YAKTIN BENİ | EN GÜZEL AŞK ŞİİRLERİ

HORMONSAL EDEPSİZLİK

 

 

 

yaktın beni, en güzel aşk şiirleri, günay aktürk, hormonsal edepsizlik

 

 


   Huzurlarınızda tam da yirmi yaşlarına yakışır dozda bir şiir. Biraz arabesk sosu ekelenmiş olduğunu itiraf edebilirim. O çağlarda gönül, bedeni aşıp da içindekileri göremezdi ki! Aslında içindekilere odaklanıyor fakat hiç de mecazi anlamda değil. Hormonsal edepsizlik. Sadece saf bir sevgi sandık onu. Önünde eğilirken erdemin yüceliğinden bahsettik. Fakat nedense yalnız büyülendiğimiz kadına yetecek kadar insani erdem vardı elimizde. Bu bizi kuşkulandırmadı bile. Tek asil köleliğin sevdiğimiz kadının önünde eğilmek olduğunu sandık. Diz çöktük önünde. İçimizdeki yakıcı madde artık yakamaz olduğunda ise doğrulup kalktık. Ortada ne erdem kalmıştı ne de yücelik. Olup olacağı tam olarak buydu. Fırtına dindi ve baraka onarıldı.


   Bugün otuz beş yaşındayım. Kaç kez onardım bu barakayı bir bilseniz… Kasırgalar geldi geçti ama kuşlar misali eninde sonunda konacak bir saçak bulabildik kendimize. Anladım ki yücelik denilen şey, sevme eyleminin tutkulu bir alışkanlık haline getirilmesindeydi. Ama böyle bir insan olmayabilirdim. Uğrak verdiğim o “hormonsal edepsizlik” rıhtımında bambaşka işler çevirebilir, mesela tek gözümü kör edip azılı ve azgın bir korsana da dönüşebilirdim. Öyleyse yaşasın peşine düştüğümüz erdemlere:) Şimdi gönül rahatlığıyla on beş yıl öncesine dönebiliriz. 

 

 


YAKTIN BENİ

 

Cilven ile nazın ile
O tertemiz özün ile
Her şakanda dozun ile
Yaktın beni kül eyledin


Seni sevmek sana azdı
Son baharım senle yazdı
Aşkın bana büyük hazdı
Yaktın beni kül eyledin


Yanmaz idim görmeseydim
Anmaz idim sevmeseydim
Keşke gönül vermeseydim
Yaktın beni kül eyledin

 

 

İmza: 2004 tarihli Günay Aktürk

 

 


   Artık ne kadar yanmışsam dumanım da pek bir uyaklı çıkmış hani. O kadını hatırlıyorum. En azından bugün bile hatırlayabildiğim birine yazmışım. Olayın ne kadar ironik olduğunu bir bilseniz! Şimdi bakıyorum da hiç tipim değilmiş. Ama on beş sene önceki Günay da benden başka herkese benziyormuş! Ne olacaktı? Hamdı, yandı ve pişti. Asla tastamam “piştim” dememelisin. Fakat yine de o yirmi yaşındaki civan gibi delikanlı ben değilim artık. Kendime merdiven dayayıp içeri bakıyorum da, nasıl gelmişim o çamurlu yollardan hayret. Bir daha tekrarlamaya kalksam gözüm kesmez. Ama ne hikmetse bundan sonraki yolculuk için de az heyecanlı sayılmam. Yenilik eşittir depomin salgısı mıdır nedir… 

 


2019 Tarihli Günay’dan selamlar…

This article has 1 Comment

  1. Sözünde özünü seçtim bir bakıma bu güzel yazıda Asla tastamam”pîştim “dememilisin (kendime merdiven dayayıp içeri bakıyorum).

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir