Güzel Olan Her Şey Günahtır

güzel olan her şey günahtır

“Hayatta sevdiğim ne varsa ya yasa dışı, ya ahlak dışı ya da şişmanlatıyor.”

Woody Allen

 

Günahın olduğu yerde birileri cehennemin konforlu köşelerine kurulmuş demektir. O halde ne zebani bildiğimiz türden bir zebanidir, ne de azabın tadı katran tadındadır.

Yasanın dışına itilmiş olan davranış biçimlerini en iyi yasa koyucular yaşıyor. Önümüze konulan ahlâk kurallarını gerçekten savunuyor olsalardı, sanırım bin katına çıkardı zalimlikleri! Ya o şişmanlatan şeyler? Bakın işte onu kıçından anlamışlar. Bu yüzden şeytanın asıl şeytanlığı orada çıkıyor ortaya. İblis “ayin” filminde söyle bağırıyordu: “Hastalıklı dünyanın çürümüş gerçeğini o çok kıymetli rahmine yerleştirmemi ister misin?” Şeytan tayfasını tanımak kolay. Kadınsı olana saldıran her zihniyet şeytanın yaveri olsa gerek.

Onlarınki “edep yetmezliği” ise bizimkisi yaşamın özü. Bu “özü” eski bir Çin Atasözüne bağlayıp yatayım artık. Şöyle der Çin’in artık geçmişe gömülmüş bilgeliği: “Hayatta üç şey güzeldir. Et yemek, ete binmek, etin içine et koymak!

Ve dikkat edin, tarihte yapılmış olan ve bugün bile tekrarlanan bütün kötülükler o üç şeyi sorunsuzca yaşamak uğruna. Bedenin ve ruhun keyfi için… Mecaz yeteneğiniz gelişmişse kitaplığınızı şu kitap ile şereflendirin: “Hakk’ın Emri Rızası – Başköylü Seyyid Hasan Efendi.

 

Günay Aktürk