gün “hayırlı” bir görücüye sunacak köleler. “Zamanı geldiğinde bembeyaz gelinliğin ile uçup gideceksin.” diyorsunuz kız çocuklarınıza. Ama sadece uçup gideceğini söylüyorsunuz. Gerisi sır. Gerisi muamma. Kanat bile takmadan diyorsunuz ki “haydi uç!” Akbabaların avlarını havada nasıl yakaladıklarının detaylarını anlatmıyorsunuz.

Siz avcının avına pençelerini nasıl geçirdiğini biliyor musunuz? Nasıl kanayacak, nasıl yanacak canları… Hazırlıksız yakalanacak onlar. Mutlu ve güçlü bir çocuk nasıl yetiştirilir bilmiyorsanız, doğurmayın artık.

Kız çocuklarının erken evlilik ve toplumsal baskı altında birey olmadan kafese alınmasını anlatan Bosch tarzı alegorik sahne

Henüz çocuk yaşta evlendiriyorsunuz onları. Okutmadan, birey olmalarına izin vermeden, eğitmeden, kadınlaşmadan yapıyorsunuz bunu. Bir erkekle bir kız arkadaş olamaz, diyorsunuz. Ama iki yabancıyı devlet ya da imam nikahıyla aynı yatağa sokabiliyorsunuz! Kurallar dahilinde yapılınca mı kılıfına uyuyor bu iş ve ahlaksızlık örtüsü kalkıveriyor ortadan? Ahlak anlayışınızda ciddi bir sıkıntı var gibi görünüyor.

Bu iş burada bitiyor değil. Toplumca hepiniz köle yetiştiriyorsunuz. Sizler: “Gelinliğin ile çıktın, kefeninle geri dönersin!” sözünü söylemiş olan ataların torunları! Hepiniz değil. Ama çoğunluğunuz. Boşanmış kadınlara dul diyorsunuz. Nasıl olsa kaybetti kızlık zarını, yalnız seks için kullan! Karala, dedikodusunu yap. Düş peşine sokakta, iş yerinde askıntı ol. Dışla toplumdan. O kadar iki yüzlüsünüz ki bunları yalnız güçsüz ve arkasız kadınlara yapıyorsunuz. Dolgun bir maaşı ya da az çok serveti olan bir kadın gördüğünüzde ahlakınız ve namusunuz kayıplara karışıyor!

Bereket tanrısını bilir misiniz? Aslında bizzat ona tapıyorsunuz! Yani “erkeklik” sembolünden bahsediyorum. Erkek çocuklarınızı yetiştirme şeklinizden belli. Hepiniz değil. Ama çoğunluğunuz! Öldürülen her kadının kanı diyorum… Elleriniz kan bulaşığında!

 

Günay Aktürk

Bunlara da Bakabilirsiniz

Read more