Maya Gerektir – Akbaba Dergisi (1958) | Bursalı

Akbaba Dergisi’nden Unutulmuş Bir Hiciv Şiiri

Yine eski dergileri karıştırırken karşıma böylesine şahane bir şiir çıktı. Çok da hoşuma gitti. Maya Gerektir şiiri, Akbaba Dergisi’nin 1958 tarihli bir sayısında yayımlanmış. Akbaba, 1922–1977 yılları arasında çıkmış, Türkiye’nin en uzun soluklu mizah ve hiciv dergilerinden biri. Hatta Markopaşa, Leman ve Uykusuz’un dedesi sayılır.

Akbaba dergisinde 1958 yılında yayımlanan Maya Gerektir adlı hiciv şiiri

Dergiyi ilk kez, Yusuf Ziya Ortaç’ın Aziz Nesin’e yazdığı zekâ dolu ve iğneleyici bir mektupta fark etmiştim. Sonra öğrendim ki Ortaç, bir dönem derginin imtiyaz sahibiymiş. Buradan aklıma bir fikir geldi: Neden bir antoloji kitabı tasarlamayalım? Okuru az olur belki ama kaliteli olur, geleceğe bir edebiyat mirası bırakır. Sadece dergi sayfalarında kalmış bu gerçek cevherleri bulup çıkarmak kadar faydalı bir iş var mı?

Böylece hem bu eserleri edebiyata kazandırmış oluruz hem de Türk edebiyatına başka bir yönden katkı sunarız. Çünkü yalnızca şair ya da yazar olmak yetmez. Edebiyat, sanatın yedi dalından biridir ve en çok da bizler çoğul yaşamalıyız.

Nasıl ki eski bir tarih dergisinden Anzavur Ahmet gibi bir vatan hainini bulup çıkardıysak, nasıl ki dört bin yıl önce kendi dilinin yok olacağından korkan bir Sümer şairinin endişelerine 21. yüzyılda ağız olduysak, bunu da kesinlikle yapmalıyız.

Akbaba Dergisi 1958’de yayımlanan Maya Gerektir şiirinden esinlenen, şair, muhalif, iktidar yalakası, karaborsacı, ajanlar ve şeytan taşlayan hocayı alegorik biçimde anlatan çizim

Amacımız belli. Herkes kendi becerisi dâhilinde bu aydınlanmacı kavgaya müdahil olmalı. Öyleyse yakınmayı bırakıp işimize bakalım.

Maya Gerektir – Bursalı (1958)

Bismillah demeynen olunmaz şair
Şaire kalemle boya gerektir
Söze başladı mı devrana dair
Taşı gediğine koya gerekir

Muhalif oldun mu işin pütürlü
Yağcılık yapayım desen bir türlü
Sövsen bir türlüdür övsen bir türlü
Kaypaklık mı dedin, maya gerektir

Kimimiz deh, çüş der kimimiz vat vat
Nurluymuş istikbal parlakmış hayat
Kerpiçleri boyar bizim iktisat
Derler ki: çuvala oya gerektir

Dışarda Moskof var başı kopası
İçerde istifçi, karaborsası
Muhalifin hakkı meşe sopası
Tatarağaları yaya gerektir

Bursalı uslu dur yine başlama
O kadar dikine çok tıraşlama
Çıkıp minareye şeytan taşlama
Ona taş vız gelir, kaya gerektir

Bursalı (1958)

Bunlara da Bakabilirsiniz

Bir yanıt yazın