Bahadın’ı bir de benden dinleyin :)

Anadolu’nun yer yer yobazlıkla çürümüş derinliklerinde Bahadın adında bir kasaba vardır. Bu kasabanın sınır tarlalarından itibaren içeriye doğru bir ışık hüzmesi yayılır. Bu sınır tarlaları aynı zamanda dış dünyanın karanlığına karşı da set görevi görür. Burada yaşayan halk ışık işçileri ve dolayısıyla da ışığın çocuklarıdır. (Işık evleriyle karıştırılmamalıdır!) Geçmiş ile bugün arasında kısa bir bağ kuracak olursam, Osmanlı döneminde de “sıraçlar” ve “ışık taifesi” diye anılmışlardır. Bu nedenledir ki (Topkapı…

Read More >>

Siyasete alet edilen her din bozulmaya mahkûmdur

     İşte aşırılığın gidebileceği en son nokta. Bunun perde arkasında yaşanan çok daha ahlaksız yansımaları olduğu su götürmez bir gerçek. Bu fotoğraf da muhtemelen kadınları köle pazarında satmak için götürülürken çekilmiş bir kare. İnsan ilk baktığında bunun bin yıl öncesine ait bir kare olduğuna inanmak istiyor ama bu bugünün gerçeği. Kaçıncı asırda yaşadığımızın hiçbir önemi yok: nasıl bir medeniyet kurduğumuzun da. Hatta teknoloji çağında yaşıyor ya da yakın gezegenlere…

Read More >>

Zeynebin Güncesi

Sana bir aşk hikâyesi anlatayım mı çocuğum? Ama şu bildiğin bir gecelik aşklardan değil. Hele ki güçlü arzuların beslediği aşklardan hiç değil. İnsanı delirten ama gerçekten delirten ve bir ömür bununla yaşamaya mahkûm kalan bir kadının aşkını dinlemek ister misin? Anlatacaklarımda en ufak bir yalan, kurgu yok. Hani hayal etsek, acaba, desek böylesi bir aşk yaratamayız çocuğum. On dört yaşındaydı Zeynep. Henüz üç aylık bir bebekken annesi Dobey, evi terk…

Read More >>

Çok Okuyan Değil Eleştirel Okuyan Bilir

  Çok kitap okuduğu halde düşünce anlamında sığ kalmış insanlar vardır. Bir dönem bakarsınız bir kişiyi kendisine önder edinip papağan gibi onun sözlerini tekrarlar, bir başka dönemse farklı bir kişinin peşine düşüp bu sefer onun düşüncelerini tekrarlamaya başlar. Duyduğuna hemen inanan, bir fikri körü körüne savunabilen, düşünceleri arasında tutarlılık olmayan bu türden insanların sorunu çok kitap okumalarına karşın eleştirel okuma yetisi kazanamamış olmalarıdır.   Emin Özdemir’in ‘Eleştirel Okuma’ kitabı bir…

Read More >>

Yedi Çağ Ötesinde

  Yedi çöl, yedi dağ, yedi çağ ötesinde yaşasam! Tuzaklar kursam sizlere, Ulaşamasanız yurduma hiçbiriniz… Ezan sesiyle günaydın deyip sizlere, Akşam namazında yakılmasam sizlerce! Şiirler yazsam kendimce, Yazılmamış romanlar okusam, Bozulmamış düşler kursam… Yedi çöl, yedi dağ, yedi çağ ötesinde. Günay Aktürk

Read More >>

Dedeme

  Şeyla gözlerinden süzülen mana Harap etti beni yıktı el-aman Kaybolan pırıltı çözülen sima Beni ateşlerde yaktı el-aman   Bakışları gizli yalvarış gibi Sanki bu âlemden yol veriş gibi Ayrılan dostuna gül veriş gibi Manalı manalı baktı el-aman   Üstü başı kirin pisin içinde Unutulmuş toprak tozun içinde Yüreği kederli hüzün içinde Gözlerinden yaşı aktı el-aman   Kalkamaz ayağa tutmaz dizleri Kaybetmiş ferini görmez gözleri İnan yıkar bir gün ahı…

Read More >>

Özgür Adam

    Özgürlüğü acıyla karıp, hadi git, demişler insanoğluna. Ama tel örgülerle çizmişler özgür adamın sınırlarını! Bir devlet yetmez gibi ırkımı korumaya, Yüzlerce devlet kurmuşlar kan göletlerinde.   Haritası kan ile çizilmişken yurtların, Bunca tel örgü, bunca kan ile boyanabilirdi ancak.   Çünkü kardeş kanı dökmüşüz kardeşçe yaşayamayız diye. Yetmiş iki renkten yetmiş iki millet yaratmışız. “insan ırkı” yetmemiş sanımızı tarif etmeye…   Geçmişin baharı ne gülistan ne güllük, Bu…

Read More >>

Issız

  Sesleriniz geliyor uzaklardan. siz bu dünyanın yerlileri, hem barbarım ben hem ilk insan. Ruhumun kirli denizinde yaşlı ve mendebur insan kalıntıları. nasıl olunuyorsa bir başına ve yalnız işte öyle. Dağılan ben toparlayan ben!   Köreldikçe köreliyor tüm arayışlar. İşte bu her gün biraz daha hızlanıyor. Yangında ateşe hasret, susuzlukta çöle! Artık neyi aradığımı bile hatırlamıyorum. Suya acıkır gibi her işim ters. Yanımda yönümde yaşam yok. Her çıkış kendime bir…

Read More >>

Hikaye Nedir, Hangi Özelliklere Sahiptir?

  HİKAYE   Hikâye”, Türk kültür tarihinde en azından bin yıllık geçmişe sahip giderek zenginleşen bir mânâ çemberi içinde, hem kelime hem de kavram olarak kullanılan “hikaye” sözcüğü Arapçadaki “hakave” kökünden gelmektedir. İngiliz edebiyatında “ Story”, fransızcada “ histoire” , Almancada “Geshichte” olarak kullanılan hikaye, Yaşanmış ya da yaşanabilecek şekilde tasarlanmış olayları kişilere bağlı olarak belli bir yer ve zaman içinde anlatan türdür.   ÖZELLİKLERİ   1 – Olay kişi…

Read More >>

Bize Yasak

  “Dikkat edin! Bu günün dünyasında gerçek ile umutsuzluk arasında ince bir çizgi vardır!”   I Bize özgürlük yasak, bize gülmek, Bize güneşe sırtımızı vermek! Gezip görmek yasak bize! Yeryüzünde tel örgüler, Gökyüzünde barut kokusu! Haykırsam hapis sussam kölelik. Cayır cayır yanmakta kardeşlik! Karanlıkta kömürden de kara ateşin rengi. Bize düşünmek yasak bize düşlemek, bize düş içinde düş görmek. Yazıp çizmek yasak bize! Bir tarafta kahpe pusu bir tarafta cellâtlar….

Read More >>

Rızalık Şehri

  “Bir zamanlar bir sofu dünyayı gezmeye çıktı. Bir gün yolu bir şehre düştü. Bu şehir simdiye dek gördüğü şehirlere benzemiyordu. Sabah saatinde herkes işine gücüne gidiyor, sessizlik içinde yaşam sürüyordu. Şehrin alışılmamış bir düzeni vardı.   Sofu şehrin bu düzenini görünce şaşakaldı. Öyle ki birisine yaklaşıp bir şey sormaya cesaret edemedi. Karnı acıkmıştı. Şehri gezerken bir fırın gördü. Ekmek almak için içeri girdi. Fırıncıya para uzatarak ekmek istedi. Ama…

Read More >>