SEVGİLİLİK HALLERİ | BEYAZ KAĞIT KARA KAĞIT

 Biz şimdi neyiz?

 

 

 

 

sevgililik halleri, beyaz kağıt, biz şimdi neyiz, louis aragon

 

 

 

“Sevdiğini başkasına uğurlamak mı daha zor, yoksa başkasından geldiğini bile bile onu karşılamak mı?


Louis Aragon

 

 

   Bizler beyaz kâğıtları siyah kâğıtlardan daha çok severiz. Ne de olsa bize gelmiştir. Ne hoş bir karar vermiştir. Yüreğimizde sönmez sandığımız bir şenlik ateşi yakmıştır. Beyaz bir sayfa açmak denir buna. Önemli değildir nereden ve nasıl geldiği. Geçmişi onu ilgilendirir deriz. Herkesin bir geçmişi vardır ne de olsa. Kirli kâğıtlarımızı saklamak için mi söyleriz bunu?


Geldiği yerde kâğıtlar kararmış da olabilir. Mümkündür. Ya karartmış ya da karartılmıştır. Emin konuşamayız maktulü/merhumu/mendeburu görmeden.
Somun cıvata uyumu gibi, belki de o somun bu cıvataya uymamıştır. Sevgililik halleri işte, yalama etmiştir bir tarafı ötekinin arsızlığı veyahut ahlaksızlığı! Yalama vakası önemli bir vakadır!


   “
Biz şimdi neyiz?” diye sorduğunuz oldu mu hiç? Kolay mıdır buna cevap vermek? Ne olduğunuzu bilmesen de hiçliğe doğru kayan cevaplardan kuşkulanırsın. Ayrılığa en yakın duraktır onun hayatındaki yerini tam olarak kestirememek.


   İlişkinin başıyla sonu arasındaki boşluğu doldurduk da iş kara kâğıda beyaz kâğıda geldi! Hadi madem onu konuşalım. Dünyanın şu kurulu düzenine göre zor olan, sevdiğini başkasına uğurlamaktır. Bazı tespitlere göre, giden yerini hazırlayıp gitmiştir. Geçimsizlik ya da sevgisizliğinle yerini çoğu zaman sen hazırlamışsındır onun. Hâlbuki gelen bütün yenilikleriyle gelir. Ama gerçekten öyle midir? Göz görmeyince gönül katlanırmış. Gelenin, gelmeden önce terk ettiği/terk edildiği kişiyi getirme olasılığı da vardır. İnce hesabı kaldırmaz bu işler. Her şeye rağmen hayalindeki doğru notanın o olmadığını iddia edemezsin. Belki biraz karşılıklı akort yaparsınız birbirinize. Ben de beyaz sayfalara inananlardanım. Fakat şu dürbün gibi gözlerim başka bir ayrıntıya takılıyor.


   Hayatlarımıza o kadar fazla insan giriyor ki ondan ayrıl ona kapıl, onun kollarına koş, o olmadı ötekini dene, şu güzel bakıyor, bu vahşi sevişiyor vs. Bir de şiddetle karşı çıkıyorlar çok eşliliğe. Ulan resmen herkes herkesle sevgili be! Arada sadece zaman farkı var.

 

Günay Aktürk

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir