Nazara İnanır mısınız?

 

 Bakın ne anlatacağım size. Bir saat kadar önce sabah yürüyüşünden geldim. Annemin salondan sesi geliyordu. Çiçeklerinden biri solmuş, bu durumu da geçenlerde misafirliğe gelen bir komşumuzun bakışlarındaki nazara yoruyordu. “Yeteer çiçeklerin ne güzelmiş, dedi soldurdu çiçeğimi. Yapraklarına bak, köpek kulakları gibi sarktılar. Adam bir maşallah der.” dedi. “Yahu inanma artık şöyle şeylere.” dedim. Benden yana dik dik bakıp: “Buna da mı inanmıyorsun?” dedi. “Pek değer çiçeklere nazar. İnanma sen.” diye söylenmeye devam etti. O sırada içeri giren kardeşim: “Bilimsel olarak kanıtlanmış duymadın mı?” dedi. Kazmayı vuracağı yeri iyi biliyor. Kanıtlanmış olsa önce ben bilirdim yahu, işimiz bilim işçiliği.


   Velhasıl aklımda yer etti bu durum. İnternete girip kısa bir araştırma yaptım. Gerçekten de “Nazarın varlığı bilimsel olarak ispatlandı.” şeklinde çokça haber çıktı karşıma. Sürekli takip ettiğim Halk tv de paylaşmıştı bunu. “Allahım sen koru yarebbim!” deyip sayfayı açıp başladım okumaya. “Leeds Üniversitesi Parapsikolji bölümü başkanı Arthur Gall…” diye bir satır çarptı gözüme. Bastım kahkahayı. “Yahu bu muydu sizin bilimsel kanıttan kastınız?” dedim. Biliyorum, ne kadar anlatsam boşunaydı ama yine de denedim şansımı. Her zaman ki gibi dinlediler, doludan alıp boşa koydular, dolunun başı eksildi derken en sonunda o nihai cümleyi ettiler: “Sen inanma, domuz gibi baktı da bir maşallah demedi.”


   Günümüzün en acıklı olayı, insanların bilim değil de bilim dışı haber ya da çalışmalara kulak kabartmaları. Tabii ki metafizik alanı kast ediyorum. Parapisikoloji de bunlardan birisi. Eğer bilimsel kitaplar okumak istiyorsanız Sagan, Feynman gibi bilim insanlarını okuyun. Parapisikolojiyle ilgilenen insanlar yeni bir olguyla karşılaştıklarında, tek bir deneyle tüm bilim camiasını reddedip buluşlarının tek bilimsel kanıt olduğunu iddia ederler. Buldukları şeyin kusurlu yanları olsa bile bunu umursamazlar. Yıllar önce, ruhsal güçleri geliştirme teknikleri, yaşanmış esrarengiz olaylar, astral seyahat gibi kitapları okumuştum. Parapisikolojinin alanı olan kitaplar. Paranormal olayların fizik yasalarıyla açıklanamadığı durumların bütünüdür parapisikoloji.


   Gözleriyle çatal bıçak büken sahtekarların da yakından ilgilendiği bir alan. Eğer gerçekten güvenilir bir alan olsaydı çoktan bilimsel bir statüye kavuşmuş olurdu. Deneysel analizler halka açık bir alandır. Bir teori ortaya atıldığında önce bilim insanlarınca sonra da insanlarca test edilmeleri gerekir. Ve zamana ihtiyacı vardır. Parapisikoloji, bir avuç insanın kendi kişisel görüşlerini bilimsel gerçeklermiş gibi sunmalarından başka bir şey değildir. Yarım yamalak bir taslaktan başka bir şey de değildir.

 

 

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir