Kimim Ben

  ENEL HAKK & HİÇ Milyarlarca ışık yılı uzaklardan geldim Roza. Kimliğim, ırkım, cebimdeki beş bilgi etmez kâğıt ya da demirden metalikler, üzerimi örten şu ahlaksız çar çaput ve ardım sıra çağırdıkları yabancı isim de sıkmaya başladı artık varlığımı. Kendi zerrelerimi görüyorum gözümün iliştiği ne varsa. Kendimi içiyorum su diye, kazmayı vurduğum toprak benden bir parça. İsin en tuhaf yanı ise Roza, kendime aşık oluyorum bir başkasında. Bir başkasının olmadığının…

Read More >>

Gülden Ne Gelir

  Duydum gönül duydum ahu zarını Yar diye inleme elden ne gelir Azgın bir alevde gördüm sırrını Gönlü göçebedir dilden ne gelir Gönül bir tarlaysa gam da ekenden Mahsulüm çürüdü biçtim erkenden Ahım ne kederden ne de dikenden Kargalara açan gülden ne gelir Düş ki ak dururken karaya siner Issızın baykuşu ıssıza tüner Tez elden harlanan tez elden söner Kör nefsin yaktığı külden ne gelir Eylemem Günay’ım inan eylemem Yanan…

Read More >>

Umudun Çocuğu

    “Bu kitap kimseye kuru kuruya umut dağıtan, pembe gözlük hediyeli, her şey çok güzel olacak hadi evrene mesaj gönderelim filan türünden bir kitap değil; aksine bulunduğumuz karanlık içinde uyanmamız gerektiğini (ne kadar zordur karanlıkta uyanmak) yoksa karanlığın bile aranacağı günlerin çok uzakta olmadığını değişik bir dille ifade eden bir şiir kitabı. Acı konusunda gerçek bir balık hafızasına sahip olan insan ırkının en seçkin türlerinin yaşadığı canım ülkemde umudu…

Read More >>

Dostluk Aşkı

  Yüreğine çarpan feryat, sözlerine ekilir Gözlerinden akan hüzün dertlerime dökülür Ayrılığın geçit vermez puslu hasret sisleri Hayalime çöreklenen özlemlere takılır Ben dostuma serim verdim dostum benden ırakta Kaç zamandır haber gelmez her bir hücrem merakta Bir hayat ki düğüm düğüm boğazıma dolandı Bir gözüme yaşam dolar diğer gözüm turab’da Asi özlem fırtınası üşüştü her geceme Kalkan ettim şu gözleri her gecede acıma Damarımda dolaşan kan onunkine uymazmış Bunca özlem…

Read More >>

Körlük

  Karanlığı kara eden bir fikir Hayvanın vahşeti insan fikrinde Kadının giydiği huya bağlanmış Soysuzluk dediğin gözün keminde Cehaleti meşru kılan bir zikir İnsanın ahlakı niyet gem’inde Aklın yitikliği meye bağlanmış Sarhoşluk dediğin gönül deminde Aklı kör eyleyen taştan bir Kâbe İnsan-ı Kamillik yürek ilminde Marifet yolları hakka bağlanmış Hakikat dediğin devrin bilminde Cihanı yoz eden yaman bir softa Günay’ım can bedbaht, sabır dizginde Kıyamet halleri çağa bağlanmış Şer denen…

Read More >>

Eyup Yarası

Eyup için dökülen göz yaş ile İkrar verdim seni sende bir gördüm Bir idim bin oldum sonsuz aşk ile O zaman canları serde bir gördüm Özümde gördüğüm kini aşarak Dost elinden badeleri içerek Dört kapıda kırk makamı geçerek Tanrıyı semada yerde bir gördüm Ben idim dervişi ben bu asırın Erenler katında olmaz kusurun Hakikat yolunda şah’ı kulunun Özünde yanarken korda bir gördüm Geçtim sabır ile nefis darını Sevdim yarattığı hakkın…

Read More >>

Can Oldum

  Dünya hali bir bozulmuş talanken On sekiz bin âleminde hayalken Düne kadar varlığım bir yalanken Gör ki bu gün bir bedende can oldum Açıp görünmeyen gönül gözünü Amaç edip Mürşidimin sözünü Dar’a çekip şu nefsimin hazzını Döndüm özüme de yine ben oldum Yakıp serde kine dönmüş ahtımı Ak eyleyip karalardan bahtımı Terk eyleyip sarayımda tahtımı Hakkın sağdık canlarına han oldum Kerbela çölünde cefa çekerek Günay’ım Banaz’da dara çıkarak Kırkların…

Read More >>

Erenler

  Kapılmış giderken aşkın seline Bu aşka bir çare bulun erenler Karganın konduğu gonca gülüne Seher vakti selam salın erenler Bir aşkın yarası tutar mı dikiş Bakıp da aldanma bahane gülüş Bir garibe sevgi dolu bir bakış Gönülden gönüle yoldur erenler İster vurun beni ister öldürün Ben gülmedim ister eli güldürün Bu dünya katından beni indirin Cihana şevkim yok bilin erenler Günay’ım bir zaman ah ettim güle Gülün ahuzarı bana…

Read More >>

Kırkların Cemi

  Kırkların Cemi Dün gece düşümde Peyik göründü, Kırkların cem’ine gel dedi bana. O an yüreğimden nefret arındı; Dar’a giden yolun, sel dedi bana. Ak gönlünde karalara sur gördüm, Bir beden içinde berrak ser gördüm, Şu kırkların meclisinde sır gördüm; Kırkların kırkı da bir dedi bana. Hayalimle sınırımı zorladım, Çözmeye beynimde yol bulamadım. Utanarak şu nefsimi horladım, Gayretin çözmeye az dedi bana. Günay’ım dinledim birçok kelime, Sözleriyle kilit vurdu kinime,…

Read More >>

Taptım Sana

  Hasretinle candan bezdim, Sensiz sokak sokak gezdim, Hayaline secde kıldım; Taptım sana ilah gibi. Eyüp olup yaram sardım, Mecnun gibi darda kaldım, Nere baksam orda gördüm; Taptım sana ilah gibi. Göz açıp ta seni görüp, Aşk denilen sırra erip, Dilsiz iken dile gelip; Taptım sana ilah gibi. Günay Aktürk

Read More >>

Dünya

  Dünya dedikleri kahpe âlemin, Çilesi yol oldu savurdu beni, Yar diye sevdiğim gonca gülümün; Kokusu kor oldu kavurdu beni. Nice padişahlar seyrine daldı, Suyu zemzem suyu lokması baldı. Zevkine kanmayan ne murat aldı? Bunca çelişkisi bezdirdi beni. Yol oldu cahilin tuttuğu fikir, İki bahçe varmış ortada nehir, Bahçenin birinde çekilen zikir; Cahilin gözünde kör etti beni. Günay Aktürk

Read More >>

Deli Derviş

  Ayağımda çarık elimde asa, Gezerim âlemi günler içinde. Silinmiş gönlümden dert ile tasa; Muhabbet eylerim canlar içinde.   Ne faniler gördüm ölüden farksız, Ne ölüler gördüm diriden farksız, Ne garipler gördüm ocaksız yurtsuz; Birde padişahı hanlar içinde. Yiyecek ekmeğe muhtaç bir kulun, Kaybetmiş çaresiz sasırmış yolun, Nicedir aç gezer ayağı yalın; Dilinde duası kanlar içinde. Günay’ım devranı seyre dalmışım, Kendimi âlemden uzak bulmuşum, Çok can’ı gurbette naçar görmüşüm; Şaşırmış…

Read More >>