Felsefe Hem Hoşlandırır Hem İyileştirir Bizi

     “Bilirsin, Harpasta, karımın soytarısıdır. O deli kadın, babadan kalma göreviyle kalmıştır evimde; çünkü ben bu korkunç yaratıklara düşmanımdır; kaldı ki canım bir deliye gülmek isterse, hiç uzağa gitmeden, kendi kendime gülebilirim. Çok garip ama gerçek sana anlatmak istediğim:    Bu deli kadın kör olduğunu anlamıyor ve benim evimin karanlık olduğunu ileri sürerek, kendisini başka bir yere götürülmesini istiyor yöneticisinden ikide bir. Onun bu durumuna gülüyoruz. Ama inan ki…

Read More >>

İnancı Çürüten Sorular

     Aşağıdaki sorular, insanı Deizme götürecek sorular. Tabii Deizm’de bir nevi ara durak. Ötesinde eninde sonunda Ateizm var. Mutlak istikamet yani… İkisi arasında yer alan “Agnostisizm” dinlenme tesisleri de bazen kalıcı bir durak olmuyor değil. Bilinemezcilik. Kesin bir tanrı vardır ya da yoktur demektense, varsa da yoksa da bunu kestirmek zor, deyip işin içinden sıyrılma hali. Aslında kesin bir dille söylenen “tanrı yoktur” söylemi de en az “tanrı vardır”…

Read More >>

Cam Kırıkları

    Sevgilim Ellerim kanıyor Yüreğim kesik kesik Ben hiçbir zaman göremedim Yaralarının üzerindeki Cam kırıklarını Ne zaman dokunmaya kalksam Baş kaldıran bir yürek sancısı Sende Ve bende Haramisine sevdalanmış kervan güzeli Susuz Vahalarda rastladım sana Hadi söyle bana, konuş benimle Kimler serap eyledi bu solgun sureti Sanki ıssız bir çöl dokunduğum şu tenin Bilirim Kaçıp gitmiştir zehirli yılanlar ve izi yoktur soysuz haramilerin Bilirim hep de kendi acısıyla beslenir…

Read More >>

Yaşamak başarılı bir saçmalama operasyonudur

     Bu konuda yalnız deliler ve bir de çocukların ciddi olduklarını düşünüyorum. Onlar saçmalık nedir bilmezler. Bizim gibi parlayıp sönen tutkuları yoktur. Tutku: eğer bir gerçeğe gözlerini dikip saatlerce bakmıyorsa saçmalıktan ibarettir.    Gerçeğin ne olduğunu kim bilebilir? Kimi gerçekler vardır ki esaslı, bambaşka bir gerçeğin yansımasından ibarettir. Ona ulaşamadık henüz. Bizler daha çok ufuk çizgisinin esirleriyiz. Halbuki ufukta çizgi falan da yoktur. Bütünün küçük bir parçasıdır ki zaten…

Read More >>

İnci!

     Ucu bir mızrak başı kadar keskin gözlerle pek az kişi karşılaşabilmiştir şu hayatta. Bizimkisi kepazelik, karşılıklı taktirleşme! Tüccarlık. Ne kadar samimi ve içten de olsa; sevgi sözcüklerini ve ihaneti ve ihtirası haykıran dudakların, sarhoş ve de sırf o an değerli olan bir sarhoşlukla söylendiğini asla anlayamazsın. Kapılarla doludur hayat. Bir gün karşına biri çıkar ve çıngıraklı yılanlarla doldurur kapının eşiğini. O eşik orada bir lisanın sözlüğü gibi öyle…

Read More >>

Rotasız

       Bir maymun var daldan dala atlayan. Dalını bulamamış bir maymun. Kaçıncı atlayışta huzura erecek dersiniz? Çalılıklara dolanmış günün birinde. Bir çıkış yolu bulamıyor. Aklını huzura erdirmesi gerek. Gerçekten bu kadar feci mi durumu? Konumu önemli değil insanın. Kendini çöplükte hissetmiyorsa eğer, aldığı kokunun çürümüş bir meyveden geldiğine kim inandırabilir onu?    Düşüncelerini kanatan çetrefilli bir çalı dikeni işte. Gel de anlat onun sade bir düşünceden ibaret olduğunu….

Read More >>

Tek/çok eşlilik

       Tek/çok eşlilik. Bizim geleneğimizde şöyle bir söz vardır : “Yarin yanağından gayrı her şeyde ortağız! ” Şeyh Bedrettin’in söylediğine inanılan bir sözdür. Yani der ki yediğimiz içtiğimiz bir, yarimiz tektir. Onu paylaşmayız.    Peki insan doğasına yansıması da böyle midir? Çevrenize bakının önce. İlk izlenim orada görülür. Eşini aldatmayan kaç aile tanıyorsunuz? Bunun ille de ille eyleme dökülmesi gerekmez. Evli bir bireyin karşı cinsten bir yabancıyı arzulaması…

Read More >>

Bir Mezarlık Anısı

       Nerden baksan iki yüz elli binin üzerinde mezar barındıran Karşıyaka Mezarlığı bir mermer ormanını andırıyor. Koca bir şehir, ikici Ankara. Bir köy mezarlığı olsa, göreceğin tek kalabalığa doğru yürürdün. Vay anam vay! Ucu bucağı yok ki Karşıyaka’nın. Ne yöne gideceksin? Bir ucu yaşadığım bu rezil cennet, bir ucu kim bilir hangi cehennem! Tabutta olsan koca bir kalabalıkla giderdin ama şimdi ille de ille bir pusula!    Yürüdüm….

Read More >>

Kardeşlik Dürtüsü

       İnsanlar doğar. İnsanlar büyüdükçe tekrar tekrar doğar ve yabancılaşırlar birbirlerine. Kardeşleriyle birlikte büyüyen çocuklar, saklambaç oyununun körebesine bürünürler büyüdüklerinde. Geçinememenin ve hayvanlaşmanın karanlığına bürünürler tam da. Giderek unutulur paylaşılan ve akılda kalan her şey… Son nefesime kadar asla unutmayacağım çocukluğumuzu.    Sırtını verip yaslandığın koca bir dağdır aslında kardeş. Şu vahşi doğada aynı kanı ve benzer bilgileri paylaştığın sana en yakın canlı odur. Yaklaşmakta olan bir çift…

Read More >>

Kendini Arayan Adam

  Kendini arayan adam, sonunda bir çöplükte buldu onu. Onu orada bulacağını nereden bildiğini sormayın. Bilmiyordu. Bütün bir şehri dolaşan ve çıkarttığı gürültüyle kedisinden köpeğine, ağacından otuna kadar tüm yaşamı huzursuz eden bir çöp kamyonu tarafından atılmıştı oraya. Bir belediye kamyonuydu bu. Farkında olmadan hizmet götürürdü böylelerine.    Gözlerini açıp kendine geldiğinde kokudan burnunun direği kırıldı. Ne büyük bir çöp yığınıydı böyle! Üstüne üstlük bir şehrin bu kadar temiz görünüp…

Read More >>

Paylaşmak Ya Da Paylaşmamak Bütün Mesele Bu!

       Yalnızlığın en yalın hali, mutluluğun doruklara çıkabildiği zamanlarda ne kadar da güzelleşiyor… Ama insan gerçekten yalnızlığa elverişli bir canlı mı? Göğüs göğüse sevişerek evrimleşmiş olan insan, artık bundan mahrum olduğu için mi zihin sevişmelerinin peşine düştü? Mesela mutluluk! Ya da acı… Güzel bir havadis… Bir dostun acı kaybı… Bütün bunlar birileriyle paylaşılmadıktan sonra yaşamın gerçek hazzına nasıl ulaşır insan? Terapi gören insanlara, gördükleri o şey neden iyi…

Read More >>

Tembel Çiftçi

    Kazmamızın geçmediği toprak da varmış demek. Bu yüzden kuraklık ve kıtlık, hasadımızın bire on vermeyişi bundan… Kıtlık varsa göç de var, açlık da var göç varsa. Yağmur sel donunda gelir yalnız. Yıkıp yok etmekten başka marifet bilmez. Yalnız ihtiyar bir umut kalmış gönül köyümde. Güçlü arzular görkemli şehirlere göç etmiş. El kapısında bir dirhem sevgi dilenir. Sorma kardaş, yaşam, damlayarak sızar canıma. Yani şu göğüs kafesimin içinde yaşayan,…

Read More >>