Kardeşlik Dürtüsü

24 Mart 2018

       İnsanlar doğar. İnsanlar büyüdükçe tekrar tekrar doğar ve yabancılaşırlar birbirlerine. Kardeşleriyle birlikte büyüyen çocuklar, saklambaç oyununun körebesine bürünürler büyüdüklerinde. Geçinememenin ve hayvanlaşmanın karanlığına bürünürler tam da. Giderek unutulur paylaşılan ve akılda kalan her şey… Son nefesime kadar asla unutmayacağım çocukluğumuzu.    Sırtını verip yaslandığın koca bir dağdır aslında kardeş. Şu vahşi doğada aynı kanı ve benzer bilgileri paylaştığın sana en yakın canlı odur. Yaklaşmakta olan bir çift…

Read More >>

Paylaşmak Ya Da Paylaşmamak Bütün Mesele Bu!

20 Mart 2018

       Yalnızlığın en yalın hali, mutluluğun doruklara çıkabildiği zamanlarda ne kadar da güzelleşiyor… Ama insan gerçekten yalnızlığa elverişli bir canlı mı? Göğüs göğüse sevişerek evrimleşmiş olan insan, artık bundan mahrum olduğu için mi zihin sevişmelerinin peşine düştü? Mesela mutluluk! Ya da acı… Güzel bir havadis… Bir dostun acı kaybı… Bütün bunlar birileriyle paylaşılmadıktan sonra yaşamın gerçek hazzına nasıl ulaşır insan? Terapi gören insanlara, gördükleri o şey neden iyi…

Read More >>

Sizin Ali Bizim Ali

17 Mart 2018

       Erenlerin bir sözü vardır: “Eğer bu yola gireceksen bu güne kadar bildiğin her şeyi unutacaksın.” der. Çünkü neden, gerçeğin üstü kapatılmıştır bir kez. Tarihte yalnız bir Ali yaşadı, o da Muhammed’in damadı ve İslam’ı ilk kabul edenlerden. Bugün yaşasaydı, o boyunlarımızda taşıdığımız Zülfikarıyla ilk boynunu vuracağı halk Aleviler olurdu. İslam’a aykırı yaşıyoruz diye. Birçok Alevi bundan habersiz. İlah gibi tapıyorlar Ali’ye. Aslında sizin Ali bizim Ali diye…

Read More >>

Sevgisizlik

9 Mart 2018

       İnsanları birbirlerinden uzaklaştıran şey nedir? Sevgisizlik mi? Dudaklara dökülen kelimelerde bu sözün izine pek çok kez rastlanır. Sevgisizlik, diyerek kestirip atmak olur mu hiç? İnsanın insana olan sevgisi neden biter? Ara sıra rast geldiğimiz tanıdıklarımızı gördüğümüzde bile yüzümüz gülerken, bir zamanlar bağlandığımız, mutlu edildiğimiz insanlara duyduğumuz insanları neden görmek bile istemeyiz?    Artık sevmiyorsun onu. Ama neden? Buna ne zaman karar verdin? Ne oldu da artık çekilmez…

Read More >>

Güzel Gözleri Vardır Onun

4 Mart 2018

       Güzel gözleri vardır onun. Ne zaman derinlere dalsa, önemli bir ayrıntıya baktığını düşünürüm. Gözünden hiçbir şey kaçmaz çünkü. Her şeyi görür ve hep bir karar vermek için süzer. Yargılayabilir lakin asla yargılanamaz. Onda alelade bir kusurun izine rastlamak, bir doğa yasasını çürütmek kadar zordur. Bazen bir başına ve yapayalnız kaldığı görünse de, karanlıkta bile göz önündedir gözleri. Daima apaçık ve uluorta dolanır da, kimse açıkça temas kurmaya…

Read More >>

Ölmüş: Geçtan Ağabey!

22 Şubat 2018

    Ölmüş. Engin Geçtan. Bir anda söyleyince çabucak geçiyor sanki düşündürdükleri. Psikoterapist, öğretim üyesi, yazar, radyo programcısı. “İnsan olmak” kitabı da başucumdaki kitaplardan. Başucu kitabı ama bitirdim bitireli daha açmadım kapağını! Hiç de sadık bir okuyucu değilim. Sanırım yalnızca bir kez geri dönmüştüm. İnsan olmanın ne demek olduğunu unutmuş olmalıydım. Hatırlamak için. Ama ölmüş. Artık insan olmanın onun nazarında hiçbir hükmü kalmadı. İnsan bütün bir erdemi ya da aptallığı,…

Read More >>

14 Şubat Falan Filanlar Günü

14 Şubat 2018

    Biliyorum, sevgi kurtaracak dünyayı. Nefret bizi soykırıma sürüklüyor. Ama bu günün özel bir anlamı var. Var mı? Önümüzdeki yirmi dört saat içinde tüm dünyada yaklaşık bir milyar insan sevgilisine hediye alacak. Otogarları severim. Tren garlarını. Hava limanlarını da severim ya, uzaktır, gidemem. Ama fırsatım oldukça bir gara gider ve birkaç saat boyunca gelenlere gidenlere bakarım. Oradaki mutluluk gerçektir. Gözyaşı, yalnız acının doruğa çıktığında sahicidir. Sevinç çığlıkları da vardır…

Read More >>

Bir Tutkudur Yalnızlık Rüzgar Fısıltısında

9 Şubat 2018

       Bir tutkudur yalnızlık rüzgar fısıltısında. Acı çekmeden dalıp gitmenin ender yollarından biridir. Ama için bir tuhaf olur bir yaprağın sallandığını görünce. Ah evet, kalp sadece kan kompalamaya yarar ama bazen etrafının karıncalandığı da olur.    Severim insanlardan arınmış yalnızlığı. Gün olur, bir çekirge sesini en güzel insan melodisine bile değişmem. Ama insansız da yapamam. Ama yaklaşamam da. Acıtacağını bilirim çünkü. Bilirim tutkuları olduğunu. Sürekli mızmızlanıp bir şeyler…

Read More >>

Dua ve Bedduanın Çizgisi

31 Ocak 2018

  Çok yakından tanıdığım, hatta sevdiğim insanlara bile birilerinin bir zamanlar beddua ettiklerine şahit oldum. Üstelik haklıydılar da. Eğer benden önce ölürlerse muhtemelen “yattığın yer seni incitmesin” bile diyeceğim. Beddua edenler ise “mezar mezar kaçarsın inşallah” diyecekler. Peki hangisi olacak? Ben evrimciyim ve bunlara inanmam ama ölen kişi hangi tür bir anmayı hak etmiş sayılacak?   Burada varmaya çalıştığım şey iyiliğin ve kötülüğün ne olduğu. Bence hiçbir şey yok. Sadece…

Read More >>

Onu İçimde Öldüreceğim

26 Ocak 2018

    Ahh satranç oynamayı hiç beceremiyoruz. Birini öldürmeye her zaman hazırlıklıyken, yeni doğum sancıları da kalp atışlarımızı hızlandırıyor. Peki ya yeni doğanı öldürmeyi ne zaman planlarız? Yeni düzen her zaman eski düzen içinde gelişir ve eskinin çürümesi yeniye bağlanan umutla başlar. Peki bir kalpte iki kişi yaşayabilir mi? Bizim gibi aile bağlarının güçlü olduğu ülkelerde bu imkansıza yakın. Bu yüzden töre cinayetleri oluyor. Kadın tecavüzleri. Gerçek İnsan doğasının hüküm…

Read More >>

Pasifçe Bir Direniş

21 Ocak 2018

       Demek ki “saçmaladığının farkında mısın” cümlesinde su yüzüne çıkmamış bir mesafe var. Hayatı ciddiye alacaksın, diyordu usta şairimiz. Bazen bu söze sadık kalmakta zorlanıyorum. Yıldızlara her baktığımda olanı ve olacak olanı görüp, ciddiyetsizliğin artık bir meslek olması gerektiğine kanaat getiriyorum. Son zamanlarda en büyük hobim, bütün televizyon ve gazeteleri zapturapt altına almış zamane yezidine karşı gerine gerine geğirmek! Günay tarzı pasif direniş demek daha doğru.    …

Read More >>