335 Defa Görüntülendi

Soy Hattı İçtiması

 

 

   Yüz binlerce yıllık geçmişimi düşünüyorum. Dedemden başlayarak geriye doğru uzanan bir hayli uzak geçmişimi… Her biri yüz yıl yaşamış olsa, yüz bin yılda bin dede yapar. Helal onlara. Ne bir kabile savaşı öldürebilmiş onları, ne salgın hastalıklara yakalanmışlar, ne de kısırmış içlerinden biri… Yani beni yirminci yüzyılın son çeyreğinde doğurtabilmek için inadına tutunmuşlar hayata. Sağ olsun var olsunlar.

   Doğrusu dedeliğin, yani erkek olmanın tarihteki serüvenlerine rast geldikçe dedemin değil, ninemin torunuyum diyorum. Çünkü ben bir kadının başyapıtıyım. Hem yaşarken oldu bu, hem de doğarken. Yarebbim, üstümüze ateşler yağdır sen bizim. Bizim için ve de bize rağmen…

   Dede soyunu düşündükçe, yani erkekliği, daha bir dalıyorum derinlere. Soyumda sopumda kaç şair vardı acaba? Kaç yobaz, kaç sapık, kaç dindar, kaç ayyaş yaşadı? Kaçı psikopattı? Kaçının kör idi gözleri? Kaçı idam edildi, kaçı yakıldı diri diri, kaçı koştu umutsuz bir aşkın peşinde? Kah anadan kıza, kah babadan oğla geçen nice devran görmüş şu gezegende, kaç Tayyip’e ya da Hitler’e şahit oldular acaba? Benim bu ipe sapa gelmez fikirlerimin DNA sı hangi dedemden miras kaldı bana?

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir