Sor Ve Cevapla Kendini

30 Kasım 2017

     Bir daha filizlenebilsin diye özenle kopartılan bir üzüm salkımıdır insan. Tertemiz çizmelerle, özene bezene bir güzel çiğnenir. Üstelik sevgiyle yapılır bu iş! Sevginin ve aşırılığın eşlik etmediği bir acı gerçekten var mıdır dünyada? İnsan sonunda nerede rast gelir kendine bilir misiniz? Kararmış kazanların içinde. Ateşle kaynatılan ve kaynadıkça tava gelen bir dönüşüm ayininde bulur kendini! İnsan ne de güzel kokar ateşte piştikçe! Tadının değerini de evvelce benzer ateşlerde…

Read More >>

Ressamın Tablosu

18 Kasım 2017

         Yetenekli bir ressamdı adam. Yüzlerce tablo, sayısız ödül sahibiydi. Birazcık abartılı da olsa her yerde övgüyle bahsediliyordu. Hatta o kadar övülüyordu ki onun, Davinci’nin ruhunu taşıdığına inananlar bile vardı!    Gelin görün ki gerçekte kimdi bu ressam, adı nedir, nerede yaşar, yüzü neye benzer bilen yoktu. Kimliğini saklamayı seçmişti kendince. Bu yüzden hayranları ona, hayalet anlamına gelen, “Körmüz” ismini taktı. Bu nedenledir ki onun kör olduğuna…

Read More >>

Kurt Hikayesi

29 Ekim 2017

  Çok çetin geçiyordu kış. Kar o sene o kadar çok yağmıştı ki, tüm kasaba bütün bir kış boyunca dışarı adımını atamamıştı. “Adeta bembeyaz bir kara kış” diye söylendi İsmail. Beyazın kara ile kurduğu ahenge şaşırmıştı. Kötülükler güzelliklere musallat mıydı her zaman? Bu düşüncesinden ötürü huzursuzluk hissine kapıldı. Kalkıp, bir alev topu gibi yanmakta olan sobaya doğru yürüdü. Mutfaktan aldığı ince belli bardağa çayını doldururken, dışarıdan gelen rüzgâra kulak kesti….

Read More >>

Ateş Ve Sanat

25 Ekim 2017

     Adı her neyse işte… Bilmem nerede doğup büyümüş. Güneyli ya da kuzeyli, dünyanın içinde kayıp bir beden… Ateşli sıvılara merak salmış! Yakmış. Yakacak. Ama yanmamış kıvılcımında onun, yananların onda biri kadar… Bir tek sudan nefret etmiş: suyun bilgeliğinden… Korkmuş boğulmaktan. Korkmuş kaybolmaktan. Ama korkmamış boğmaktan ve de yakmaktan.    Belli ki okumuş iki satırını üç beş kelamın! Ama okuduklarından pek bir şey anlamamış. Eline aldığı her kitabı (mutlak…

Read More >>

Büyük Adamlık

23 Ekim 2017

  BÜYÜK ADAMLIK!    Ben küçükken bayağı iddialı bir çocuktum. Hayallerimin ardı arkası kesilmezdi. Gün oldu âşık olduğum edebiyat öğretmenime şiirler yazıp çalışma odasına astırttım, gün oldu matematik öğretmenime yazdığım eleştiri şiirleriyle zıvanadan çıkarttım onu. Şiir benim için hem saldırı silahı hem de savunma kalkanıydı. Bunun dışında dünyaya bakışım da oldukça farklıydı hani. Çocukça bile olsa kendi çapında bir mantık taşıyorlardı.    Dün gibi hatırladıklarımdan bazıları şunlar:  “Ben onlar gibi…

Read More >>

Bir Angara Analizi

22 Ekim 2017

     Ağır ağabey gibidir Angara. Bir yanı eli bıçaklı serserilerle, bir yanı muhallebicilerle çevrilidir. Soğuktur, sevimsizdir. Kızılay’dan geçirilirse; Jandarma genel, Emniyet genel, Deniz, Hava, Kara ve bilumum kuvvetlerce donatıldığı görülür. Resmiyette başka il tanımaz üstüne. Memur kenti olduğu rivayeti yaygın inanışlar arasındadır. Ha bir de denizi yoktur. Ama binlerce küçük “Deniz” adayına ev sahipliği yapar. Eskiden olmayan ama şimdilerde kaçak ismiyle anılan bir de sarayı vardır. Bir ucunda Recep…

Read More >>

Anneannemin Anısına

29 Temmuz 2017

  8 Kasım 2016 / Ankara    “Bugün, bir kadının davul zurnayla çıktığı eve yas ve matem havasıyla girmesinin ne anlama geldiğini gördüm. Mezara indirilen bir ölünün, insanda yaratabileceği en derin duyguları gördüm. Akşam olup da taziyecilerin evlerine çekildiğinde gecenin sessizliğini ve o sessizlikte insanın neler düşünebileceğini gördüm. Toprağın altında uyuyan bir bedenin hiç de tek başına uyumadığını gördüm ilk defa. Kırkını aşmış kız çocukları gördüm; hala eksik, hala yetim…

Read More >>

Aslanlı Heykel

25 Temmuz 2017

   İnanç konusunda yüzlerce soru vardı kafasında Erdal’ın. Her gün bu parka gelir, saatlerce düşünürdü. İnsanların gözlerine bakınca, o küçücük ışıltıdaki inancı görüyordu. İnancın insana mutluluk veren bir yanı olduğu doğruydu ya,  ya kendisi neden onlar gibi mutlu değildi? Sanki ruhlarını çepeçevre saran her türlü boşluktan arınmış, sanki her şey yolunda ve her cevap anlaşılmıştı! Bu kadarla kalsa iyiydi hani. O ışıldayan inancın içinde bir de korkuyu görüyordu. Ama bu…

Read More >>

Zeynebin Güncesi

21 Temmuz 2017

Sana bir aşk hikâyesi anlatayım mı çocuğum? Ama şu bildiğin bir gecelik aşklardan değil. Hele ki güçlü arzuların beslediği aşklardan hiç değil. İnsanı delirten ama gerçekten delirten ve bir ömür bununla yaşamaya mahkûm kalan bir kadının aşkını dinlemek ister misin? Anlatacaklarımda en ufak bir yalan, kurgu yok. Hani hayal etsek, acaba, desek böylesi bir aşk yaratamayız çocuğum.    On dört yaşındaydı Zeynep. Henüz üç aylık bir bebekken annesi Dobey, evi…

Read More >>

Mektup

12 Temmuz 2017

     Köpecik uyuyor. O uyurken ne yapıp edip bir şeyler yazmalı bu gece. Belki bir mektup. Ona… Postalamasam da olur. Mühim olan yazılması. Ama yazı masasına oturmak gelmiyor içimden. Çünkü bunu yapınca ille de ille ciddi bir şeyler koyasım geliyor ortaya. Oysa belki de sırf karalayıp atmak yeterli olacaktır, ne belli? Bu yüzden bu satırları balkonun demirlerine oturmuş bir halde yazıyorum. Yani ciddiye almaz görünerek. İşin o yüzünde ciddiyetsizlik…

Read More >>