Ne Olur Düşmanım Ol!

       Hadi sizler de bugün birilerine aynı dozda rica edin bunu. illa ki hayatınızı kalbura çeviren biri vardır yamacınızda. Hani o her zaman yollarını güllerle donattığınız, taviz üstüne tavizler verdiğiniz bir fırsatçı!    Bugün öldürün onu, basın üzerine, çıkartın cılkını! Kolay kolay ölmez de namussuz. İyice emin olmak lazım. Fakat bir yolu daha var onu yok etmenin.    Önce geri alın tavizlerinizi. Sesiniz soğusun artık. Önce kendinizi yenin….

Read More >>

Bataklığıma Gel!

     Beklenilen kişi gelmesin. Onun kendi bataklığında mutlu olduğu yadsınamaz. Bir yabancı gelsin bunun yerine. Gelsin ve yarının bekleneni olsun. Herkes herkese aşık olamaz. Elektirik meselesi var. Şu sıralar bayağı zamlı. İçini titretmiyorsa aradığın o değildir. Bunu aklına çivile.    Sen körsün. İlk önce bedenine baktığın için körsün. Şehveti gören “göz” değildir. Şehveti cinsel arzular görür. Ve de o en puslu silüetleri bile akıl almaz şekillere sokabilecek bir yeteneğe…

Read More >>

Acemi Yaşantılar

  Elime ayağıma bulaştırmalıyım her işi. Her gün kovulacak bir işim olmalı. Her işte bir hayır, “evet” olmalı ara sıra. Parasız kalmam mühim değil, öyle aç karnına homurdanmamalı midem.   Bazen yalnız yürümeliyim kalabalıkta. Ama ille de ille geride bırakmalıyım adımlarımı arada bir.   Sokakta çarpışacak kadar dalgın dolaşmalıyım kimi zaman. Kimi zamansa karşıdan karşıya geçirmeli beni yaşlı bir adam… Yaşamaya alışmalıyım alelacele!   Kalbim küt küt atmalı arada bir….

Read More >>

Akraba Mı Akbaba Mı?

   Çok çetrefilli bir meseleyi hümâyun. Ben de dikkat ediyorum. Bu samimiyet tahrip gücü yüksek saatli bir bomba gibi. Her an her şey olabilir.    Aslında başarılı kötülük eylemlerinin sırrı çok açık. Bir yabancıdan çok daha kolay sızabiliyorlar içimize. Zaten içimizdeler. Acaba bu yüzden mi “kötülük içinizde!” diyorlar? Değilse bile umursamakta fayda var.    “Akrabayı akrep soksun!” demiş atalar. Soksun tabii. Yengeçler de yardıma gelsin. Normalde birine güvenmek için belli sınavlardan…

Read More >>

Toparlan Generalim

   Yaşama karşı yeni bir savaş düzeni almak gerekir bazen. Yenilgi her zaman olur. Ocak söner, akbabalar dolanır gökyüzünde. Bir gün başını kaldırıp yavaşça doğrulursun ve dersin ki: “iki kez çürüyecek değiliz ya toprakta!” O ateş ki eninde sonunda tekrar yakılır!    Bu oda benim yeni savaş düzenim. Ben, uzak diyarlarda yaşayan bir vahşinin en ilkel barbarıydım! Bozguna uğradım! Çağlar öncesinden kalma şu boktan mızrağım, çelik mayalı güçlü zırhları delemedi!…

Read More >>

Zor Kadın

   Zor erkek diye bir şey de yoktur. Neden? Çünküleyim asıl dokuz nefisli olan erkektir. Beş kişilik bir kadın heyeti oluşturup deneyebilirsiniz. Kendimden bilirim erkek zaafını. Vakti zamanında falan hani. Fakat burada ince bir çizgi vardır. Bazı erkekler de yerine göre gerçekten zordurlar. Bazı kadınların beri benzerini kolay kolay beğenmedikleri gibi bu seçkin erkekler de beğenmezler. Detaya girmeden asıl söyleyeceğimi söyleyeyim.    Aslında bu işin kadını erkeği yok. Bilinç seviyesi var….

Read More >>

Onun Bunun dedikleri!

   Dediğim dedik çaldığım düdük olmasın da. Yoksa o düdükten hepimizde var. Bir eksik olmuş. “Freud’un da dediği gibi” diye bir ekleme daha yapalım. Sözün hangi manada söylendiği biraz karışık. Çatallı yol.    Kulak tıkamak kolay fakat bir Freud’un felsefesini aradan nice zaman geçmiş hâlâ çürütemiyoruz. Bir Spinoz olmak kolay mı? Yarattık mı ondan bir tane? Ona erişebildik mi? Anca laf. Ha diyorsan ki onun bunun kelamını düşünmeden at sürer…

Read More >>

Uyuşturulmuş kulluk!

   “De hadi kendi binsin, eli ayağı yok mu! Dün de binmişti. Geçen sene de. On sene önce ben yapardım bu işi. O zamanlar tutku vardı. Şimdi arkadaş bile sayılmayız. Çocuk olmasa…      Bir kadının kapısını açmak hangi duygulara hizmet etmektir? O duygular artık hizmet etmiyor bize. Bir yabancı daha heyecan verici. Ama ya öteki! İllegal olanı canım. Yasakların içinde tatlı bir düş! Henüz başındayız rüyanın. Diyelim ki bekarım….

Read More >>

Eylül Toparlandı Gitti

Gidecek az kaldı. Sayılı günleri var. Bir de ne dizeler döktürmüştünüz ay başında. Hepsini not ettim. Ekim için ne diyeceksiniz kim bilir! Merakla ve hasretle bekliyorum. Sonraki ayın sözü teminat altında. “Kasımda aşk başkadır!” Eminim öyledir. Partilerin seçim öncesi vaatlerine benziyor. En delikanlı ay ise Mart ayı. Açık açık söylüyor herifçioğlu: “Elime düşmeyin yoksa örttürürüm!” diye. Yapar. Çok yaptı. Daha yapacağı da geride. Öyleyse nasıl olsun bu iş? “Aylar içinde…

Read More >>

Azılı Bir Kırbacın Acısı

   Çek şu kırbacını ensemden be! Burası senin mülkün müydü? Ben de diyorum bu sınırı kim çekmiş ortalık yere! İnsan tabelasını hazır etmez mi be yahu!    Mayınların da pek tazeymiş! Aklımı tuzaklayıp uçurması bundan mıdır? Hay çok yaşa sen! Pek de verimliymiş arazin. Orkide de yetişiyor mu? Yoksa yalnız şeker kamışı mı var? Yok, yok fazlaca olmadı, daha yeni geldim bu göletin başına. Ben de diyorum bu çitleri kim…

Read More >>