İNSAN KALBİ KALABALIKTIR | EDİP CANSEVER VS YORUMCU FEYLESOF

Bu Bölüm Neden Kısa? (Sabit Başlık)

 

 

 

   Okumuş olduğunuz bu ve benzeri yazılar, sevgili yazarlarımızın alıntılarına yapılmış ek dırdırlar içerir. İçinde gayet manalı sözlerin barındığı da doğrudur. Hani o: “Atam tutam ben seni, şekere katam ben seni.” türünden cümleler. Çok mu manalı derseniz, biraz derince demek daha doğru olur. Şimdi oturup şahsımın laf sokucu tarzından dem vurabilir, bu yazıları kafası karıştığı ya da incindiğinden ötürü yazdığını izah edebilirdim ama Oğuz Atay‘ın da dediği gibi: “Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor.” Bu yüzden bu bölümdeki yazılanları tam bir makale kafasıyla değil de, anlık bir “ah” çekiş olarak yorumlamanız tavsiye edilir. Hadi bakalım 🙂

 

 

kitap alıntıları, kitap sözleri, edip cansever, günay aktürk, yorumcu feylesof
Edip Cansever

 

 

“Bana kalbimdesin deme. Bilirsin kalabalık yerleri sevmem.”


Edip Cansever

 

 

 

   📌 Doğruya doğru arkadaş. İnsan kalbi kalabalıktır. Öyle görünmez. Öyle görünmemek için de elinden geleni yapar. O daha çok erdemli sözcükler savurmaktan yanadır. Gerçek hayatta karşılığı olmasa da…

 

   📌 Kimisi de “Kalbim Bomboş.” der. Açıp bakarsın ki metrobüs gibidir. Bir köşeye geçip etrafı süzer haldedir. Yalnızdır. Kalbi boştur evet. Huzurlu olsa bir işe yarar da, huzursuz kalbe de güvenilmez ki.


   📌 Kendi kalbini ara sıra kahve içmeye davet etmeyen insandan uzak duracaksın arkadaş. O, mutluluğu dışarıda arar. Kendi kendine yetemeyen insan gider bir başkasının enerjisini tüketir.


   📌Bakmayın etrafımda çok insan dolandığına,
Sırılsıklam yalnızım aslında.” diyor Edip Cansever. Yalnızlık hali her insanda var. Belki de gerekli. Fakat süreklilik arz ettiği zaman marazlı bir hastalığa dönüşüyor sanki. İnsanın kalbi kalabalık olsa ne yazar öte yandan, kimseye dokunamadıktan sonra…


   📌 Ruhun doyumundan bahsetmiş miydim? Bizler göğüs göğüse sevişerek evrilmiş bir türüz. Cinsel arzunun ötesinde bir vaka bu. İnsanın bazen özel hissedesi geliyor. Bir kez bile anlaşılamamış, taktir edilmemiş ve sevilmemiş olduğunuzu düşünsenize! Ne canice bir ruh yaratır bu hal. Ressamlar neden resim çizer? Yazarlar neden kitap çıkartır?


   📌 Şimdi gelelim gerçek manada kalbi kalabalık olanlara. İnsan içgüdüsü çok eşliliğe meyillidir. Bedenin yeni beden arayışları… Bunu reddedebilirsiniz ama sizi en iyi siz tanırsınız. Peki, bir ömür halinden memnun mu yaşar insan? İlerleyen yaşlarda geçmişin hesabını sormaz mı? Ne ne var? Elde koca bir sıfır var.


   📌 Ellili yaşlarda bile ruhu hala doyabiliyorsa belki amenna! Fakat artık gözden mi düştü? İstediği kalbe kolayca giremiyor mu? Gençlik yıllarından beri yaşamına hükmeden düzensizliği mi fark etti? Ya da bir düzen halini alan o “düzensizlik” altüst mü oldu? Varın siz düşünün gerisini…

 

 

Günay Aktürk

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir