Kandilde Balkıyan Nurdan Gelirim

12 Şubat 2019

   Dudaklarınız! Onlar, milyarlarca yıl önce patlamış bir yıldızın içinde oluşan karbondan meydana geliyorlar. Hepimiz yıldız tozuyuz. “Kudret kandilinde bir ışık iken / Ta ol zaman âşık oldum nura ben.” diyor Sıdkı baba. “Kandilde balkıyan nurdan gelirim.” de Nesimi’ye ait. “Kandil” ışık saçan bir alev kütlesi demek. Yani yıldız. Al sana bin yıllık bilgi.    İçimi yakan başka bir ateş daha yok. Hal böyleyken varlığı neyine göre tanımlarız? Bizler oyun…

Read More >>

Gitmek…

4 Şubat 2019

   Olup bitenlerin farkındaydı. Acı çekiyor, gitmek istiyordu. İnsan, nereye gideceğini bilmeyen bir canlıydı. Kurtulmak istediği huzursuzluk yaşamın ağır baskısındandı fakat ona gideceği kentin melekler şehri olacağını düşündüren şey neydi?    Sorun, yaşamın acımasız olmasında mıydı yoksa ruhun aşırı derecede hasar görmesinde mi? Ayak parmakları kırıldığı halde acının sebebini çok fazla yürümüş olmasına bağlayan bir insanı ne koltuk değneği kurtarabilirdi ne de mola.    Biçimini kaybeden bir ruhu sevgiden başka…

Read More >>

Kadının Gidişi

21 Ocak 2019

     Bir kadını düşlerken onun gülen gözleri hâlâ yanaklarının yumuşaklığını hatırlatabiliyorsa, kusura bakma ama narkozluk hastasın sen. Çünkü bilirsin ki onun o gamzeli yanakları yabancı dudaklara emanettir artık, yabancı fısıltılara… Hadi acı çektir kendine, daha fazlasını hayalle ve bir de yabancı bir penis ekle buna. Ne olacaktı ki başka? Hangi hayatı yaşıyor zannediyorsun elini bırakıp da gidenlerin? Elini tutanları bırakıp gittiğin hayat, işte o hayat…    Geride bırakılan yüreğindeki…

Read More >>

Tutsak Bir Kişilik

20 Aralık 2018

     Bu gezegende artık kimseler yaşamıyor mu? Sokaklar ıssız, telefon kesik… Tanıdık bir simayı geçtim, en son ne zaman bir yabancıya rast geldiğimi hatırlamıyorum. Sanki bütün şehir göç etmiş de beni burada unutmuş gibiler. Günlerdir yağmur yağıyor üstelik. Yoksa gökyüzünü gücendirecek şekvacı bir söz mü çıktı ağzımızdan? Üstüne ıslak bir örtü çekmişçesine hiç bu kadar ağlak görmemiştim bu şehri… Çatlamış toprağın coşkulu istifine hayran kaldı, diyor içimden bir ses. İyiye…

Read More >>

“Sanrılar”Kısa Romanımız Çıktı

19 Aralık 2018

   Adının anlamını bilmediği halde çağırıldığında dönüp bakan bir delidir aşk! Var olup olmadığını kestirmek zordur fakat şiddetli acılarını koyacak bir kalıp bulmak kolay mıdır? Kızgın alevlere sarılır da öyle gelir çünkü. Kadın cinayetlerinin: “Çok seviyordum hâkim bey!” savunmasını düşünürsek, belli ki yeterince anlaşılmamış. Freud’un: “Aşk yoktur, libido vardır.” sözünü de unutmamalı. İşte bütün bunlara “Sanrılar” ın diyecek bir sözü var.      Velhasıl üç yıllık bir fikir kasırgasının ürünü…

Read More >>

Çıplak Çocuk

28 Kasım 2018

     Ben de bir suç ortağı olarak yardım ettim ona, ben de şahidim. Gerçi hiç çocuğum olmadı fakat bu işlerin böyle olduğundan eminim. Siz hiç Yahudi çocuk gördünüz mü? Ya da dindar bir çocuk? Olsa olsa Yahudi ve dindar bir anne babanın çocuğudur o. Büyüdükçe kirletiyorlar sabiyi.    Artık aslımıza dönme zamanı. Dünyalı bile demeyelim kendimize. Kozmozlu diyelim. Kozmopolit. Politik değil, siyasi de değil. Zannedildiği gibi hiçlikten de gelmedik….

Read More >>

“Sanrılar” Kitabımız Çıktı!

27 Ekim 2018

   Sanrılar, bundan tam on sene kadar önce öykü formatında çıkmıştı gün yüzüne. Muhatabına okuduğum zaman kalbi duracak gibi olmuş, yazdığım bütün yazıları geçtiğini söylemişti. Belki de bu yüzden öykü olarak kalamazdı. Sınırları genişti zira.    Bir gün bir tanım yapıp dedim ki: “Adının anlamını bilmediği halde çağırıldığında dönüp bakan bir delidir aşk!” Var olup olmadığını kestirmek zordur fakat şiddetli acılarını koyacak bir kalıp bulmak kolay mıdır? Kızgın alevlere sarılır…

Read More >>

Ne Olur Düşmanım Ol!

13 Ekim 2018

       Hadi sizler de bugün birilerine aynı dozda rica edin bunu. illa ki hayatınızı kalbura çeviren biri vardır yamacınızda. Hani o her zaman yollarını güllerle donattığınız, taviz üstüne tavizler verdiğiniz bir fırsatçı!    Bugün öldürün onu, basın üzerine, çıkartın cılkını! Kolay kolay ölmez de namussuz. İyice emin olmak lazım. Fakat bir yolu daha var onu yok etmenin.    Önce geri alın tavizlerinizi. Sesiniz soğusun artık. Önce kendinizi yenin….

Read More >>

Bataklığıma Gel!

13 Ekim 2018

     Beklenilen kişi gelmesin. Onun kendi bataklığında mutlu olduğu yadsınamaz. Bir yabancı gelsin bunun yerine. Gelsin ve yarının bekleneni olsun. Herkes herkese aşık olamaz. Elektirik meselesi var. Şu sıralar bayağı zamlı. İçini titretmiyorsa aradığın o değildir. Bunu aklına çivile.    Sen körsün. İlk önce bedenine baktığın için körsün. Şehveti gören “göz” değildir. Şehveti cinsel arzular görür. Ve de o en puslu silüetleri bile akıl almaz şekillere sokabilecek bir yeteneğe…

Read More >>

Akraba Mı Akbaba Mı?

9 Ekim 2018

   Çok çetrefilli bir meseleyi hümâyun. Ben de dikkat ediyorum. Bu samimiyet tahrip gücü yüksek saatli bir bomba gibi. Her an her şey olabilir.    Aslında başarılı kötülük eylemlerinin sırrı çok açık. Bir yabancıdan çok daha kolay sızabiliyorlar içimize. Zaten içimizdeler. Acaba bu yüzden mi “kötülük içinizde!” diyorlar? Değilse bile umursamakta fayda var.    “Akrabayı akrep soksun!” demiş atalar. Soksun tabii. Yengeçler de yardıma gelsin. Normalde birine güvenmek için belli sınavlardan…

Read More >>

Toparlan Generalim

9 Ekim 2018

   Yaşama karşı yeni bir savaş düzeni almak gerekir bazen. Yenilgi her zaman olur. Ocak söner, akbabalar dolanır gökyüzünde. Bir gün başını kaldırıp yavaşça doğrulursun ve dersin ki: “iki kez çürüyecek değiliz ya toprakta!” O ateş ki eninde sonunda tekrar yakılır!    Bu oda benim yeni savaş düzenim. Ben, uzak diyarlarda yaşayan bir vahşinin en ilkel barbarıydım! Bozguna uğradım! Çağlar öncesinden kalma şu boktan mızrağım, çelik mayalı güçlü zırhları delemedi!…

Read More >>