Yılbaşında Ne Yapılır?

Kara softa değilim, yılbaşına düşmanlığım yok. İsteyen Noel tadında da kutlayabilir. Sonuçta bize giren çıkan var mı? Hatta “seninleyiz İsa korkma” dizelerini de tekrarlayabilirler. Bu sanırım bir Hristiyan duasıydı. Yıllar önce bir kiliseye gittiğimde yapışmıştı kulağıma. Dini bir vecibe değildi tabi. Papaz olduğuna ikna olduğum sakallıdan mahzende şarap olup olmadığını sormuştum. Papazların yılbaşı planları da pek sıkıcıdır diye düşünüyorum. Üzüm suyunu mahzende boşuna çürütüyorlar. Bence papazların da rahibelerin de kafeslerini bu yılbaşında açmalılar.
Efendim yılbaşında çalışıyorum. O yüzden salt öneride bulunabilirim. Özel gün gibi bir takıntım yok. Mesela geçen sene gece yarısı kuran okumuştum. Benden de iyi mümin olur ya… Üzerinde çalıştığım bir proje için lazımdı canım…
Gençlerin bu seneki yılbaşı planları ne ola! En azından onlardan feyz alın ve bir bardak bile olsa alkol alın. Lütfen. Rica ediyorum. Gül rengi şarap mesela. Hoş, benim hitap edeceğim kitle de şerbet içecek değildi ya. Lakin bu sene bilinçli bir şekilde için. Usturuplu için. Ağzınızla için : )
Ülkenin durumu mulûm. Zift gibi. Ama bu yılbaşında az da olsa renk katabilirsiniz. Bakın zamanında Şii yobazlar İran’da devrim yaptıktan sonra kadınlara ne oldu biliyorsunuz. Sokak milisleri bile kafası birazcık açık bir kadın görseler ellerindeki kezzabı kullanıyorlardı ve bu suçun cezası da yoktu. Yıllar sonra İran’da bazı eğlence evleri keşfedildi. Orada birbirlerini hiç tanımayan insanlar gelip beraber oluyorlar birbirleriyle. Söylemek istediğim şey bundan sonra başlıyor. Kadının birine soruyorlar neden yaptıklarını. Diyor ki “burada yaptıklarımızla bu yobaz devrime bir darbe vuruyoruz.” İşin ahlaksal kısmıyla yormayın beni. Zaten özünde her insan ahlaksız. Eğer güncel ahlak kurallarına göre konuşuyorsak…
Yobazlığa darbe vurmak! Rakı iyi giderdi hani. Yobazlığın özgürlüğü hangi şartlar altında olursa olsun esir alamayacağının bilinciyle yapın bunu da. Ana fikir bu olsun. Zihninizi esir almalarına izin vermeyin. Asıl esirlik orada. Asıl azap, işkence ve kölelik zihnin baş eğmesiyle başlıyor. Bir özgürlük mahkûmu şöyle diyordu: “İnsan zindandayken bile sırf direnmek için umuda sırtını dönüp dış dünyadan yüz çevirebilir.”
Yılbaşında ne yapılır? En okkalısını söyleyeyim. Gece yarısına doğru herkesi susturup Hayyam’ın şu dizelerini okuyabilirsiniz:
Yüreğinde sıkıntı varsa esrar iç,
Ya da birkaç kadeh gül renkli şarap iç.
Onu içmem, bunu içmem der durursun:
Ahmak herif, git zıkkımın pekini iç.
Günay Aktürk