187 Defa Görüntülendi

Dostluk Aşkı

 

Yüreğine çarpan feryat, sözlerine ekilir
Gözlerinden akan hüzün dertlerime dökülür
Ayrılığın geçit vermez puslu hasret sisleri
Hayalime çöreklenen özlemlere takılır

Ben dostuma serim verdim dostum benden ırakta
Kaç zamandır haber gelmez her bir hücrem merakta
Bir hayat ki düğüm düğüm boğazıma dolandı
Bir gözüme yaşam dolar diğer gözüm turab’da

Asi özlem fırtınası üşüştü her geceme
Kalkan ettim şu gözleri her gecede acıma
Damarımda dolaşan kan onunkine uymazmış
Bunca özlem yetmez midir öz bildiğim bacıma

Dostluk aşkı bin perdeli kör gözlerden sakınır
Bazı kral koltuğundan bazı çuldan bakınır
Cahil olan kor ateşin zerresiyle tanışsa
Ömür boyu feryat figan dertlerinden yakınır

Ben yanarken kor ateşte sızılıyor közlerim
Yokluğunun sancısını canözümde gizlerim
Camilerden ezan sesi yükselirken beş vakit
Secde eder kabe diye sana dolar gözlerim

Gözlerinin denizine ay düşürmüş yıldızlar,
Ah ettikce yanağına sandal çeker damlalar,
Gözlerinin sularında ben bir batık gemiyim,
Benim kadar derinlere inen mi var bulalar.

Sen bir kor ateş, beslenir alem aydınlığından,
Pervaneler sende yanar haz alır varlığından,
Böylesine karanlığa bürünmezdi kainat
Karanın da kör karası hep senin yokluğundan.

Gözlerinin namlusuna mesafeler sürülmüş
Menzil menzil bir maziden boş bakışlar örülmüş
Yola çıksa dertli mecnun bulacak değil seni
Sana doğru giden yollar Kaf dağında görülmüş.

Günay Aktürk

Okumak İyidir:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir