Şili Diktatörü Pinochet

Gerçeklerden Kaçamazsınız

 

 

Şili Diktatörü Pinochet, kısa hikayeler
Şili Diktatörü Pinochet

 


   Şili diktatörü Pinochet, bir gün kılık değiştirip sinemaya gitmiş. Salonda yerine oturmuş. Kimse onu tanımamış.


   Derken ışıklar sönmüş, Film başlamış. Filmin bir sahnesinde Pinochet’nin görüntüsü gelmiş perdeye. Sinemadaki bütün seyirciler, ayağa kalkıp alkışlamaya ve Pinochet lehinde tezahürata başlamış.


   Pinochet, durumdan gayet memnun yayıldıkça yayılmış. Keyfi yerinde, gururla perdeye bakıyormuş.


   Yan tarafındaki adam eğilerek Pinochet’nin kulağına şunları söylemiş:


   – Arkadaşım, salon sivil polis dolu. Bu pezevenk için kendini astırmaya değmez. Ayağa kalk ve sen de alkışla.

Posted by Günay Aktürk

Bütün noktalama işaretleri arasında en çok ünlemi severim ben. Boylu posludur o, babayiğittir. Hele ki topuklu giyerse boyu boyuma bile ulaşır. Üç noktayı üst üste koysan bir ünlem etmez. Eğer bir yerde "Gitme ha" çığlığı kopmuşsa, orada kesin ünlemin parmağı vardır. Tehlikelidir de. "Ee, yeter artık" da onun başının altından çıkar. Otoriterdir. "Çık dışarı, gel buraya, çabuk eve git" başlı başına onun icatlarıdır. Efkâr bastı mı, "eh" de, "ah" de yapıştır sonuna ünlemi. Virgül gibi yarım bırakmaz işini. Nokta gibi kestirip atmaz. Ne bok yediği belli değildir işin aslı. Ne alttan tiresi, ne üstten kesmesi vardır. Parantez gibi gizli saklısı da yoktur onun. Bakmayın çok sevdiğime onu. Çok sevilen her zaman yararlı değildir. Vay zavallı! Vah sersem!" Günay Aktürk

Website: http://www.gunayakturk.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir