Bağımlılık Üzerine Kısa Bir Deneme

 

   Hiyerarşiye alışmış insanın içinde hükmetme güdüsü var. Hele ki bu çağda. En çağdaşımız dahi bundan akıl yolu ile kurtulmaya çalışırken o bile ara sıra tekliyor.


   Bağlılık, aşırı sevgi, haz ilkesi vs vs Bakın ne hale geldik. Bir kere talep etmeye gör, alana kadar canını çıkartıyoruz onun. Ama araya ölüm yollu bir ayrılık girmeye görsün, ancak o zaman bağışlıyoruz onu. Çünkü o noktada talep falan kalmıyor ortada. Onda bile zaman zaman öfkeye kapılmıyor değiliz. Neden?


   Doyurulamamış bir haz var ortada. Unuttuğumuz en büyük beceriksizlik, o kişinin diğer bütün insan yığınlarından bağımsız bir özgürlük hakkına sahip olduğu gerçeği. En çok da bu yüzden ıssızlaşmalıyız.


   Bir kenara çekilip her şeyi yorumsuz ve doyumsuz bir seyirle… Salt göz aşinalığı olmalı. Görünen efendilerin köleleri olmak bile pek umurumuzda olmazken, kimyasal temelli duyguların esaretinden haberimiz bile yok.

 

 

Günay Aktürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir