Günde On Sayfa Okumak Mı?

   Günde on sayfa biraz iyi niyetle söylenmiş bir söz. Okumayan bir kimseyi kitaba alıştırmak için. Gel yavrum gel ısırmaz seni. Bir şey biliyoruz da konuşuyoruz geniş geniş. Senin bilmediğin bir şey. Yabancısı olduğun… Gözelcene ciltlenmiş mis kokulu kitapları seninle tanıştırmayı istiyoruz. Flört etmenizi… Başbaşa çok kahve içersiniz artık. Seni domuzun dölü seni… Beraber ağlayıp beraber… Ulan iş sağda solda sürtmeye, sürtük it gibi gezmeye gelince ön saflarda gidiyorsun maşallah. Starbucklarda poz vermeyi biliyorsun. Efendime şey yapayım, boş boş gevezelik etmeyi, yeri geldiğinde de mürekkep yalamış görünmeyi…

 

   Yine gez toz ama gel otur da iki lokma bir şey girsin kafana. Sen bizden bağımsız mısın? Ülke ne hale geldi bak senin yüzünden. İki cüz Kur’an okuyanın düşüyorsun peşine. Yine düş. Ama aç kafayla yola düşme! Yollarda “başıboş” görünce avlayıveriyor namussuzlar. Hadi canım, hadi bebeğim. Cin Ali’nin at arabası var elimde. Falangiller yayınlarından çıkmış. Taze taze ve dahi çıtır çıtır. Geel gevrekçene bunlar. Ne! Nietzsche mi dedin? Haddini bil ulan. Bu kadar da ukalasın. Mürekkep yalamışsın ya hani. Biz de neler neler yaladık bir zamanlar. Eee biz de embesildik vaktiyle. Andavallının önde gideniydik. Ara sıra bizim de salaklığımız tutuyor ya hâlâ, yine de öğrendik öncü keşifliğini. Hadi gel. Hadi çocuğum. Soğutma cümlelerini…

 

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir