Sümbülzade Vehbi Efendi – Rücu Şiiri | Günay Aktürk

Sümbülzade Vehbi Efendi Rücu Şiiri

Sümbülzade Vehbi Efendi klasik Türk edebiyatının önemli şairlerinden biri olarak “Rücu” adlı şiirinde hem hikmetli bir dille hem de döneminin sosyal eleştirilerini ustalıkla bir araya getirir. Bu sayfada Sümbülzade Vehbi Efendi’nin Rücu şiirini hem sesli okuma formatıyla dinleyebilir hem de şiirin tam metnine ulaşabilirsiniz.

Bendeniz Günay Aktürk’ün yorumuyla hazırlanan sesli şiir bölümü, metnin duygusunu daha derin hissetmenizi sağlar. Aşağıda hem şiirin seslendirilmiş halini dinleyebilir hem de eserin tamamını okuyabilirsiniz.

Sümbülzade Vehbi Efendi – Muzahrefat (Mizahi Hiciv) Şiiri – Tam Metin

Azm-ü hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-ü can.

Lal-ı şarab içirem ve ıslatıp geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahşan.

Sümbülzade Vehbi’nin rücu şiirinden esinlenen, Bosch tarzında çok katmanlı alegorik sahnelerden oluşan resim

Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?
Lale ile sümbülü kahkülüne nevcivan.

Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan.

Salınarak giderken arkandan ben sokam,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.

Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyandan çizmeyi, olasın yola revan.

Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç,
Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.

Sümbülzade Vehbi Efendi’nin Rücu şiirini temsil eden Bosch tarzı sürreal hamam sahnesi – Günay Aktürk”

Eğer arzu edersen ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.

Herkese vermektesin, bir de bana versene
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman.

Sen her zaman gelesin, ben Vehbi’ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümüsselam.

Sümbülzade Vehbi Efendi

Bir yanıt yazın