Tuğçe’den Sonra

2 Aralık 2017

     Tuğçe Albayrak. Onu hepiniz tanırsınız. Kasabamın güzel yürekli devrimci kadını. Onu hiç görmedim. Hiç konuşmadım da. Türkiye’ye fazla gelmediği için muhtemelen o da beni tanımazdı. Ama bazen insan insanı öyle zamanlarda tanır ki bir daha asla unutamaz onu. Şimdi bütün dünya tanıyor. Hakkında çok şey yazılıp çizildi. Saygıyla, ayakta alkışlandı. Peki ya sonra? Adaletin ayağını sürüye sürüye bir yerlere yetişmeye çalıştığı bir dünyada, katiline “çocuk” diye hitap etti…

Read More >>

Vahdet-i Vücut’a Dair Bir Deneme

4 Kasım 2017

    İşte gerçek bir bilge. Ne demek istiyor bu dizelerde? Ne dediğini anlayabilmek için hangi yola başvurmalı? Herkes kendi bilgi birikimi, inandığı, reddettiği evrensel görüşlerine göre yorumlayacaktır bunu. Mesela, “her varlık sonunda aslına döner” ne demektir? Varoluşu Allah’la bağdaştıran bir zihin, ruhun bir gün Allah’a döneceğini çıkartır bundan. Lakin benim görüşüm bu yönde değil. Ben bir panteistim ve ona göre yorumlayacağım bunu. Panteist görüş, tanrının evrenden başka bir şey…

Read More >>

Dedeme

18 Temmuz 2017

  Şeyla gözlerinden süzülen mana Harap etti beni yıktı el-aman Kaybolan pırıltı çözülen sima Beni ateşlerde yaktı el-aman   Bakışları gizli yalvarış gibi Sanki bu âlemden yol veriş gibi Ayrılan dostuna gül veriş gibi Manalı manalı baktı el-aman   Üstü başı kirin pisin içinde Unutulmuş toprak tozun içinde Yüreği kederli hüzün içinde Gözlerinden yaşı aktı el-aman   Kalkamaz ayağa tutmaz dizleri Kaybetmiş ferini görmez gözleri İnan yıkar bir gün ahı…

Read More >>