Ressamın Tablosu

         Yetenekli bir ressamdı adam. Yüzlerce tablo, sayısız ödül sahibiydi. Birazcık abartılı da olsa her yerde övgüyle bahsediliyordu. Hatta o kadar övülüyordu ki onun, Leonardo da Vinci’nin ruhunu taşıdığına inananlar bile vardı!    Gelin görün ki gerçekte kimdi bu ressam; adı nedir, nerede yaşar, yüzü neye benzer bilen yoktu. Kimliğini saklamayı seçmişti kendince. Bu yüzden hayranları ona hayalet anlamına gelen “Körmüz” ismini taktı. Bu nedenledir ki onun…

Read More >>

Ahlak İçi Ahlak Dışı

    Bir kadını düşlerken onun gülen gözleri hala yanaklarının yumuşaklığını hatırlatabiliyorsa sana, kusura bakma ama narkozluk hastasın sen. Çünkü bilirsin ki onun o gamzeli yanakları yabancı dudaklara emanettir artık. Yabancı fısıltılara, yabancı dokunuşlara… Hadi acı çektir kendine, daha fazlasını hayalle ve bir de yabancı bir penis ekle buna. Ne olacaktı ki başka? Hangi hayatı yaşıyor zannediyorsun elini bırakıp da gidenlerin? Elini tutanları bırakıp gittiğin hayat, işte o hayat… İki…

Read More >>

Hoşçakal

  Sanki aynı havayı soluyoruz, neredesin ki? Hiç duymadığım sesini işitir gibiyim. Her an yanı başımdaydın değil mi? Her an yakınımda bir yerlerde! Ve hayalindi değil mi o gördüğüm gözler? Meğer günlerdir sayıklayarak yalnızlığa uyanırmışım kan ter içinde. Yokluğunun acısından kaçıp sana sığınmakmış tek amaç! Ama nerden bilebilirdim ki, bülbül gül’ü hiç göremezmiş gün doğumunda… Nasıl bir sancıydın beynimin içinde anlayamadım. Bir hastalık olsan biterdin elbet, elbet de bitecektin. Ama…

Read More >>

Vahdet-i Vücut’a Dair Bir Deneme

    İşte gerçek bir bilge. Ne demek istiyor bu dizelerde? Ne dediğini anlayabilmek için hangi yola başvurmalı? Herkes kendi bilgi birikimi, inandığı, reddettiği evrensel görüşlerine göre yorumlayacaktır bunu. Mesela, “her varlık sonunda aslına döner” ne demektir? Varoluşu Allah’la bağdaştıran bir zihin, ruhun bir gün Allah’a döneceğini çıkartır bundan. Lakin benim görüşüm bu yönde değil. Ben bir panteistim ve ona göre yorumlayacağım bunu. Panteist görüş, tanrının evrenden başka bir şey…

Read More >>

Kurt Hikayesi

  Çok çetin geçiyordu kış. Kar o sene o kadar çok yağmıştı ki, tüm kasaba bütün bir kış boyunca dışarı adımını atamamıştı. “Adeta bembeyaz bir kara kış” diye söylendi İsmail. Beyazın kara ile kurduğu ahenge şaşırmıştı. Kötülükler güzelliklere musallat mıydı her zaman? Bu düşüncesinden ötürü huzursuzluk hissine kapıldı. Kalkıp, bir alev topu gibi yanmakta olan sobaya doğru yürüdü. Mutfaktan aldığı ince belli bardağa çayını doldururken, dışarıdan gelen rüzgâra kulak kesti….

Read More >>

Ateş Ve Sanat

     Adı her neyse işte… Bilmem nerede doğup büyümüş. Güneyli ya da kuzeyli, dünyanın içinde kayıp bir beden… Ateşli sıvılara merak salmış! Yakmış. Yakacak. Ama yanmamış kıvılcımında onun, yananların onda biri kadar… Bir tek sudan nefret etmiş: suyun bilgeliğinden… Korkmuş boğulmaktan. Korkmuş kaybolmaktan. Ama korkmamış boğmaktan ve de yakmaktan.    Belli ki okumuş iki satırını üç beş kelamın! Ama okuduklarından pek bir şey anlamamış. Eline aldığı her kitabı (mutlak…

Read More >>

Büyük Adamlık

  BÜYÜK ADAMLIK!    Ben küçükken bayağı iddialı bir çocuktum. Hayallerimin ardı arkası kesilmezdi. Gün oldu âşık olduğum edebiyat öğretmenime şiirler yazıp çalışma odasına astırttım, gün oldu matematik öğretmenime yazdığım eleştiri şiirleriyle zıvanadan çıkarttım onu. Şiir benim için hem saldırı silahı hem de savunma kalkanıydı. Bunun dışında dünyaya bakışım da oldukça farklıydı hani. Çocukça bile olsa kendi çapında bir mantık taşıyorlardı.    Dün gibi hatırladıklarımdan bazıları şunlar:  “Ben onlar gibi…

Read More >>

Bir Angara Analizi

     Ağır ağabey gibidir Angara. Bir yanı eli bıçaklı serserilerle, bir yanı muhallebicilerle çevrilidir. Soğuktur, sevimsizdir. Kızılay’dan geçirilirse; Jandarma genel, Emniyet genel, Deniz, Hava, Kara ve bilumum kuvvetlerce donatıldığı görülür. Resmiyette başka il tanımaz üstüne. Memur kenti olduğu rivayeti yaygın inanışlar arasındadır. Ha bir de denizi yoktur. Ama binlerce küçük “Deniz” adayına ev sahipliği yapar. Eskiden olmayan ama şimdilerde kaçak ismiyle anılan bir de sarayı vardır. Bir ucunda Recep…

Read More >>

Okul öncesi eğitime Osmanlı modeli Sıbyan mektepleri

  Okul öncesi eğitime Osmanlı modeli: Sıbyan mektepleri AKP’nin iktidara gelmesiyle adım adım uygulamaya koyduğu “dindar nesil” yaratma amacına yönelik eğitim sisteminin hedef kitlesi 3 yaşa kadar indi. Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı, internet üzerinden sözde eğitim alan ‘’kurs öğreticileri’’nin görev yaptığı kuran kursları ve 3 yaştan itibaren öğrenci kabul eden kreş görünümlü sıbyan mektepleri okul öncesi eğitime alternatif olma yolunda hızla ilerliyor.   Açılışlarında ve tüm faaliyetlerinde devletin, temsilcileri ile…

Read More >>

Sıbyan Mektepleri

     Evrensel’den Yasemin Akpınar ve Adile Doğan’ın haberine göre son birkaç yıldır İstanbul’da, özellikle emekçilerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde, hem kreş hem de okul öncesi din eğitimi veren, denetimden muaf sıbyan mektepleri hızla yayılmaya başladı. Devlet okullarında ana sınıflarının yeterli sayıda olmaması, 150-200 lira arasında değişen anasınıfı ücretlerinin aileler tarafından karşılanamaması, okul saatlerinin çalışan kadınlara uygun olmaması nedeniyle yaşanan çaresizlikler bu ‘mektep’leri cazip hale getiriyor.    İstanbul’un Esenyalı mahallesinde…

Read More >>

İşkence

  Uykusuzum. Tutup kapattılar beni bu zindana. Yüreğimin dört bir kösesinde birer kelepçe ve gücümün son deminde üç gecenin yorgunluğu… Bin türlüsünü gördüm bir gecede acının. Bilmem kaçıncı işkencede kaçıncı ayılmalarla tükürdüm karanlık suratlara. Daha da sinirlendiler daha da arttı acılarım. Bir gecede benim gibi binlercesi. İçeride binlerce düşünce suçlusu, dışarıda faili meçhul bir cinayet… Ülkemde menfaat kurbanı bir adalet! devlet suskun ve ardında hayalet devlerin ayak sesleri! Günay Aktürk

Read More >>

Ayıp Değil Ya

       Ne yazıp ne anlatabilirim ki size? İş yaşamaya gelince kırıp döktüğüm bir kadına duyduğum duyguları anlatmanın ne önemi var! Alçakça bir davranış bu. Kendini temize çekmek! İstesem cümlelere öyle bir yön verirdim ki ‘werther’e duyulan acıdan aynı oranda ben de nasiplenirdim. Ama hakkım değil bu övgü! Kendime ondan bahsetmeyi bile yasaklamalıyım. Çünkü gecenin bir yarısı kendi sesimi işitiyorum bomboş bir gezegende ki, uzak mahallelerden duyulan şu köpek…

Read More >>