Bangladeşli İdris

 

   “Kızlarımı okula göndermek, onları eğitmek istedim. İnsanların önünde onurlu durmalarını istedim. Herkesin bana baktığı gibi, kimsenin onlara bakmasını asla istememiştim. İnsanlar hep beni küçük düşürdü. Kazancımın her kuruşunu kızlarımın eğitimi için yatırdım. Asla yeni bir gömlek satın almadım. O parayı onlara kitap almak için kullandım. O saygıyı, hep benim için kazanmalarını istedim. Ben temizlikçiyim.


   Kızımın üniversiteye kabulünün son tarihinden önceki gün kabul ücretlerini alamadım. O gün çalışamadım. Çöpün yanında oturuyordum, gözyaşlarımı saklamaya çalışıyordum. O gün çalışamadım. Bütün iş arkadaşlarım bana bakıyordu ama kimse konuşmaya başlamadı. Başarısız olmuştum, kırılmıştım ve eve döndüğümde bana giriş ücreti soracak kızıma ne söyleyeceğimi bilmiyordum.


   Ben fakirim. Fakir biriyle iyi bir şey olamazdı, buna inanıyordum. İş bittikten sonra bütün iş arkadaşlarım bana yanaştılar, yanıma oturup onları kardeş olarak görüp görmediğimi sordular. Cevap vermeden önce, bir günlük gelirlerini elime teslim ettiler. Herkesi reddettiğimde, “Gerekirse açlıktan ölürüz, kızımız koleje gitmek zorunda” diyerek karşı çıktılar. Onlara cevap veremedim.


   O gün duş almadım ama eve daha temiz bir şekilde gittim. Kızım çok yakında üniversitesini bitirecek. Üçü artık çalışmama izin vermiyor. Yarı-zamanlı bir işi var ve üçü de eğitim görüyor. Çoğu zaman beni eski çalışma yerime götürüp arkadaşlarıma ve bana yemek yedirir. Arkadaşlarım gülüp neden sık sık bize yemek yedirdiğini sorduklarında kızım, “Hepiniz o gün benim için aç kaldınız. Bu şekilde bugünkü yerime gelebildim. Hepinizi, her gün besleyebilmek için Allah’a dua ettim.” dedi. Şimdi kendimi yoksul bir adam gibi hissetmiyorum. Böyle çocuğu olan kimse, nasıl fakir olabilir.”

 

 

Bangladeşli İdris

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir