İnsanlık Denilen…


   Yokmuş demek ki. Evden atmış ev sahibi olacak dürzü. Sokakta geçirmiş geceyi. Tinercilerin, serserilerin tecavüzüne uğramış. Yüzlerce kez bıçaklanmış karnından.


   Yine de suçlu bulmuş cübbesi ilikli, gün akşama varmadan hapsi boylamış. Mahkûmların saldırısına uğramış içeride. Onca yıl yatmış da bir Allah’ın kulu don fanila getirmemiş.


   Katilliktenyatan Osman, diyordu Nazım baba. Bir adı da Osman’mış. Yaa, Osman’lar da yer sopayı. Daha çok Ali’yi şamar oğlanına çeviriyorlar ama derin bir mevzu var burada. Derken tahliye edilmiş. Dışarısı hepten bok. Ne yapacaktı başka?


   Dur ulan demiş kendi kendine, bir de çatır çatır direneyim. Direnmiş de. De… Eylül ayının üçüncü haftasının manalı bir cuma sabahında suç üstü… Anayasayı tağyir, tebdil ve ilgaya teşebbüs ederken yakalanmış. Görenler de sanmış ki tecavüz ediyor. Yok benim babam, yok öyle bir şey. Bunların hepsi şerif olacak namussuzun uydurması.


   Şimdi diyorsun ki gidecek kimsesi yok mu insanlığın? Sen söyle bakalım efendi bilge! Var mı kimsesi senden başka?

 


Gunay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir