Hakiki Aşk Dedikleri

 

 

   İnsan emek vereceği kişiyi iyi seçmeli. Yoksa bedeli fena oluyor. Çok mu güzel? Alımlı ve de baştan çıkartıcı mı? Meziyetler pek önemsenmez. Kimse birine sırf profesyonel bir ressam diye âşık olmaz. Ama tanınmış bir ressam ise kollarında poz vermek için canı çıkar. Aynı şey bir doktor ya da avukatlar için de geçerlidir. Cüzdanları kabarık olur onların. Ya da bazen devlet dairesinde memur olması da kâfidir. Duygu yoktur bunlarda ve evrimsel temellere dayanır.


   Bazıları dolgun kalçalı sever. Bazıları genç isterken bazıları da yatakta iyi olsun isterler. İçinde aşk yoktur bunların. Güçlü ihtiraslar aşkın birebir kopyasını yaratmıştır çünkü. Bu ahvalde “Doğru kişi” denilen insan, üreme ve hayatta kalma güdülerine hitap eden kişiler arasından bilinçsizce seçilir.


   Gerçek aşk ancak zamanla ve emek vererek oluşur. O, çayın dem tutmasına benzer, bir anda olmaz. Bir anda olan hayvansala aittir. Ama birisine “seni tanımak istiyorum” diyebilirsiniz. Lakin bir insanı tanımak ve yıllar sonra bile yanılmadığını anlamak oldukça güçtür.


   Gerçek aşk saplantıyla kolayca karıştırılabilir. Saplantı, kişiye olmayacak ve asla olmaması gereken işler yaptırabilir. Hastalıklı bir durumdur saplantı. Ama bu aşk eğer ki dem tutmuşsa, “o” artık gelmese de olur. Zira ateşe o derece yaklaşmıştır ki yeterince pişebilmiştir. En ateşli arzuları bile hâlâ iliklerinde hissetmesine rağmen, tamamlanması için onun varlığına ihtiyaç duymaz. Çünkü ilkele ait olanla moderne ait olan bir olmuş, eksikliği hissedilen şey ise yaşam enerjisine dönüşmüştür. Bu noktada sözler anlamını yitirmiş, üçüncü bir göz açılmıştır. İşte o göz onun bütün suskusunu görebilir!

 

 

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir