Güzel Gözleri Vardır Onun

 

 

   Güzel gözleri vardır onun. Ne zaman derinlere dalsa, önemli bir ayrıntıya baktığını düşünürüm. Gözünden hiçbir şey kaçmaz çünkü. Her şeyi görür ve hep bir karar vermek için süzer. Yargılayabilir lakin asla yargılanamaz. Onda alelade bir kusurun izine rastlamak, bir doğa yasasını çürütmek kadar zordur. Bazen bir başına ve yapayalnız kaldığı görünse de, karanlıkta bile göz önündedir gözleri. Daima apaçık ve uluorta dolanır da, kimse açıkça temas kurmaya cesaret edemez onun gözleriyle.


   Bir başınadır demiştim. Öyledir ama bizim gibi acı çekmez o. Dertleri hafiftir. Hiçbir dert kolayca tepeleyemez çünkü yüreğini. Kudretlidir zira. Öyle önüne gelene manalı manalı da bakmaz. Bakmışsa da bir bildiği vardır, dolu bir yan sezmiştir o bakışlarda. İnsan bu kadar güzel gözlere sahip olur da boş bakar mı hiç? O, seçimini yapmadığı sürece boş heveslere kapılmamalıdır hiçbir avanak. Hem, bu zamanda kim kime zaman ayırıp da eritir ki yüreğini?

 

   Ara sıra benimkilerle karşılaşır gözleri. Her bakışında mutlaka kur yapar. Bunu yıllarca böyle yorumlamışımdır. Eğer o bakışlarda zerre duygu yoksa işte o “gün” kara bir gündür benim için. “Hayal” çanağına döner gözlerim bütün bir gece. Olur da duygusuz bakarsa, suçlu yine de benim demektir. Çünkü dünyada bir tek onun bakışları kir tutmaz. Sanki eskiden daha mı dolu bakıyordu gözleri ne? Dolu yanım ne zaman boşaldı ki kıymetten düştü gözlerim? Yoksa bende mi kirlendim artık? Öyleyse silinip gitmeli gözlerinin önünden. Oyup çıkartmalı gözlerimdeki “kem” i öyleyse… .

 

   Oysa… Aşk gözlerimi bunca kör etmese kim bilir ilk günden ne kusurlar bulurdum onda. Bak bunu da utanmadan söylüyorum ha. Farkındayım yani. Ama ne sebeple ve hangi ara değişti fikirler? Onu bir başkasıyla kirli bir yatakta görünce mi? Kiri nereden geliyordu bu görüntünün? Arzularım daha mı temizdi o ihanetten? İnsanın insana “küfrederek” hakaret ettiğini sanması gibi basit bir gerçeklik yanılsaması değil bu. Farklı. Çocuklarımız atasız büyüyecekler artık. Küfre batmış bir yığın miras bıraktık onlara. Artık onlar da kirliler. Çünkü bundan böyle aşkın koruması altında değil. Güven kalkanına güçlü bir darbe indirmiş idamlık ki, asla affedilmeyecek! Galiba erişilmez bir yanı da kalmadı onun. Çünkü Tanrının elmalarını aşırdı. Ve kovuldu ebediyeten… Şimdi artık keyfince üresin onunla, edebi/yeten! Nasılsa çokça cennet bahçesi var bu gezegende…”

 

 

Günay Aktürk 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir