Limandaki Tekne Limana Ait Midir?


   Açılsa iyi olurdu ama açılınca da uslu durmuyor ki: balık avına çıkıyor. Rakıya meze etmesi de ayrı bir rezillik! Gerçi şöyle bir olaydan bahsedilir. Balık, bilinmez bir mideye indiği zaman bir süre beklermiş. Eğer ardından rakı gelmezse: “Haa!” dermiş. “Anlaşılan beni ayı yedi!” Balık da az değil hani. Başına gelenleri hak edip etmediğine dair bilim camiasında çeşitli tartışmalar var.


   Kendisi limanda güvende olduğu halde, limanın hiç de güvende olmadığı durumlar da vardır. Bu türden gudubet tekneler için belki de en uygunu, limanı terk etmek olacaktır. Yani kısaca, kısa yoldan çapayı kesivermeli… Ama dervişane tutumlarımız başka türlü konuşur. Bizi yalnızlığa mahkûm ederek mazoşizmi salık verir.



   Eğer ortada şizofrenik bir vaka yoksa şu sözün Pablo Neruda’ya ait olduğunu hatırlıyorum: “Limanı yakın, gelen yok bari giden olmasın!” Yok canım! Sahip olduğunuz şeyi önemsemeniz iyidir fakat limanı gelen olmadığı için yakarsanız, orası, çaresiz olduğunuz için yakılmış demektir. Bu yüzden o “gelmeyen” günün birinde geldiği zaman, limanı çaresizlik içinde yakmış olan nasıl hareket edecek dersiniz?

   Daha limana dadanan haramilerden bahsetmedim bile. Onlar aslında bir süre konaklayıp ortadan tüyerler ama giderken kürekleri de .götürürler yanlarında. “Limana yanaşan teknenin o limana hangi amaçla geldiği iyi gözlemlenmeli!”

 



Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir