Zihin Bulanıklığı | Bilinç Karışıklığı

Bulanık Bir Zihinde Küçük Bir Kabarcık!

Zihin Bulanıklığı Bilinç Karışıklığı

Hiçbir karşılık beklemeden bir iyilik yaparsınız ve Nietzsche gibi biri çıkar ve der ki: “Her insanın yaptığı iyilik kendisine yöneliktir.” Doğru der. Kirletilmiş eylemlerin üstündeki tortuyu temizleyince öze ulaşıyorsunuz. Yani gerçeğe. Mesele iyilik olunca bilinç kaybı yaşamalıyız. Demeliyiz ki: “Yaşadığım şey bir “bilinç bulanıklığı” böyle şeyleri bana sormamalısın.”

Zaman zaman üstün insan yaratmaya çalışan fikir adamları çıkar. Yürüyen ölülere bir kalp atışı vermektir amaçları. Yalandan ve bilinmezlikten arındırılmış bir dünya düşünsenize. Bunun zevkli olacağına dair kuşkularım var.

Ne kadar insan varsa hepsinin de bilinç karışıklığı yaşamayan bilgelerden meydana geldiğini düşünün ve teknoloji gelinebilecek son seviyede olsun. Tüm gizlerin sırrı çözülmüş ve arayış bitmiş. İnsanı intihara bile sürükler. Dostoyevski’nin “Her şeyi biliyorum ve bu beni öldürecek!” sözünün geçerli olduğu bir dünya düzeni. “Dünyada tek bir çocuk bile ölüyorsa tanrı yoktur.” diyemeyeceksiniz artık çünkü aslına ulaşılmıştır hakikatin. Ne garip, tüm çaba hiçliğe ulaşmak için.

Yeni aforizmalar bulsan da neye yarar, kimin için söyleyeceksin, kimin işine yarayacak? Kimse bilincim bulanık demeyecek ki!Kâmillik cehaleti yok etmek için doğmuş olabilir mi? Cehaletin olmadığı bir çağda kâmillik neye yarardı ki? Ya da zekâ! O güne gelelim de tek dert bu olsun. Bugün bilincin yerinde ama yeri bir eskici dükkanı sanki ey insan!

Aman her neyse işte… İnsanın olmadığı bir dünya düşüneyim en iyisi. Yakında dünyadan taşarız, o kadar kalabalık. Bir zamanlar (henüz insan yaşamı başlamamışken) dinozorlar hâkimdi buralara. Peki, bugün eksikliğini kim hissediyor onların? Onların yok olması, yaşayan canlılar arasında bizim türümüzü en tepeye çıkarttı. Tabi bunun için atmış beş milyon yıl geçmesi şartıyla.

İnsan ırkı yok olduğunda hangi zeka egemen olacak dünyaya? Şimdiden umursamamaya alışmalıyız. İnsan zihni var oluşu yanıltıyor işte. Tek hakikat canlılık mı? Canlılığın kaynağı su ise ya cansızlığın kaynağı ne? Günümüzün bilimi canlılık ile cansızlık arasındaki çizginin belirsiz olduğunda kararlı.

Yalnız gazlardan oluşan ve hiçbir yaşam belirtisi göstermeyen gezegenler var. Madem canlılık bu kadar önemli de, ya bu cansız gezegenler süs olsun diye mi oradalar?

Günay Aktürk