ELMA MESELESİ | TOLSTOY VS YORUMCU FEYLESOF

Bu Bölüm Neden Kısa? (Sabit Başlık)

 

 

 

   Okumuş olduğunuz bu ve benzeri yazılar, sevgili yazarlarımızın alıntılarına yapılmış ek dırdırlar içerir. İçinde gayet manalı sözlerin barındığı da doğrudur. Hani o: “Atam tutam ben seni, şekere katam ben seni.” türünden cümleler. Çok mu manalı derseniz, biraz derince demek daha doğru olur. Şimdi oturup şahsımın laf sokucu tarzından dem vurabilir, bu yazıları kafası karıştığı ya da incindiğinden ötürü yazdığını izah edebilirdim ama Oğuz Atay‘ın da dediği gibi: “Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor.” Bu yüzden bu bölümdeki yazılanları tam bir makale kafasıyla değil de, anlık bir “ah” çekiş olarak yorumlamanız tavsiye edilir. Tamamen kısa yorumlar.  Hadi bakalım 🙂

 

 

kitap alıntıları, kitap sözleri, tolstoy, günay aktürk
Tolstoy

 

“Elma olgunlaşınca düşer. Peki neden? Yerçekimi yüzünden mi, sapı inceldiği için mi, altında duran çocuk onu yemek istediği için mi?  

 

Savaş Ve Barış / Tolstoy

 

 

   📌 Çünkü artık ağacın elmaya, elmanın da ağaca ihtiyacı kalmamıştır. Ağaç, elma yeterince olgunlaştığı için besin takviyesini keser. Elma da: “Lanet gelsin senin besinine!” diyerekten kendini bırakıverir aşağıya.


   📌 Elma olgunlaşmadan da düşebilir. Bunu belirleyen şey elmanın gelişim süreci olabileceği gibi, çevre şartlarına da bağlıdır.


   📌 Belki meyvelikte ölümcül bir salgın vardır. Belki don vurmuştur. Belki birileri meyveliği yok etmek istiyordur. Kim bilir…

 

 


Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir