Tüküreyim Sizin Dostluğunuza

   Sizler bayım, biraz yaklaşınca insanın kaşını gözünü, en çok da saç diplerini ütüleyen karanlık alevlersiniz. Koruyalım bu mesafeyi. Kafalarınızın içinde ağdalı bir örümcek besliyorsunuz çünkü. Tatlı diliniz bir olta iğnesinden çok daha ölümcül görünüyor. Varlığınız, içinde ağır bir pedofili barındıran iğrenç bir kurgunun aşağılık karakteriyle eşdeğerdir. Bu ne cüret böyle?    Çürümüş kulağınız bir dizi fısıltılar işitmekte. Akıl hocalarınız var sizin, nefreti öğütleyen. Daha önce hiç ayak basmadığınız topraklarda…

Read More >>

Bir Hobin Olsun

   Bir şarkın olsun. Senin olsun. Hayatına her giren insana “Bu benim şarkım bak.” diye dinlet. Bir gün o kişinin hayatından çıktığında bir radyoda denk gelirse, seni hatırlasın.    Tek bir parfümün olsun. Özdeşleşmek iyidir. Dünya bu illa ki bir tek sen kullanmayacaksın. Öyle bir sana ait olsun ki, bir yabancıda bile duysa “Acaba burada mı?” diye kokuyu duyanın gözü seni arasın.    Bir tane en yakın arkadaşın olsun. Sadece…

Read More >>

Yarım Akıllılık!

   Yani yarım akıllılık! Ayran gönüllülük. Ne istediğini tam olarak bilememe hali. Tam bir eyleme soyunmuşken başka bir eylemin daha tatlı, daha cazip gelmesi. Bu yüzden ortalık mürekkep yalamışlarla dolu ya. Ama mürekkep, kutusunda silik vaziyette duruyor, hiç mi hiç kullanılmamış. Öyleyse insanlığın mürekkep niyetine yaladığı şey nedir? Cehalet mi? Bence daha fazlası. Rotasızlık mesela.    Gemi batmak üzere. Pusula bozuk. Filikalar da çalınmış üstelik. Bir hal çaresine mi baksak…

Read More >>

Noa Pothoven

Hollandalı 17 yaşındaki Noa Pothoven, uğradığı cinsel taciz ve tecavüzlerin ardından uzmanlar kontrolünde hayatına son verilmesi anlamına gelen ötanaziyi seçti. Pothoven, Instagram üzerinden yaptığı son paylaşımında ötanazi kararı aldığını duyurdu. Pothoven’in kız kardeşi pazar günü kardeşinin öldüğünü açıkladı. “Kazanmak ya da kaybetmek” isimli otobiyografi kitabında Pothoven ilk cinsel tacize 11 yaşında maruz kaldığını 14 yaşındayken ise iki erkek tarafından tacavüze uğradığını yazmıştı. Pothoven, son paylaşımında çektiği acıların artık “dayanılmaz” olduğunu…

Read More >>

Yaşamın Fazlalıkları

   30’lu yaşlardayken kol saatim 5000 liraydı. Bugün 52 yaşımdayım ve babamın 80 yıllık saatini kullanıyorum, 10 liraya almış. İkisi de aynı zamanı gösteriyor.    Yine 30’lu yaşlarımdayken ceylan derisinden cüzdanım vardı, 400 Dolara almıştım. Bugün 52 yaşımdayım, cüzdanım sıradan 30 liralık yapay deriden. İçine ne kadar para koyarsam koyayım bir fark yok, pazarda kimse cüzdana bakmıyor.    30’lu yaşlarımda tripleks bir villada oturuyordum. Bugün 1 oda 1 salonda yaşıyorum….

Read More >>

Marilyn Ve Rabia

     Marilyn Monroe, ölümünün üzerinden geçen yarım yüzyıla rağmen hâlâ bir efsane.    Gayri meşru olarak dünyaya gelen ve annesini tımarhanede yitiren Marilyn’nin, mutsuz bir çocukluk geçirdiği ve bakım evlerinde istenmeyen bir eşya gibi görülme duygusuyla yaşadıkça didiştiği bilinir.    Rabia’yı ise, Diyarbakır’da bir aşiret reisi olan Hacı Hüseyin’in kızı olmasına rağmen, aile çevresi dışında kimseler tanımaz.    Rabia, Marilyn’e kıyasla, ailesiyle birlikte mutlu bir çocukluk geçirmiş, beş kardeşin…

Read More >>

Bangladeşli İdris

   “Kızlarımı okula göndermek, onları eğitmek istedim. İnsanların önünde onurlu durmalarını istedim. Herkesin bana baktığı gibi, kimsenin onlara bakmasını asla istememiştim. İnsanlar hep beni küçük düşürdü. Kazancımın her kuruşunu kızlarımın eğitimi için yatırdım. Asla yeni bir gömlek satın almadım. O parayı onlara kitap almak için kullandım. O saygıyı, hep benim için kazanmalarını istedim. Ben temizlikçiyim.    Kızımın üniversiteye kabulünün son tarihinden önceki gün kabul ücretlerini alamadım. O gün çalışamadım. Çöpün…

Read More >>

Güzel Şeyler Günahtır

   Güzel şeyler günahtır. Günahın olduğu yerde birileri cehennemin konforlu köşelerine kurulmuş demektir. O halde ne zebani bildiğimiz türden bir zebanidir, ne de azabın tadı katran tadındadır.    Yasanın dışına itilmiş olan davranış biçimlerini en iyi yasa koyucular yaşıyor. Önümüze konulan ahlâk kurallarını gerçekten savunuyor olsalardı, sanırım bin katına çıkardı zalimlikleri! Ya o şişmanlatan şey? Bakın işte onu kıçından anlamışlar. Bu yüzden şeytanın asıl şeytanlığı orada çıkıyor ortaya. İblis “ayin”…

Read More >>

Birkaç Yasa Örneği

  Axwell Yasası * Eğer havayı soluyabiliyor ama suyu içemiyorsanız geri kalmış bir ülkedesinizdir. oysa, suyu içebiliyor ama havayı soluyamıyorsanız kalkınmış bir ülkedesinizdir. Murphy’nın 4 nolu ölçütü * Ne zaman bir işi yapmaya karar verirseniz, o anda yapmanız gereken bir başka iş çıkar. Lofta’nın gözyaşları * Hiç kimse sizi kendinizi iyi hissettiğiniz zaman terk etmez. Murphy’nın 5 nolu ölçütü * Her çözüm beraberinde yeni sorunlar getirir. Fant yasası * Bir…

Read More >>

Deliler Gemisi / Hüsnü Arkan

    – Nereye gidiyorsun? – Ruhsuz işler yapmaya gidiyorum. – Ruhsuz işler derken? – Büyük işler yani. Büyük binalar, büyük alışveriş merkezleri, büyük saraylar, büyük ilerlemeler, büyük adımlar. İmparatorluk işleri… – Neyle gidiyorsun? – Gemiyle gidiyorum… Sebastian Brant’ın Narrenschiff’iyle. Hani şu Rönesans çağının delilerle, meczuplarla dolu hayalî gemisi var ya, onunla. Bütün ülkeyi gemiye doldurdum. İçerde ne ararsan var. Açgözlülük, kibir, yalan, ayak oyunları, hırs… Ama en önemlisi delilik…

Read More >>

Bilim insanlarına göre küfür etmek

Müstehcen veya ayıp sözler içeren konuşmalar -veya daha yaygın kullanılan bir ifade ile küfürlü konuşma- genellikle konuşmacının kelime dağarcığının kıtlığına, kendilerini daha az saldırgan bir üslupla ifade edemeyişlerine ve hatta zekâlarının buna yetmediğine yorulur.   Araştırmalara göre küfür etmek, sanıldığının aksine, dilin daha akılcı kullanıldığının bir işareti olabilir.   Küfür etmek bir taraftan alışkanlığa dönüşürken, bizler farklı durumlarda ve farklı amaçlarla küfür etmeyi tercih ederiz. Örneğin; dilsel bir efekt olarak,…

Read More >>

Faydasız Bilginin Faydası

   Bay George Eastman’la birkaç yıl önce “fayda” konusu üzerine yaptığımız sohbeti hatırlıyorum. Müzik ve sanatta beğeni sahibi, akıllı, bilgili ve öngörülü bir kişi olan Bay Eastman, bana niyetinin, büyük servetini faydalı konularda eğitimin teşvikine adamak olduğunu söylemişti. Ona, dünyada en faydalı bilim çalışanının kim olduğunu sordum. Hemen, “Marconi” yanıtını verdi. Bunun üstüne, “Radyodan aldığımız hazzın büyüklüğü ne olursa olsun, telsiz ve radyo insan hayatına ne katmış olursa olsun, Marconu’nin…

Read More >>