İhtiras Sızması

 

   Aşağı mahalleden yukarı mahalleye sinsi bir sızma var. Kalbin doğasında, baktığı şeyin içini görme arzusu olduğu için, amaç baştan yanlış anlaşılmış. Çekici bedenler ruhu gölgeleyen sahte cisimlerdir.


   Aslında bu iki mahalleye iki küçük köy de diyebiliriz. Amaçları ise malum. Birleşerek anlı şanlı bir belde olma niyetindeler. Devletin de isteği bu yönde. Birbirlerine ne kadar sokulurlarsa o kadar fazla sayıda (yasal) mahallecikler oluşacaktır. Daha fazla mahalle, daha fazla vergi kazancı demek.


   Konu çok tuhaf yerlere gelmiş olsa da manası oldukça açık. Aşk ta en başından beri coşkulu olmak zorundaydı. Çünkü doğanın tek derdi üremek. Seksin bu kadar revaçta olmasının nedeni de bu. Çocuk olduktan sonra aşkın yüzüne kim tükürür artık? Bir beden bir kez işgal edilip ilk vergiler alındıktan sonra, göz denilen o cehennem kuyuları işgal için yeni rotalar araştırmaya başlar kendine.


   Daha fazla bilgi için kitabımız “Sanrılar” ı okumanızı şiddetle tavsiye ederiz. Ana temamız, herkesin özünde çok eşli olduğudur. Orada şöyle bir aşk tanımımız var: “Aşk, çok eşli olduğu halde bundan vazgeçip, tek bir kişinin peşinden koşmaktır.” der ve şöyle bitirir kelamını: “Bence siz aşık olmak için fazla zekisiniz!”

 


Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir