591 Defa Görüntülendi

Bin Bir Boyutlu Zulüm

 

 

 

I

Üzülme be kadınım
Bakarsın terk ederiz bu yer küreyi,
başka bir gezegene kaçarız bir gün!
Belki de canlılar,
topraktan daha kıymetlidir oralarda.
ve toprak herkesin ortak mülküdür.

 

II

İşitebiliyor musun kahkahaları?
Akşamın bu huzurlu saatlerinde
tarlalarından dönmekte köylüler.
Anla işte canım, oralarda yani…
İyi bak,
koca bir ateş yakmışlar meydanlık alana.
Ateşin başında iki sevgili
dans ediyorlar özgürce.
Biz kadar sevdalı
ve umutlu görünüyorlar biz kadar…

 

III

Kaçabiliriz bir gün bir başka gezegene.
Parasızlığın ve arkasızlığın olmadığı
ve mülkiyetsizliğin yarınlarımızı
karartmadığı bir gezegene.
Kara borsaya düşmemiştir oralarda ekmek.
Hayır sevgili hayır!
oralarda ırklar da yaşamıyor
ve asla ırklaşmıyordur yaşayanlar.

 

IV

Sonra bir gün
Bu dünya batmamışsa şayet,
çıkar geliriz bir gün kim bilir?
Görürüz ki savaş ve nefret
öfke ve kin hakim olmuş dünyaya.
Hala her şey aynı ve yerli yerinde!
Ezen ve ezilen!
Efendi ve köle.
Hala!

 

V

Sen ve ben kadınım!
Sen ben ve bir de halkımız!
Nasıl yaşarız böyle bir düzen içinde?
Her şey tutsak ve yasak!
Her şey günah ve tehlikeli!
Bak şu ırkımıza!
Bak, çevirme yüzünü!
Beyinlerinden zincirlenmişler.
Ve inandırılmışlar köleliğin
asaletli bir iş olduğuna.

 

VI

Akılda filizlenen fikir
toprağa düşmeyecek asla!
Ve toprağında tohum filizlenen
başka bir gezegen yok.
Bu günden tezi yok düş peşime!
Gün savaşma günüdür gayri.
Soracağız hesabını namussuzdan emeğin!
Bak gör,
Kaçtıkça kovalayan bu kara zulüm,
Nasıl da sarsılıyor karşı durdukça.

 

 

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir