135 Defa Görüntülendi

Romanlar Artık Sarsmıyor

 

 

Tam olarak şöyle söylüyor eleştirmen Ömer Türkeş: “Romanlar artık sarsmıyor, vicdanları huzursuz etmiyor, isyana çağırmıyor. Bir yazar ancak farkına vardığı gerçekliği ifşa eder. Okuyucu farkına vardığı kadarını benimser.”

 

İğrendiğim bir mesele benim de. Gerçek dünyada hiçbir yansıması olmayan, daima yüzeysel ve zihni zorlamaktan uzak kitaplar yazılıyor. Romantik, fantastik, bilimden uzak dini hayalperest bir kurgu anlayışı. Ask mesela. Yerde süründüğü haliyle alıp kullanırken, tek cümlesinde bile felsefenin ışığı parlamıyor. Roman şöyle yazılır, şunlara dikkat edilir vs vs derken bir de ne anlattığını sorgulamalı.

 

Bunlardan da öte keşke bir Dostoyevski’miz olsaydı dünyaya mal olmuş. Geç değil ama. Başka parmak kaldıran yoksa gelecek seçimlerde ben (tanrının laneti üzerime olsun) adaylığımı koyuyorum bu işe. İşte asıl mesele de vize alabilmekte. Öyle bir fikir yaymalısınız ki tüm dünyayı sarsabilmelisiniz. İsminizi yalnız dünya edebiyatının anması yetmez. Birkaç filozofu etkilemeniz de fena olmazdı hani.

 

Dostoyevskinin yeni yeşermeye başladığı yıllarda onun için “geleceğin Puşkin i ya da Gogol u demeye başlamışlar. İsimleri karıştırıyor da olabilirim. Gogol olabilir. Çünkü Dostonun “hepimiz Gogol un paltosundan çıktık” diye bir sözü vardı. Dedikleri kadarıyla yani.

 

Diyebilirsiniz ki, canım ha Türk olmuş ha Rus, önemli olan bu dünyada devlerin dolaşıyor olması. Haklısınız. Lakin işte herkes ilkin kendi bahçesinde nefeslenir. Anadolu kültürünün yayıcısı bir devimiz olsa ne iyi olurdu. Ama bence olacak bir gün. Osmanlı’nın kitap sevmez karakteri yeni söndü. Evet, tekrar canlandırmaya çalışıyorlar ama bu yangın yerinden bir gün mutlaka bir ateş böceği çıkacak…

 

 

 

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir