KONFÜÇYÜS’ÜN KARA KEDİSİ

 

CAHİLİYE MEKTEBİ

 

 

 

 

konfüçyüs, kara kedi, cahiliye mektebi, kitap alıntıları, kitap sözleri, günay aktürk,
Konfüçyüs

 

 

 

Hiçbir şey karanlık bir odada siyah bir kedi aramak kadar zor değildir. Hele ki odada siyah bir kedi yoksa.”


Konfüçyüs

 

 

 

 

 

   Sen de mi kara kedinin peşindesin yoksa? Az önce canlı bir pudinge bastığımı sanıyorum! Cırlamasına bakılırsa besili bir lağım faresiydi! Cehennem köpekleri olsa gerek, hayalet tabularını serbest bırakmışlar. Bu bataklık korkuya bulanmış artık. Diptesin, diplerin en dibinde bir canlı fosil! Artık kimseler teşhis edemez seni. Yerini yadırgasan belki tamam ama nasıl da yuvalanmışsın oraya! Burası temiz, sen karşı çöplüğe bak!


   Şimdi bakalım neler olmuş vakti zamanında… Bebeklikten çıkar çıkmaz teker teker öğretmişler bizlere. “Bizim ülkece inandığımız yaratıcımız bu. Partimiz falanca şekilli amblem, liderimiz şu adam (cinsi genelde erkek oluyor.) Filozofumuz şu sakallı olan herif. Hayır, o değil yanındaki. Şairimiz, üstadımız, bilginimiz defterinde yazılı. Her şeyi bir güzel ezber et.


   Senin için uzunca bir ahlak listesi hazırladık. Biz uyuyoruz, demek ki ne? Senin de uy(u)man gerek. Sen daha doğmadan senin adına her şeyi düşündük biz. Herkesin gittiği rotadan gideceksin. Sağa sola yalpa vurmak yok! Aman ha! Doğru yol bizim sürdüğümüz yol. Geri kalan herkes cehennem erzağı!”


   Ara ki kara kediyi bulasın.
Gözlerimizi çıkartıp başka bir göz takmışlar. Gördüğümüzü sandığımız görüntüler, başkalarının zihninde yaratılmış olan fikirler. Kendini hedef gösterir mi hiç zulmün yaratıcısı? Konfüçyüs’ün kara kedi derken kastettiği şey neydi biliyor musunuz? Karanlığı boğacak olan bir lamba! Biz düşmanı kendi içimizde arıyoruz ama içimizde satılmışlar dışında kimse yok. Bugün temizlersin, yarın başkaları alır yerini. Çünkü açlık var ülkede. Çünkü onursuzluk ne vatan sevgisi dinliyor ne de kendinden görüyor kendi halkını. Biz bu güne kadar hep kendimizden olana saldırdık. Bakıyorsun, ne solun gözleri açık ne de sağın. İkisi de her şeyi çift görüyor. Sarhoşluk değilse nedir bu? Varlığın birliği felsefesini hiç mi duyup işitmemişler? Al ve uygula insan toplumlarına. İki püsküllü kitap, birkaç kulaktan dolma havadis, iş tamam. Al sana cahiliye mektebi!


   Bize bilim gerek. Sadece aklın yolunu sürmek ve kolayca kandırılmamak için bu şart. Bir de kendine yanılma payı bırakmak. Bakın bu çok önemli. “Yanılıyor olabilirim ama şu anda en güçlü kanıt bu gibi görünüyor!” diyebilmek.
Hislerimiz ya da inançlarımız da bazen doğruyu söyleyebilir bizlere. Çiğ bir hamura benzer onlar. Ama her fikrin kanıta ihtiyacı vardır. O çiğ hamuru bilim fırınına sürecek kadar cesur olmalısınız. Bilim, önüne sunulan bilgileri test ederek doğru olup olmadığını kanıtlama görevini yerine getiren bir hakikat ocağıdır.


   Bilim, ayrıca sanatın parmağına nişan yüzüğünü de takmalı bir an önce. İnsanı insan yapan sanattır. O, insansı hayvan ile “İnsan-ı kâmil” arasındaki tek köprüdür. Kara kediyi bulmak istiyorsanız, öncelikle oyularak yerinden çıkartılan o hakikat gözlerini arayıp bulmak zorundasınız.


   Yani demem o ki birileri bu şehrin rögar kapaklarını açık unutmuş. Cehalet artığı bir veba salgını var sokaklarda. Unutkanlık veremi bulaşmış bir kez. Kimse bir şey hatırlamıyor! Ne oldu, neler geçti başımızdan? Bizlere çıkış yolunu gösterecek siyah kedi de nerede? Adını kahpeye çıkartmışlardı en son! O yüzden bulamıyoruz onu. Hadi kalk! Soğuk bir su çal suratına. Bu seni kendine getirir. Ben siyah kedinin izini buldum. Ama önce bildiğimiz her şeyi unutmamız gerek!



 

   Sonuç: Edebiyat bizi biz yapar. Düşündürür. Hatta hırpalama yeteneğine de sahiptir. Bu yüzden zihnimin bütün araç gereçleriyle hizmetinizdeyim. Bu işe de yaramayacaksa kaldır at çöpe. Fazla açık ve cüretkâr olmalıyım. Siyah zemin üstünde beyaz tebeşir tozuyum ben. Belki de bu yüzden okunaklıyım!

 

 

 

Günay Aktürk

 

 

   Bonus ve yine bekleriz alıntısı: “Önünüzden kara kedi geçmesi, hayvanın bir yere gitmekte olduğuna delalettir.

 

Groucho Marx

This article has 1 Comment

  1. Geçmiş zamandan gelen dolma bilgi, kopyala yapıştır geleneği. İnsanlık kördüğüm. Göz tembelliği oluşmuş, gördüm sanıp ezbere süzgeç geçiyor… Kalburüstü bilim sanat azınlıklar varsa ne ala. Bravo…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir