Kadın Cinayetleri Politiktir | Emine Bulut Cinayeti

Anne Lütfen Ölme!  

 

Emine Bulut
Emine Bulut

 

   Kadın cinayetlerine bir yenisi daha eklendi. Eski kocası tarafından öldürülen Emine Bulut… O videoyu izledim izleyeli kendime gelemiyorum. Anne lütfen ölme, Ölmek istemiyorum! Kolay mı ulan bunu sindirebilmek… Biz yirmi saniyelik videoyu izleyemezken adam şah damarına savurmuş bıçağı. Hani gözünü bile kırpmadan, derler ya, hiçbir duygu belirtisi göstermeden. Öldürmek kastıyla. Ne denir, nasıl anlatılır böylesi şeytani bir ruh bilmiyorum.


   Kurup kurguladığı belli. Adamın soğukkanlılığına bakar mısınız: “Çocuğumun velayeti konusunda konuşurken bana hakaret edince sinirlenip yanımda gezdirdiğim bıçakla vurdum.” diyor. Çocuğunu o kadar düşünüyorsun ki on yaşında ölü bir çocuk doğurdun! Hiçbir imtiyaz tanınmamalı. Kasten öldürdüğü anlaşılmasın diye de: “yanımda gezdirdiğim bıçakla” diyor.


   Ne olacak şimdi o çocuk? Öldü o, yaşamıyor ki. Bilinçaltına hastalıklı ve ölümcül bir atom bombası düştü. Ömrünün sonuna kadar ot bile bitmeyecek orada. Tedavisi de olmayacak bunun. Nefret edecek bütün erkeklerden haklı olarak. “Ben annemi kaybettim.” diyecek büyüdüğünde,” bundan büyük daha ne kaybedebilirim!” Delirmese bile asla normal bir kadın olamayacak. Çünkü o son karede takılı kalacak her şey. Öldürdün onu şerefsiz, öldürdün. On yaşındaki bir çocuğu hiç acımadan öldürdün.

 


Aile Bağlarınız Batsın

 


   Öldürülen kadınlardan sadece biri Emine Bulut. Bakın şu raporlara. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi, en son yayınladığı raporunda kadınlar için en tehlikeli yerin kendi evleri olduğunu açıkladı. Baba, erkek kardeş, koca vs. 2019 yılının ilk altı ayında 245 kadın öldürülmüş ve atmış üç tanesinin kim tarafından öldürdüğü ise bilinmiyor.


   Peki, ne için öldürülüyor kadınlarımız? Sırf kadın oldukları için değil herhalde. Erkeğin yarattığı keşmekeş bir ortam bu. Aile bağlarınızın ne denli güçlü olduğuyla övünüyorsunuz ya hani, aile bağlarınız batsın. Zaten birçok cinayetin çıkış noktası da tam olarak burası. Aptal bir adam hayal edin. Bilinç düzeyi düşük bir adam. Ahlak denilince aklına ilk gelen şey kadınsa, bu adamın aile bağlarından ne olur. Karısının ve de kızının üzerinde kuracağı otoriteyi bu kadın anlayışı belirleyecek. Kızının güçlü bir kişiliğe sahip olmasını isteyecek mi acaba? Ayaklarının üzerinde durmasını hazmedemeyecek kadar zayıf ruhlu bir adam. Büyük ihtimalle kendi gibi kirli bir ruhun ellerine teslim edecek. Onlar da çocuklarını öyle yetiştirecekler. Toplumda ne kadar fazla olurlarsa o denli hızlı olacak o toplumun kirlenmesi.


   Helalim, diyorsunuz ya bir de, helallik anlayışınız da batsın. Muhtemelen “Seni benden alamazlar ya benimsin ya toprağın.” diyerek büyümüşsünüzdür. Alın işte sonuçları ortada. Kadınlarımız öldürülüyor çünkü onlara şehveti doyuran basit bir et parçası olarak bakılıyor. Açın bakın atasözleri kitabına, kadınlar hakkında söylenmiş ne kadar aşağılık sözler var. “Karının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etme.” Böyle bir atanın torunundan ne olur?

 

 

Kadın cinayetleri politiktir



Politik Bir Zemin

 


   Kadın cinayetleri politiktir çünkü bu vahşetin önüne geçilememesinden en başta sistem sorumlu. Eğitim sisteminin temeli cinsiyetçi ayrımcılık üzerine kurulmuş durumda. Ailelerin ana yapısını oluşturan da bu. Sonra da sokağa taşıyor. Devlet: “Ben zaten kadın ile erkeğin eşit olduğuna inanmıyorum.” sözlerine riayet eden bir başkan ve ekibi tarafından yönetiliyor. Onlar da bunu kendilerinden önceki çekirdek oluşumlardan aldılar. Muhafazakar bir yapıya sahip olan bu toplumun kadından istediği tek şey koşulsuz itaat.


   Emine Bulut cinayeti, yaratılan bu kadın modelinin iğrenç bir sonucu. Zira aile bağlarımız, sevgimiz ve kıskançlığımız ortada. Ne de olsa sıcakkanlı bir milletiz!


   Allah belanızı versin demekle de olmuyor. Herkes kendi çapında suçlu. Çevrenizdeki insanların kadın anlayışına ne kadar muhalifsiniz? Namus kavramınız ne düzeyde? Kendi küçük çatınızın altında işler nasıl gidiyor…

 

 

 

Günay Aktürk

 

This article has 1 Comment

  1. Gaza gelmiş türk milleti aç gözünü şişirilmiş balon gibi erkek evlat yetiştirmeyip kendi fikirlerini açık yüreklilikle anlata bilen ve boskıcı kimlikden uzak toplum tuzağına düşmeyen din adına ahlak ahgamı kesmemiş ınsanlar yetiştirelim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir