153 Defa Görüntülendi

Nasıl Buyurmuştu Zerdüşt?

 

   Öyleyse iyi geceler. Bütün kaygı ve pişmanlıkları uyuşturacak uykunun kollarına atın kendinizi. Vakti gelmeden zaten biteceği yok bu acıların. O gün geldiğinde yeni kaygılar yaratırsınız. Üstelik gitgide ustalaşıyorsunuz bu işte. Ben de zaten kelin ilacını sürdüm de geldim. Ağzım açıldı mı konuşmaya başlarım ki ne geleni görür gözlerim ne de gideni. Bizler topyekûn bir gönlü hoş etmekte pek de usta değilizdir. “Bak şu güzelin yanındaki çirkine!” deriz ya, ortada olan yalnız hazımsızlıktır. En ustamız bile geride avuç avuç gözyaşı bırakmıştır.

   Zenginlik ya da zanaat, gençliğin sıkı ihtirası veyahut koca koca kelamlar, bir insanın gönlünü bir ömür hoş tutmaya yetmez. Kimse kimseye yeterince yaklaşamaz çünkü. Herkes herkese şöyle bir görünür o kadar.

   “Bir güzel de bir kötüye yar olmuş!” dizelerinden başka ezgiler de bilirim. Çünkü en iyilerimizin bile yaşamları boyunca en az birkaç kez bir güzelin kötüsü olmuşluğu vardır. Hâl böyleyken hangi güzellik baştan çıkartabilir bizi? “Ölüm bizi ayırana kadar!” gibi anlık bir coşkuyla söylenen sözler bile en fazla ne kadar yaşayabilir?

   Nasıl buyurmuş Zerdüşt? Hakikate dolaşmış dili. Dağdan inmiş diyorlar yeni çağın peygamberi olaraktan. Lakin ardına baka baka gerisin geriye tekrardan girivermiş inine. Hiçbir çağda yeterince mutlu olamayacak gibi insanlık. Öyleyse yatın uyuyun. Bilincin terk etmediği her beden nihai ana kadar acı çekmeye mahkûm.

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir