Gizli Krallığın Seytani Tanrısı

 

 

   Ben bu düşüncenin Tanrı için daha uygun olduğunu düşünüyorum. Çünkü onun temel özellikleri insana daha çok benziyor. İnsan gibi cezalandıran, ödüllendiren, anlaşma yapan, yemin eden, öfkelenen, kinlenen bir tanrı modeli. Daha çok da erkeksi bir yapısı var. Kadın düşmanı. Düşmanı da değil aslında. Her istediğinde altına yatmasını istiyor sadece. Bu olmadığında öfkeden kuduruyor. Demek ki eski çağın insanı istemeyi bilmiyordu 😂 Tek dertleri istemek olduğu için de vermekte basiretsiz kaldılar. Bugün olmuş hâlâ geçemediler bu sınavı.


   Buna rağmen şeytana dair ciddi endişelerim var. Çünkü dinlerin yasakladıkları ne varsa şeytan işi. Okumak bile. Bir kadının elini tutmak, düşünmek, sorgulamak… Yani çağdaşlık adına ne varsa şeytanla ilişkilendirilmiş durumda. Acaba diyorum asıl tanrı şeytandı da, tanrı bir gün kumanda merkezini ele geçirip yönetime el mi koydu? Darbe yaptı yani. Şeytanı da cehennemle cezalandırdı. Belki de her şeyi oraya gidince (artık neresiyse orası) öğreneceğiz.


   Bunları sorgulamak güzel bir zanaat. Ama işte bakın ne oldu. Güzelim aklım mitolojinin safsatalariyla dolup taştı. Bunun yerine bilimsel kısa bir makale yazabilirdim. Ama bu da gerekli. Her zehrin bir panzehiri vardır. Bu da sorgulamadır. Eğer bir gün tanrının ya da şeytanın izine rastlanırsa, bu büyük ihtimalle düşünen insanlar tarafından gerçekleşecektir. Yoksa “kıçınıza patates püresi sürerseniz bir haftalık sevap kazanırsınız” gibi saçmalardan seçmeler döktüren insanlar tarafından değil…

 

 

 

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir